Konya Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ticari araç satışında ilan edilenin aksine gizli ayıplı araç nedeniyle uğranan zararların tazmini davası.
Özet: Davacı, davalıdan internet ilanı ve şifahi beyanlarla hatasız, kazasız, boyasız ve motor aksamında sorunsuz olduğu belirtilen bir aracı satın almasının ardından, söz konusu araçta gizli ayıp niteliğinde ciddi motor sorunları bulunduğunu ve bu durumun ticari faaliyetlerini olumsuz etkilediğini iddia etmiştir; bu sebeple, aracın tamir masrafları, ticari kazanç kaybı ve piyasa değerindeki düşüşten kaynaklanan zararlarının, ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilmesi talebiyle tazminat davası açmıştır.

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLLERİ :
DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZMA TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'nın uzun süredir ticari faaliyetlerinde kullanmak üzere uygun ve sorunsuz bir araç arayışı içerisindeyken, dijital dünyanın sunduğu imkanlardan faydalanarak ... adresli internet platformunda davalıya ait ... (eski plaka ... ) plakalı, ... şase numaralı, 3ilan numaralı 3marka bir aracın ilanına rastladığını, bu ilanın müvekkil nezdinde büyük bir güven ve beklenti yarattığını, ilan metninin aracın durumu hakkında son derece cazip ve güven verici bilgiler içerdiğini, özellikle aracın herhangi bir kaza, darbe, değişen parça veya boya geçmişinin olmadığı, tamamen hatasız olduğu iddia edildiğini, bu iddiaları desteklemek amacıyla, davalı tarafından ilana eklenen bir ekspertiz raporu fotoğrafı dahi, müvekkilinin güvenini pekiştirdiğini, ilan açıklamasında ayrıca, aracın yağ yakma veya üfleme gibi motor kusurlarının bulunmadığı, tüm bakımlarının eksiksiz yapıldığı ve motor ile yürüyen aksamında hiçbir masrafın olmadığı, dolayısıyla aracın sorunsuz bir şekilde kullanıma hazır olduğu açıkça vurgulandığını, bu beyanların, basiretli bir tacir olan müvekkil nezdinde araca karşı büyük bir güven uyandırdığını ve ticari faaliyetlerinin aksamadan devamı adına bu aracı değerlendirme kararı almasını sağladığını, aracın kullanımına uygun ve sorunsuz olduğu yönündeki bu bilgiler ışığında müvekkilinin davalı taraf ile derhal iletişime geçtiğini ve 16.09.2025 tarihinde araç sahibi ile yüz yüze bir görüşme gerçekleştirdiğini, bu görüşmede, araç yerinde detaylı bir şekilde incelenirken, davalı tarafından aracın sadece muayenesinin eksik olduğu ve bu eksikliğin de satış öncesinde giderileceği, aracın kusursuz olduğu ve hiçbir sorununun bulunmadığı bir kez daha teyit edildiğini, müvekkilinin satıcının güvenilir olması ve ilan sitesine girdiğinde onlarca aracın satışta olduğunu görmesi gibi faktörlere dayanarak, davalı ile aracın satışı hususunda anlaşmaya vardığını, bu durumun müvekkilinin ticari kararlarını verirken gösterdiği özenin ve duyduğu güvenin bir göstergesi olduğunu, ticari hayatın yoğun akışında, müvekkilinin ticari faaliyetlerini aksatmayacak, güvenilir bir araca olan ihtiyacı göz önüne alındığında, 17.09.2025 tarihinde, yani ilk görüşmeden sadece bir gün sonra, araç 114.125 km’de iken noter huzurunda satış işlemi gerçekleştirildiğini, müvekkilinin yanında, satış ve ödeme süreçlerinde işletmesinin bir personelin de hazır bulunduğunu, satışın yapıldığı aynı gün, saat 20.49’da müvekkil araca mazot aldığını, ve 18.09.2025 tarihinde ise aracın yağ ve filtre bakımları eksiksiz bir şekilde yaptırıldığını, bu durumun müvekkilinin aracı ne denli titizlikle ve özenle kullanmaya başladığının açık bir kanıt olduğunu, müvekkilinin aracın tüm bakımlarının yapılmış olmasına rağmen, yeni sahibi olması ve satıştan sonra aracın kullanımının bizzat kendisi tarafından sağlanacağından dolayı, herhangi bir aksaklığa mahal vermemek adına bu bakımları dahi yenileme yoluna gittiğini, yaşanan bu vahim olaylar silsilesi üzerine, müvekkil tarafından davalıya 27.10.2025 tarihinde noter aracılığıyla bir ihtarname çekilerek durum bildirilmiş ve zararların giderilmesi talep edildiğini, Ancak ihtara rağmen davalı tarafından herhangi bir olumlu yanıt alınamadığını, tüm bu nedenlerle tespit edilecek diğer hususlar doğrultusunda fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin satın aldığı araçtaki giz li ayıplar nedeniyle uğradığı ve bilirkişi nedeniyle uğradığı ve bilirkişi incelemesi sonucunda belirlenecek olan, motor değişim bedeli için yapılan masrafın fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100,00 TL'nin (kısmi alacak davası), aracın tamirde kaldığı süre boyunca yaşanan ticari kazanç kaybının fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100,00 TL'nin (HMK md. 107 belirsiz alacak davası), aracın ikinci el piyasasındaki değer kaybının fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100,00 TL'nin (HMK md. 107 belirsiz alacak davası), mahrum kalınan ticari kazanç kaybının fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100,00 TL'nin (HMK md. 107 belirsiz alacak davası), olmak üzere toplam 400,00 TL'nin (bilirkişi raporu sonrasında artırılacaktır) temerrüt tarihi olan ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilerek müvekkilimize ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı ... Otom. Pet. Ürünler Pazarlama Tic. Ltd Şti vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; Davacı tarafından aracın noter satış sözleşmesi yapılmadan önce aracın eksper incelemesine götürüldüğünü, aracın eksper raporu alındığını, davacı kendi el yazısı ile aracı ekspertiz incelemesi yaptırarak müvekkili şirketten teslim aldığına dair araç teslim tesellüm belgesinin özel şartlar bölümüne özel şart eklediğini ve imzaladığını, bu yazılı beyana rağmen davacı tarafın aracın eksper incelemesinin kendileri tarafından yaptırılmadığı, eksi tarihli bir eksper raporunun müvekkili şirket tarafından düzenlenip kendilerine verildiği beyanının yanlış ve yanıltıcı olduğunu, davacı tarafın beyanına göre araçtaki mevcut arızanın araçtaki █████/2025 tarihindeki ortaya çıktığının belirtildiğini, aracın arızalandığının beyan edildiği tarihten sonra kanuni süresi içerisinde müvekkil şirkete gerekli ayıp ihbarında bulunulmadığını, bu durumun da davacı davacı tarafından kabul edilmediğini, davacı tarafından dava dilekçesinde talep edilen ve alım satıma konu araç için yapılan masraflara olarak beyan edilen miktarı kabul etmediklerini, ayrıca yine dava dilekçesinde talep edilen uğramış zarar mevcut olmayıp bu taleplerini kabul etmediklerini,
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR,DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Konya Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabında davacının sahibi olduğu bir ticari işletme kaydına ve şahsın limited şirketi ortaklığına rastlanılmadığı bildirilmiştir.
Konya Esnaf ve Sanatkarlar Odasına yazılan müzekkere cevabında davacı adına kayıtlı herhangi bir kaydının bulunmadığı bildirilmiştir.
Selçuklu Vergi Dairesine yazılan müzekkere cevabında davacının dairelerinde kayıtlı mükellef olduğu, işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu, gerçek usulde vergilendirildiği ve "Alüminyum Kapı, Pencere, bunların kasaları, kapı eşiği, panjur vb imalatı" alanında faaliyet gösterdiği anlaşıldığı bildirilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemeleri de 5235 sayılı Kanunun üçüncü fıkrasında düzenlenmiştir ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinin 1 numaralı bendi uyarınca bu mahkemeler, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.
Bir davanın ticari nitelikte olup olmadığı, bir diğer ifade ile asliye ticaret mahkemesinde görülüp görülmeyeceğinin belirlenmesi işi de Türk Ticaret Kanununun 4 üncü maddesinde gösterilen ilkelere göre yapılmalıdır. Öğretide de benimsenen görüşe göre ticari davalar mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrılmaktadır. TTK'nun 4/1 maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari dava niteliğindedir. Nispi ticari davalarda, uyuşmazlığın taraflarının tacir olması ve uyuşmazlık konusunun da tarafların ticari işletmesine ilişkin olması şarttır. Ancak, TTK'nın 4/1. fıkrası (a)-(f) bentlerinde sayılan mevzuat ile düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları herhangi bir şart aranmaksızın mutlak ticari dava olarak kabul edilmektedir.
6102 sayılı TTK'nın 12. maddesinde "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir" hükmünü içermektedir.
TTK'nun 19.maddesinde "Bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır. Ancak, gerçek kişi olan bir tacir, işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesiyle ilgili olmadığını diğer tarafa açıkça bildirdiği veya işin ticari sayılmasına durum elverişli olmadığı takdirde borç adi sayılır. Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır" hükmü bulunmaktadır.
Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olduğundan göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkeme duruşma yapmadan, yani taraflara tebligat yapıp onları dinlemeden dosya üzerinden de görevsizlik kararı verebilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip, karara bağlamalıdır.
Satım sözleşmesi TTK’nda düzenlenmediğinden, ancak taraflardan her ikisinin de tacir olması halinde asliye ticaret mahkemesi görevli olacaktır. Davacının ticaret sicilinde tacir kaydının olmaması tacir olmadığını, esnaf olduğunu göstermediği gibi işletme hesabına göre defter tutuyor olması da esnaf olduğunu göstermeyecektir.
TTK nın 11(1) maddesi kapsamında ticari işletme esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletme olarak tanımlanmıştır. Ticari işletmenin ticaret siciline kayıtlı olmaması, esnaf odasına kayıtlı olması, bu işletme sahibinin tacir sayılmamasını gerektirmez. Vergi mükellefi olup olmamak da tacir-esnaf ayrımında kesin bir ölçüt olarak değerlendirilmez.
Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise; dosya içerisinde bulunan belgelerin incelenmesinde davacının Ticaret Sicil Müdürlüğünde tacir kaydının bulunmadığı, vergi dairesinden gelen yazı cevabında işletme hesabına göre defter tuttuğu, davacının imalat faaliyeti yürüttüğü, faaliyetin sınırlı ölçekli olduğu, faaliyet hacminin VUK. 177. Maddesinde öngörülen objektif hadlerin tacir düzeyine ulaşmadığı (yıllık hasılatı: 2.897.808,95 TL, yıllık alış tutarı: 2.312.303,84 TL- 2026 Yılı VUK 177. Madde hadleri: Alış: 2.600.000,00 TL, Satış: 3.700.000,00 TL), iş hacmi sınırlı kalan ve VUK. 177. Hadlerini aşmayan faaliyetlerin ticari işletme olarak değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla Asliye Hukuk Mahkemesinin davaya bakmaya görevli olduğu anlaşılmıştır.
Görev hususu dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında re'sen nazara alınması gerektiğinden ve davaya bakmakla görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğundan, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığından reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın 6100 sayılı HMK m. 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevli olmadığı anlaşıldığından dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, davaya bakmakla görevli Mahkemenin T.C. KONYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE,
2-Görevsizlik Kararımız Kesinleştiğinde ve Mahkememizin görevsiz olduğu yönünde hüküm kurulması durumunda; 6100 Sayılı Kanunun 20/1. Maddesi gereğince iki haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talepte bulunulması halinde DOSYANIN GÖREVLİ T.C. KONYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, aksi takdirde dava açılmamış sayılacağının ve bu konuda resen karar verileceğinin İHTARINA,
3-6100 Sayılı Kanunun 331/2. Maddesi gereğince yargılama giderlerinin GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEMECE DEĞERLENDİRİLMESİNE,
4-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. █████/2026
Katip Hakim

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!