SGK tarafından terör bağlantısı iddiasıyla eczane sözleşmesinin feshi ve yenileme talebinin reddinde, önceki yargı kararlarının "güçlü delil" niteliğinin hukuki değerlendirilmesi.
Özet: Davacı bir eczacının, davalı Sosyal Güvenlik Kurumunun haksız feshettiği tespit edilen önceki sözleşmesinin ardından yeniden sözleşme yapma başvurusunu reddetmesi üzerine açtığı davada; ilk derece ve istinaf mahkemeleri, davalı kurumun ret işlemini, her ne kadar talep sonuçları farklı olsa da uyuşmazlığın aynı olduğu ve kesinleşmiş mahkeme kararının güçlü delil teşkil ettiği gerekçesiyle hukuka uygun bularak davayı reddetmiş; davacı vekili ise temyiz başvurusunda, önceki davanın konu ve hukuki nitelik itibarıyla mevcut davadan tamamen farklı olduğunu ileri sürmüştür.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 32. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; müvekkilinin eczane sahibi ve mesul müdürü olduğunu, 2016 yılında sözleşmesini yenilemesine rağmen 17.11.2016 tarihinde davalı Kurum tarafından müvekkilinin MEDULA ekranının fiili olarak ve gerekçesiz bir şekilde kapatıldığını, davalı Kurumun 30.11.2016 tarihli yazı ile taraflar arasındaki sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini bildirdiğini, müvekkilinin davalı Kurumun bu işlemi nedeniyle ruhsatını iki yıl süre ile askıya almak zorunda kaldığını, müvekkilinin yargılandığı Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ E. ████████ K. sayılı dosyasında “Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması” kararı verildiğini, müvekkilinin Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin ... Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol kapsamında sözleşme yapmak üzere davalı Kuruma yaptığı başvurunun reddedildiğini belirterek, davalı Kurum tarafından müvekkilinin sözleşme yapılması talebinin reddinin hukuka aykırı olduğunun tespitini ve muarazanın giderilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili; dava konusu işlemlerin zamanaşımına uğradığını, müvekkili Kurum tarafından yapılan işlemin mevzuata uygun olduğunu, müvekkili Kurum Başkanlık Makamının 24.11.2016 tarihli yazısında belirtilen terör örgütleri ile bağlantılarından dolayı haklarında inceleme, soruşturma, tutuklama bulunan veya terör örgütleri ile bağlantılı oldukları belgelenen sağlık hizmeti sunucularının MEDULA erişiminin iptal edildiğini ve ödemelerin durdurulduğunu, müvekkili Kurum ile sözleşmeli eczanelerin SGK Kapsamındaki Kişilerin ... Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokolün (5.1.) "Taraflar bir ay önceden yazılı bildirimde bulunmak şartıyla sözleşmeyi her zaman feshedebilir." maddesi uyarınca 30.11.2016 tarihli yazı ile davacının müvekkili Kurum ile olan sözleşmesinin tek taraflı olarak feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı Kurumun 30.11.2016 tarihli yazı ile davacının sözleşmesinin tek taraflı olarak feshedildiği, davacının Elazığ 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ E., ████████ K. sayılı kararı ile ''... Eczanesine yönelik 30.11.2016 tarih ve 98206689-10-E.6470383 sayılı fesih bildirimin geçersiz olduğu ve sözleşmenin haksız feshedildiğinin tespitine'' ilişkin kararın istinaf edilmesi sonucunda Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 18.06.2021 tarihli ve █████████ E., ████████ K. sayılı kararı ile "davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile incelenen mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olmadığından kaldırılmasına" karar verildiği, 19.10.2021 tarihinde davacının MEDULA eczane ekranının tekrar kapatıldığı, kararın Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 12.04.2022 tarihli ve █████████ E., █████████ K. sayılı kararı ile onanmasına karar verildiği, davalı Kurumun Mahkeme kararını dayanak göstererek protokol yapılması talebinin reddine karar verdiği, eldeki davanın açıldığı, her ne kadar talep sonuçları farklı olduğundan Elazığ 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ Esas sayılı dosyası eldeki dosyası açısından kesin hüküm teşkil etmeyecek ise de uyuşmazlığın aynı olduğu, kesinleşen Mahkeme kararının eldeki dosya açısından güçlü delil olduğu, bu haliyle davalı Kurumun işleminin yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı Kurumun Mahkeme kararını dayanak göstererek sözleşme yapılması talebinin reddine karar verildiği, her ne kadar talep sonuçları farklı olduğundan Elazığ 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ E. sayılı dosyası kesin hüküm teşkil etmese de uyuşmazlığın aynı olduğu ve bahse konu dosyanın eldeki dosya açısından güçlü delil olacağı, davalı Kurumun işleminin yerinde olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili; Elazığ 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.06.2019 tarihli ve ███████ E., ████████ K. sayılı dosyasını eldeki uyuşmazlığa “güçlü delil” olarak kabul etmesinin hukuka aykırı olduğunu, zira söz konusu dava ile eldeki davanın konu, talep ve hukuki nitelik bakımından tamamen birbirinden farklı olduğunu, müvekkili hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının bir mahkumiyet hükmü olarak değerlendirilemeyeceğini, Mahkemece dosyanın bilirkişiye tevdiine dair taleplerine ilişkin bir değerlendirme yapılmadığını, davalı Kurumun gerekçesiz olarak sözleşme yapmaktan kaçınmasının kanun önünde eşitlik ilkesine (Anayasa m.10), ayrımcılık yasağına, çalışma özgürlüğünün kısıtlanması sonucuna (Anayasa m.48), özel hayata saygı hakkının ihlaline (Anayasa m.20) ve ahde vefa ilkesine aykırılık oluşturduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.B. Gerekçe ve DeğerlendirmeUyuşmazlık; Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin ... Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol (Protokol) hükümleri uyarınca davalı Kurumun davacı eczacı ile sözleşme yapmaması şeklinde yöneltildiği ileri sürülen muarazanın meni istemine ilişkindir.Taraflar arasında 01.01.2016 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere imzalanan Protokolün (7.1.) maddesi; “…Kurum, Protokol hükümlerini kabul eden ve başvuru formunu getiren her eczacı ile (feshi gerektirecek hususlar nedeniyle sözleşmeleri feshedilenlerin fesih süreleri boyunca ve muvazaalı olarak açıldığı kanıtlanan eczacılar hariç) sözleşme yapar…”; (6.3.) maddesi ise; "Bu Protokol hükümleri ile ilgili olarak hakkında suç duyurusunda bulunulan ve açılan kamu davası sonucunda ceza mahkemesi tarafından beraat kararı verilen eczacının beraat kararından sonra talebi halinde sözleşme yapılır.” şeklindedir.Öte yandan, 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun'un (6176 sayılı Kanun) 4. maddesinde; eczacılık yapmaya mani haller tahdidi olarak sayılmış, (A) bendinde ise Devletin güvenliğine karşı işlenen suçlar ile Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı işlenen suçlar eczacılık yapmaya mani haller arasında gösterilmiştir.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223. maddesinin ikinci fıkrasında beraat kararının;a) Yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması,b) Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması,c) Yüklenen suç açısından failin kast veya taksirinin bulunmaması,d) Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmesine rağmen, olayda bir hukuka uygunluk nedeninin bulunması,e) Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması hallerinde verileceği, hüküm altına alınmıştır.Aynı maddenin dördüncü fıkrasında ise, işlenen fiilin suç olma özelliğini devam ettirmesine rağmen;a) Etkin pişmanlık,b) Şahsî cezasızlık sebebinin varlığı,c) Karşılıklı hakaret,d) İşlenen fiilin haksızlık içeriğinin azlığı dolayısıyla, faile ceza verilmemesi hallerinde, ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceği düzenlenmiştir.Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacı eczacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan dolayı açılan ceza davası sonucunda, Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.02.2021 tarihli kararıyla; davacının sübuta eren Fetö/PDY Silahlı Terör örgütüne üye olma eylemine uyan 5239 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 314/2 maddesi uyarınca cezalandırılmasına, davacının yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermesi nedeniyle hakkında aynı Kanunun 221/4 maddesinin uygulanması suretiyle 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırıldığı, davacı hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, söz konusu kararın 06.03.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davalı Kurum, Protokolün yukarıda yer verilen maddeleri uyarınca, Protokol hükümleri ile ilgili olarak hakkında açılan kamu davası sonucunda ancak ceza mahkemesi tarafından hakkında beraat kararı verilen eczacının, işbu Protokol hükümlerini kabul etmesi ve başvuru formunu sunması halinde sözleşme yapmaktan kaçınamayacaktır.Ne var ki, davacı eczacı hakkında ceza mahkemesince beraat kararı verilmemiş, her ne kadar uzun süre silahlı terör örgütü içerisinde bulunduğu, örgüt yöneticileri tarafından verilen görevleri tartışmaksızın ve sorgulamaksızın yerine getirdiği, emir ve talimatlara uyduğu, bu yönüyle örgüt iradesini kendi iradesinin önüne ve üstüne koyduğu tespit edilmiş ise de, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmasına ilişkin yasal koşullar oluştuğundan, 52 37... sayılı Kanun hükümleri uyarınca hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Bu itibarla, davalı Kurumun davacı eczacı ile sözleşme yapmama şeklinde tezahür eden davranışının haklı nedene dayandığı anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir (Dairemizin 28.04.2025 tarihli ve █████████ E., █████████ K. sayılı ilamı da aynı yöndedir).VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.