Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin ticari satıştan kaynaklanan alacak davasında, arabuluculuk dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddi gerekçeli kararı.
Özet: Davacı şirketin davalıdan spor malzemeleri satışından kaynaklanan 83.218,35 EUR tutarındaki bakiye alacağın tahsili talebiyle açtığı kısmi alacak davası, mahkemece usulden reddedilmiştir çünkü 7155 sayılı Kanun gereği ticari alacak davaları için zorunlu dava şartı olan arabuluculuk sürecine başvurulmadığı ve arabuluculuk son tutanağının dava dilekçesiyle birlikte veya mahkemece verilen ek sürede sunulmadığı tespit edilerek, davanın dava şartı yokluğu sebebiyle HMKnın ilgili maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.DİYARBAKIRASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı asil tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından davalıya yapılan spor malzemeleri satışı kapsamında .....tarihli ve .....numaralı faturanın düzenlendiğini, toplam bedelin 93.193,11 EUR olarak belirlendiğini, söz konusu malların davalı şirkete teslim edildiğini, davalının bu fatura kapsamında yalnızca .....tarihli banka dekontu ile 9.974,76 EUR ödeme yaptığını, kalan 83.218,35 EUR tutarındaki bakiye alacağın ödenmediğini, ödenen miktarın mahsup edilmesi sonucunda bakiye alacağın 83.218,35 EUR olarak kaldığını, bu tutarın Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın tahsil tarihindeki efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası'na çevrilerek tahsil edilmesi gerektiğini, davalının edimini süresinde yerine getirmeyerek temerrüde düştüğünü, bakiye alacağın tahsil tarihindeki Türk Lirası karşılığı ile birlikte ticari temerrüt faizi ile ödenmesi gerektiğini, borcun ifa yerinin alacaklının yerleşim yeri olan Diyarbakır olduğunu, tarafların tacir sıfatıyla yaptığı satış sözleşmesinden doğan uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde bulunduğunu, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik kısmi dava talepli 1.000 TL tutarının tahsil tarihinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden bakiye alacağa mahsuben ödenmesini, şimdilik 1.000 TL tutarının dava tarihi, bakiye tutarın ıslah tarihi itibarıyla işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davacıya ödenmesini ve yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Dava, Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasıdır.01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı yasanın 20. Maddesi ile değişik 6102 sayılı yasanın 5/a. maddesinde; "bu kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmü ile aynı kanunun 6325 sayılı kanunda değişiklik yapan 23. Maddesinde "(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın , dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmü yer almaktadır. Bu hükümlerden anlaşılacağı üzere, ticari davalarda arabuluculuk başvurusunun dava şartı olduğu ve başvuru sonucunda düzenlenen son tutanağın dava dilekçesine eklenmesinin zorunlu olduğu, son tutanak eklenmediği takdirde 1 haftalık kesin süre verilerek son tutanağın mahkemeye sunulmasının istenilebileceği, arabulucuya başvuru yapılmadan dava açıldığının anlaşılması halinde ise herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğundan usulden reddedileceği öngörülmüştür. Eldeki davada; davacı vekili tarafından dava açılırken arabuluculuk son tutanağı sunulmadığı gibi dava dilekçesinde arabuluculuğa başvurulduğuna dair bir ibareye yer verilmediği, mahkememizce tensip zaptı ile verilen 1 haftalık kesin süre içerisinde arabuluculuk son tutanağı sunulmadığı, arabulucuya başvuru yapılmadan davanın açıldığı anlaşılmakla 6325 sayılı Kanun'un 18/A-2 maddesi gereğince kesin süre verilmesine gerek görülmeyerek davanın HMK. 114 ve 115. Maddeleri gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın 6100 sayılı HMK'nın 114/2. ve 115/2. maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL maktu harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın düşümü ile eksik kalan 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,3-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-Davacı tarafça yargılama esnasında depo edilen gider avansından bakiye kalan tutarın kesinleştiğinde HMK m. 333 ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin m. 47(1) hükümleri uyarınca ilgisine İADESİNE,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde HMK'nın 345. maddesi uyarınca, mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF YOLU AÇIK olmak üzere karar verildi. Katip Hakim