Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütü üyeliği davasında Bylock delili, HTS kayıtları ve tanık beyanlarına ilişkin eksik araştırma nedeniyle hükmü bozdu.
Özet: Silahlı terör örgütü üyeliği suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin temyiz incelemesinde; Bylock kullanımına dair güncel tespit ve değerlendirme tutanağının dosyaya getirtilmemesi, sanığın GSM hattına ait HTS kayıtlarının ve Bylock irtibatlarındaki kişilerin GSM numaralarının uzman bilirkişi tarafından incelenerek sanıkla bağlantılarının belirlenmemesi, Bylock kontakları hakkında ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılmaması ve ifadelerinin alınmaması, temyiz aşamasında dosyaya giren veri analiz raporları (VAR, BAR) ile soruşturmaya yer olmadığına dair kararın sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulmaması, bu raporlardaki kişilerin ve beyanda bulunanların tanık olarak dinlenmemesi, ayrıca UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında güncel bir bilgi olup olmadığının araştırılmaması gibi eksik inceleme ve araştırmalar nedeniyle maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespit edilemediği, bu nedenle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Hatay 2. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : 2022/3 E., ███████ K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM : TCK’nın 314/2; 3713 sayılı Kanun’un 5/1; TCK’nın 62/1, 58/9, 53/1 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve ███████-956 esas, ████████ sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve ██████████ başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanmadığını bildiren sanığın, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından, ByLock ile ilgili içerik çözümleme çalışmalarının devam ettiği de göz önüne alınarak, öncelikle var ise Mahkemece sanığa ait olduğu kabul edilen ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının güncel halinin dosyaya getirtilmesi, sanığın kullandığı GSM hattına ait HTS kayıtlarının ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen, irtibatlı bulunduğu ve aynı grupta yer aldığı kişilerden açık kimlik bilgilerine ulaşılanların bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen, irtibatlı bulunduğu ve aynı grupta yer aldığı kişiler olarak gözüken tüm şahıslar hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. Temyiz aşamasında dosyaya UYAP sistemi üzerinden 16.07.2025 tarihinde gelen veri analiz raporunun (VAR) ve birliktelik analiz raporunun (BAR), 5271 sayılı CMK'nın 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması, anılan veri analiz raporunda (VAR) tespit edilen; farklı yıllara ve konulara ait listelerin tümünde "ASSTN", "GZC", "DÇ", "DR", "BK" vb. kısımlarında gösterilen tüm kişilerin, açık kimlik bilgilerinin tespiti ile haklarında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı soruşturma yürütülüp yürütülmediğinin araştırılarak, soruşturma yürütüldüğünün tespit edilmesi durumunda bir kısım evrakların celp edilmesi ile yetinilmeyerek söz konusu dosyaların getirtilip incelenmesi ve bu kişilerin mahkeme huzurunda usulüne uygun şekilde sanığa soru sorma hakkı da tanınmak suretiyle tanık olarak beyanları alındıktan sonra bir karar verilmesi lüzumu, 3. Maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tayin edilmesi bakımından, UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut bilgi olup olmadığının güncel olarak araştırılması, elde edilecek tüm delillerin, temyiz aşamasında dosyaya UYAP sistemi üzerinden 06.11.2024 tarihinde gelen soruşturmaya yer olmadığına dair kararın, söz konusu kararda sanık hakkındaki beyanlarına ve teşhislerine atıf yapılan Furkan K.'nin ifade ve teşhis tutanaklarının celp edilmesi neticesinde söz konusu beyan ve teşhislerin, 5271 sayılı CMK'nın 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması, Furkan K.'nin ve var ise beyanda bulunan şahısların tanık sıfatıyla usulüne uygun şekilde sanığa soru sorma hakkı da tanınarak ifadelerine başvurulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, belirtilen sebeplerden dolayı hükmün, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise bilgi için Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinee gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.