Reçete usulsüzlüğü iddiasıyla eczane sözleşmesinin feshi ve cezai şart uygulanmasına ilişkin uyuşmazlıkta, protokol hükümlerinin yorumu ve delil değerlendirmesi.
Özet: Bir eczacı, bir kamu kurumu tarafından müvekkili aleyhine uygulanan sözleşme feshi ve büyük miktarda cezai şartın iptali ile sözleşmenin devamı talebiyle dava açmış, ilk derece mahkemesi davayı kabul etmişken, bölge adliye mahkemesi tanık beyanlarındaki çelişkilerin giderilmemesi ve lehe protokol hükümlerinin değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek kararı bozmuş; tekrar yargılamada ilk derece mahkemesi, kasıtlı zarar veya sahtecilik kanıtı bulunmadığı, lehe protokollerin uygulanması gerektiği ve üçüncü kişi dahlinden eczacının sorumlu olmadığı gerekçeleriyle yine fesih ve cezai şart işlemlerini iptal etmiş, bu karar davalı tarafından tekrar istinaf edilmiştir.

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; davalı Kurumun 10.11.2010 tarihli yazısıyla müvekkili aleyhine 159.977,20 TL cezai şart ile 2 yıl süreyle sözleşmenin feshi işleminin uygulandığını belirterek, davalı Kurumun müvekkili aleyhine uyguladığı fesih ve cezai şart işlemin iptali ile sözleşmenin devamını talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili; müvekkili Kurum müfettişi tarafından yapılan denetim sonucunda düzenlenen 30.09.2009 tarihli denetim raporuna göre, davacının taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümlerine aykırı olarak tedaviye dayanmayan, dava dışı hasta bilgisi dışında düzenlenen ve müvekkili Kuruma fatura edilmiş 94 adet reçete bulunduğunu, 2009 yılı Eczane Protokolünün (6.3.19.), (6.13.) ve (6.3.10.) maddeleri uyarınca 94 adet reçete bedeli olan 15.997,72 TL’nin 10 katı olan 159.977,20 TL cezai şart uygulandığını, ayrıca dava dışı hasta ifadesine göre, hastalara teslim edilmediği belirlenen 4 adet reçete bedeli olan 184,36 TL’nin 5 katı 921,80 TL cezai şart uygulandığını, müvekkili Kurum zararı oluşturan reçete bedellerinin ödeme tarihlerinden işleyecek yasal faizleriyle birlikte davacıdan tahsil edilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI1. İlk Derece Mahkemesinin 09.06.2022 tarihli kararıyla; davacının reçete ile ilgili sorumluluğunun 2009 Yılı Protokolünün (3.2.2.), (3.2.3.), (3.2.4.) hükümleri kapsamında davalı Kurum işlemine dayanak reçetelerde reçeteyi düzenleyen hekimin ad, soyad, diploma numarası bilgileri, reçete düzenleme tarihi, protokol no, teşhis, sağlık kurumunun adı, tanı, ilaç isimleri ve dozları, reçete seri no bilgilerinin bulunduğu, ilaçları alan kişinin ad, soyad ve imza bilgilerinin alındığı, dolayısıyla davacının Protokol hükümlerine uygun hareket ettiği, davacının sorumluluğunun tamamlandığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile sözleşmenin 2 yıl süreyle feshedilmesi ve toplam 159.977,20 TL cezai şarta dair işleminin iptaline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf isteminde bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 13.04.2023 tarihli kararıyla; Mahkemece çelişkiler giderilmeden verilen hükmün doğru olmadığı, duruşmada dinlenen tanıkların davalı Kurumun dava konusu işleme dayanak olan denetimi sırasında davalı Kurum müfettişine verdikleri ifadelerinde; sağlık karnelerinin davacı eczacının dava dışı kalfası Köksal isimli kişi tarafından alındığını, reçetelerdeki bir çok ilacın kendileri tarafından kullanılmadığını, hatta reçetelerin düzenlendiği bazı sağlık kuruluşlarına hiç gitmediklerini beyan ettikleri, duruşmada aksi beyanda bulunmalarına rağmen Mahkemece tanık ... . dışındaki diğer tanıkların ifadelerindeki çelişkilerin giderilmeye çalışılmadığı, tanık ... .'nin ise davalı Kurum müfettişi huzurunda verdiği ifadeyi aynen tekrar ettiği, Mahkemece ceza dosyasının tamamının dosya arasına getirtilerek incelenmesi, tanık beyanlarındaki çelişkinin giderilmesi için yeniden dinlenilmesi, bilirkişiden sonradan kabul edilen Protokolün lehe hükümlerinin eldeki olayda uygulanıp uygulanmayacağı yönünden rapor alınması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.2. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı eczacı veya dava dışı çalışanının davalı Kurumu zarara uğratmak amacıyla kasıtlı olarak davalı Kuruma sahte ilaç fiyat kupürü/sahte karekod, sahte reçete veya sahte rapor fatura edildiğine dair dosya kapsamında delil olmadığı, ilaçların hastaların bilgisi dışında davacı eczane tarafından düzenlendiğine dair de delil bulunmadığı, 2009 ve aynı mahiyette olan 2012 yılı protokolünde yer alan (4.3.6.) maddesinin 2016 yılı protokolüyle tamamen kaldırıldığı, 2016 yılı protokolünün (6.12.) maddesi hükmü ve 2019/1 Ek Protokol, 2020 yılı protokolü md. (5.3.10) kapsamında lehe olan protokoller gereği sahte reçete işlemi yönünden davanın kabulünün gerektiği, üçüncü kişi dahlinden davacının sorumlu olmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile sözleşmenin 2 yıl süreyle feshedilmesi ve toplam 159.977,20 TL cezai şarta dair işleminin iptaline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının veya dava dışı çalışanının işleme konu reçetelerin düzenlenmesinde veya tahrif edilmesinde işbirliği veya kastı olduğuna dair bir delil olmadığı, 2012 yılı İlaç Temin Protokolünün (5.3.10.) maddesinde kasıt unsurunun arandığı, bu nedenle ceza işleminin sözleşmeye aykırı olduğu, Mahkemece nispi vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili; müvekkili Kurum işleminin mevzuata uygun olduğunu, müvekkili Kurum tarafından davacı eczacıya o tarihte yürürlükte olan protokol hükümlerinin uygulandığını, davacı eczacının müvekkili Kuruma müracaat ederek sonraki tarihli eczane Protokolünün uygulanması yönünde bir talepte bulunmadığını, dosya kapsamında toplanan deliller, dinlenen tanık beyanları ile dava dışı Köksal isimli davacı eczacı kalfası aracılığı ile dava dışı hastaların sağlık karnelerine ilaç yazdırıldığının anlaşıldığını, alınan bilirkişi raporlarına itirazlarının dikkate alınmadığını, kaldırma kararından sonra alınan bilirkişi ek raporunda bu tanık beyanlarına değinilmediğini, raporda taraflar arasındaki sözleşme hükümleri hatalı değerlendirildiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.B. Gerekçe ve DeğerlendirmeUyuşmazlık, taraflar arasındaki sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi uyarınca davalı Kurum tarafından davacı sağlık hizmeti sunucusu aleyhine uygulanan cezai şart ve fesih işleminin iptali istemine ilişkindir.1. Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere; davalı Kuruma fatura edilen 94 reçetenin davalı Kurumun dava dışı sigortalısının tedavisine dayanmadığı gerekçesiyle 2009 yılı Eczane Sözleşmesinin (6.3.19.) maddesi uyarınca 10 katı tutarındaki cezai şart bedelinin tahsili yönünden uygulanacağı bildirilen davalı Kurum cezai işlemine konu sahte reçetenin, davacı eczacı ya da dava dışı eczane çalışanlarının dahli ile fatura edildiğinin davalı Kurum tarafından ispatlanamadığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.2. Davalı Kurumun davacı eczacıya gönderdiği 10.11.2010 tarihli yazıyla; davacının sahibi ve mesul müdürü olduğu eczane aleyhine yürütülen soruşturma neticesinde düzenlenen 30.09.2009 tarihli soruşturma raporu neticesinde, yukarıda belirtilen 94 reçeteye ilişkin işlem dışında 4 adet reçetenin davalı Kurumun dava dışı sigortalısına teslim edilmeyen ilaç kupürlerini ihtiva ettiği, davalı Kurum zararına neden olan bu reçetelerin bedelinin 184,36 TL olduğu ve bu bedelin tahsil edileceği, 2009 yılı Eczane Sözleşmesinin (6.3.10.) maddesi uyarınca 5 katı tutarındaki cezai şart bedeli olan 921,80 TL bedelin tahsil edileceğinin bildirildiği anlaşılmıştır.Davaya konu cezai işlemin konusu dava dışı hastaların ilaçları almaması olmasına rağmen, Mahkemece dava dışı hastaların tamamı dinlenmeden, 17.10.2023 tarihli duruşmada beyanına başvurulan tanık ... .'nin ''...ilaç almaya gittiğimde dava dışı eczacı sağlık karneme bakarak abla bu ilaçları sen mi kullanıyorsun diye uyardığında gerçekten de sağlık karnesinde yazılan ilaçların bana ait olmadığını gördüm... Ben o zamanlar mide, tansiyon ve depresyon sebebi ile ilaçlar kullanıyordum. O zamanlar obezite hastalığım da vardı. Bunun dışında hastalığım yoktu. Sağlık karnesine göre ameliyat olmuşum hatta doğum yapmışım.'' şeklindeki beyanları dikkate alınmaksızın bu cezai işlem yönünden davacının davasının kabulüne karar verildiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 31. maddesi uyarınca hâkimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında olmak üzere 2009 Protokolünün (6.3.10.) maddesine dair davalı Kurum işleminin konusunu oluşturan reçetelerde adı geçen dava dışı hastaların tamamının Mahkemece tanık sıfatıyla beyanları alınarak cezai işleme konu reçetelerdeki ilaçları alıp almadıkları sorulduktan sonra, teftiş sırasında alınan beyanları ile çelişki oluşması halinde çelişkiler giderilerek tarafların tüm delilleri değerlendirilmek suretiyle, her hasta bazında cezai işlemin uygulanması gerekip gerekmediğinin tek tek belirlenmesi ve hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup hükmün bozulmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle,1. Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,3. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.