Eczacının usulsüz reçete iddialarıyla uygulanan cezai şart ve reçete bedeli kesintilerinin iptali talebiyle açılan davada icra takibi tahsilatının araştırılması gerekliliğine dair Yargıtay kararı.
Özet: Eczane sahibi davacı, davalı kurumun reçetelerdeki usulsüzlük iddiaları nedeniyle uyguladığı 382.717,73 TL tutarındaki cezai şart ve reçete bedeli işleminin iptali ve tahsil edilen bedelin iadesi talebiyle dava açmış; ilk derece mahkemesinin kısmi kabul kararının, cezai işlemin fiilen tahsil edilip edilmediğinin araştırılmaması gerekçesiyle Yargıtay tarafından bozulması üzerine, bozmaya uyularak yapılan yargılamada bedelin tahsil edilmediği tespit edilerek, davalı kurumun söz konusu işleminin 272.786,21 TLlik kısmının iptaline hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; müvekkilinin eczane sahibi ve mesul müdürü olduğunu, davalı Kurum tarafından 29.03.2013 tarihli yazıyla müvekkili aleyhine fatura edilen reçetelerdeki imzaların dava dışı hasta veya yakınına ait olmadığı ve yönlendirme yapıldığı gerekçesi ile 2009 yılı Protokolünün (6.3.3.) maddesi gereğince uyarı, (6.3.24.) maddesi gereğince 1 yıl süre ile sözleşmenin feshi, (6.3.3.) maddesi gereğince 210.269,25 TL cezai şart bedeli, (4.3.6.) maddesi gereğince (6.3.3.), (6.3.24.) maddesi kapsamında değerlendirilen 172.448,48 TL reçete bedelinin tahsiline dair işlem uygulandığını, müvekkilinin taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine aykırı davranmadığını belirterek, davalı Kurum işleminin iptali ile cezai şart ve reçete bedeli adı altında haksız olarak kesilen toplam 382.717,73 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte iadesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili, davanın reddini istemiştir.III. MAHKEME KARARIMahkemenin 09.04.2015 tarihli kararıyla; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, tüm hastalara ait ilaçlarla ilgili değerlendirme raporun ekinde sunulan davacının ödemesi gereken cezai şart ve ilaç bedellerinin toplam 109.931,52 TL olduğu, davalı Kurumun sözleşmenin (6.3.24.) maddesi gereği sözleşmenin 1 yıl süreyle feshine ilişkin kararının sözleşmeye şartına uygun bulunduğu, davacıya sözleşmenin (6.3.3.) maddesi gereği uyarı cezası verilmemesi gerektiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile 272.786,21 TL'nin davalıdan dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ1. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesince verilen 01.11.2017 tarihli ilamla; kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve temyiz edenin sıfatına göre kararın onanmasına karar verilmiş; davalı vekilince karar düzeltme isteminde bulunulması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesince verilen 10.10.2019 tarihli ilamla; alınan 13.03.2015 tarihli bilirkişi raporunun hesaplama bölümünde davalı Kurumun mahsup ettiği bedelin (davalı Kurumun mahsup fişi dosya arasında olmadığından beyanlara göre yazılmıştır) 382.717,73 TL olarak ve davacıya iadesi gereken bedelin ise 272.786,21 TL olarak hesaplandığı, Mahkemece bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kısmen kabulü ile 272.786,21 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verildiği, dosya incelendiğinde; söz konusu cezai işlemin davalı Kurum tarafından İzmir 19. İcra Müdürlüğünün █████████ E. sayılı dosyası ile takibe konulduğu, ancak tahsil edildiğine ilişkin bir belgenin bulunmadığının anlaşıldığı, Mahkemece uygulanan 382.717,73 TL cezai işlemin davalı Kurum tarafından tahsil edilip edilmediği araştırılmadan eksik inceleme sonucunda 272.786,21 TL'nin iadesine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, kararın bu gerekçelerle bozulmasına karar verilmesi gerekirken zuhulen onandığının karar düzeltme incelemesinde anlaşıldığı, onama ilamının kaldırılarak hükmün yazılı gerekçelerle bozulmasına karar vermek gerektiği gerekçesiyle, 01.11.2017 tarihli onama ilamının kaldırılmasına ve hükmün yazılı gerekçeler ile davalı lehine bozulmasına karar verilmiştir.2. Bozmaya uyan Mahkemenin 09.02.2021 tarihli ilamıyla; 13.03.2015 tarihli bilirkişi raporunun hesaplama bölümünde davalı Kurumun mahsup ettiği bedelin 382.717,73 TL, davacıya iadesi gereken bedelin ise 272.786,21 TL olarak hesaplandığı, cezai işlemin davalı Kurum tarafından İzmir 19. İcra Müdürlüğünün █████████ E. sayılı dosyasında takibe konulduğu, icra müdürlüğünce yazılan müzekkere cevabı üzerine herhangi bir ödeme yapılmadığının bildirildiği, davalı Kuruma yazılan müzekkere üzerine söz konusu bedelin tahsil edilmediğinin bildirildiği, alınan bilirkişi raporuna göre davalı Kurum tarafından düzenlenen 172.448,48 TL reçete bedeli ve 210.269,25 TL cezai şart bedeli olmak üzere toplam 382.717,73 TL'lik işlemden dolayı bilirkişi raporu doğrultusunda uygulanan 272.786,21 TL'lik kısmının iptali gerektiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile davalı Kurum tarafından düzenlenen 172.448,48 TL reçete bedeli ve 210.269,25 TL cezai şart bedeli olmak üzere toplam 382.717,73 TL'lik işlemden dolayı uygulanan 272.786,21 TL'lik kısmının iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.3. Dairece verilen 09.11.2021 tarihli ilamla; davalı Kurum tarafından davacı aleyhine ... . İcra Dairesinin █████████ sayılı dosyasında 210.269,25 TL, 172.707,93 TL ve 69.308,50 TL faiz olmak üzere toplam 452.285,68 TL bakımından icra takibi yapıldığı, borçlunun itirazı üzerine İzmir 6. Asliye Hukuk Mahkemesinde ████████ E. sayılı davanın açıldığı ve bu davaya dayanak yapılan davalı Kurum işlemi ile eldeki davaya konu işlemin aynı olduğu, her iki davanın konusu ve tarafları bakımından aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunup bulunmadığının tespiti için (davalardan biri hakkında verilecek karar diğerini etkileyeceğinden ve çelişkili kararların çıkmasının önlenmesi bakımından) İzmir 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyası temin edildikten sonra, eldeki dava hakkında inceleme ve araştırma yapılarak, sonucu dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirdiği, bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmediği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.4. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının sahibi bulunduğu eczanesine haksız olarak uygulanan toplam 382.717,73 TL cezai şart ve reçete bedelinin dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte iadesine karar verilmesini talep ettiği İzmir 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████-████████ E. K. sayılı ilamı ile davacı ... tarafından davalı eczacı aleyhine İzmir 19. İcra Müdürlüğünün █████████ E. sayılı dosyası nedeniyle itirazın iptali davası açıldığı, itirazın iptaline karar verildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin █████████-████████ E.K sayılı ilamı ile hükmün kaldırılarak itirazın iptaline ve tazminata karar verildiği, kararın 01.07.2020 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş karar bulunduğundan davanın kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiği gerekçesiyle; İzmir 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████-████████ E-K sayılı kesinleşmiş ilamında dava konusu olayla ilgili kesinleşmiş karar bulunduğundan davanın kesin hüküm nedeni ile reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili; kesin hüküm şartlarının somut olayda oluşmadığını, İzmir 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyasındaki dava türünün itirazın iptali, talep sonucunun icra takibine yapılan itirazın iptali, takibin devamı, icra inkâr tazminatı olduğunu, eldeki davada ise dava türünün davalı Kurum işleminin iptali, talep sonucunun davalı Kurum tarafından tesis edilen Protokol yaptırımlarının hukuka aykırılığının tespiti ve iptali, haksız kesilen bedellerin iadesi olduğunu, her iki davanın aynı hukuki sonucu hedeflemediğini, dava sebeplerinin farklı olduğunu, Mahkemece verilen kararla bozma ilamına fiilen direnildiğini, dosyada hukuki güvenlik ve kazanılmış hak ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davalı Kurum tarafından reçetelerdeki imzaların dava dışı hasta veya yakınına ait olmadığı ve yönlendirme yapıldığı gerekçesiyle, davacı hakkında tesis edilen işlemin iptali ve kesilen bedelin iadesi talebine ilişkindir.1. Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle İzmir 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████-████████ E-K sayılı kesinleşmiş ilamında davaya konu davalı Kurum işleminin cezai şart ve reçete bedeli yönünden kesinleşmiş karar bulunduğunun anlaşılmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.2. Davalı Kurum davacıya gönderdiği 29.03.2013 tarihli yazıyla; davacının sahibi ve mesul müdürü olduğu eczane hakkında yapılan incelemede reçete muhteviyatı ilaçların dava dışı reçete sahibine ya da dava dışı yakınına teslim edildiğine ilişkin imzanın dava dışı reçete sahibine veya ilaçların teslim edildiği dava dışı yakınına ait olmadığının, hasta gönderilmesine yönelik dava dışı üçüncü şahıslarla iş birliği yapıldığının tespit edildiği gerekçesiyle, Sosyal Güvenlik Kurumu ile Türk Eczacıları Birliği arasında imzalanan 2012 yılı Protokolünün (6.10.) hükmüne istinaden yapılan değerlendirme sonucunda 2009 yılı Protokolünün (6.3.3.) hükmü gereği uyarı, (6.3.24.) hükmü gereği 1 yıl süre ile sözleşmenin feshi, (6.3.3.) hükmü gereği 210.269,25 TL cezai şart bedeli, (4.3.6.) hükmü gereği hükmü gereği 172.448,48 TL reçete bedelinin yasal faiziyle birlikte mahsup edileceğinin, alacağın yetmemesi halinde davacıdan tahsil edileceğinin bildirildiği anlaşılmıştır.Eldeki davada davacı tarafça; davalı Kurum işleminin iptali ile cezai şart ve reçete bedeli adı altında haksız olarak kesilen toplam 382.717,73 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte iadesi talep edilmiş; İzmir 6 Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ E., ████████ K. sayılı kesinleşmiş ilamında dava konusu olayla ilgili kesinleşmiş karar bulunduğundan davanın kesin hüküm nedeni ile reddine karar verilmiştir.İzmir 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ E., ████████ K. sayılı dosyası incelendiğinde; davacı Kurum tarafından 2009 yılı Protokolünün (6.3.3.) hükmü gereğince 210.269,25 TL cezai şart bedeli, (4.3.6.) hükmü gereği hükmü gereği 172.448,48 TL reçete bedeli olmak üzere toplam 382.977,18 TL alacağın tahsili için İzmir 19. İcra Müdürülüğünün █████████ sayılı takip dosyasına davalı eczacı tarafından itiraz edilmesi üzerine itirazın iptali, takibin devamı, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin talep edildiği, İlk Derece Mahkemesinin 04.10.2018 tarihli kararıyla; hemodiyaliz periton diyalizi reçetelerinin ... Odası onayı yaptırılmadan davalı eczacı tarafından karşılandığı, dava dışı reçete sahiplerinin ilaçların temini hususunda bilgilerinin olup olmadığı, reçete arkasındaki adres, telefon numarası gibi bilgilerin tespiti amacıyla dava dışı hastaların ifadelerinin alındığı, hastalardan ... .'nin bahsi geçen davalı eczaneye hiç gitmediğini ve ilaçların diyaliz merkezine nasıl geldiğini bilmediğini, reçete arkasında yazılı olan telefon numarasının kendisine ait olmadığını, dava dışı ... .'nın reçete arkasındaki imzanın kendisine ait olmadığını, dava dışı ... .'nın bahsi geçen eczaneyi tanımadığını, dava dışı ... .'nın eşi dava dışı ... . ilgili eczaneyi tanımadığını, dava dışı ... .'nin ilgili eczaneden ilaçların nasıl geldiğini bilmediğini, dava dışı ... .'nin ilgili eczaneye hiç gitmediğini ve diyaliz merkezine ilaçların nasıl geldiğini bilmediğini, dava dışı ... .'nın reçetedeki ilaçların ilgili eczaneden geldiği konusunda bir bilgisinin olmadığını, ilaçları evine ilaç firması çalışanlarının getirdiğini, dava dışı ... .'nin ilaçlarını almak için hiçbir zaman eczaneye gitmediğini beyan ettiği, bilirkişilerin farklı semtlerdeki diyaliz merkezlerinden hizmet alan dava dışı hastaların ilaç ihtiyaçlarını davalı tarafından işletilen eczane ve özellikle diyaliz alanında tek olarak çalışan dava dışı ecza deposu tarafından tedavilerin yapıldığı diyaliz merkezlerine bırakılarak ya da evlerinde teslim edilerek sağlandığı konusunda görüş bildirdikleri, ifadesi alınan ilgili dava dışı firma yöneticisinin de beyanlarına göre fatura üzerinde davalının eczanesinin isminin de yazılı olmasına rağmen dava dışı hastaların eczanenin bulunduğu yeri ve ismini bilmemeleri sebebiyle dava dışı hastaların bilgileri dışında ilaç temininin yapıldığı ve Protokolün (6.3.24.) maddesi gereği yapılan davalı Kurum değerlendirmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı borçlunun icra takibine itirazının iptaline, takibin devamına, uyuşmazlık yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş; karara karşı davacı vekili tarafından istinaf isteminde bulunulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin █████████ E., ████████ K. sayılı 01.06.2020 tarihli kararıyla; davacı Kurum tarafından uygulanan ceza-i şartın nasıl belirleneceğinin davacı ile ... Birliği arasında imzalanan Protokol ile kararlaştırıldığından ve reçete bedellerine ilişkin talep edilen alacak miktarları Protokol hükmü gereği reçete bedeli ile belirli olduğundan likit ve muayyen olan dava konusu alacağa ilişkin olarak davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmemesi doğru görülmediği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derce Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davalı borçlunun icra takibine itirazının iptaline, takibin devamına, hükmolunan 480.615,50 TL bedelin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve karar tarafların kararı temyiz etmemesi üzerine 01.07.2020 tarihinde kesinleşmiştir.Yapılan açıklamalar kapsamında; davacı vekili tarafından uyarı, fesih, cezai şart ve reçete bedelinin tahsili işlemine ilişkin davalı Kurum işleminin iptali ile cezai şart ve reçete bedeli adı altında haksız olarak kesilen toplam 382.717,73 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte iadesi talep edilmiş olmasına rağmen, Mahkemece; davalı Kurumun cezai şart ve reçete bedeline ilişkin olan İzmir 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ E., ████████ K. sayılı kesinleşmiş ilamında dava konusu olayla ilgili kesinleşmiş karar bulunduğundan davanın kesin hüküm nedeni ile reddine karar verildiği, fesih ve uyarı işlemi konusunda değerlendirme yapılmadığı anlaşılmakla, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,2. Temyiz olunan Mahkeme kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA,1086 sayılı Kanunun 440. maddesi gereğince karar tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.