Danıştay Dördüncü Daire, bir yatçılık şirketinin rıhtımına yapılan ek iskelenin ÇED kapsamına girmediği yönündeki idare mahkemesi kararını temyiz başvurusunu reddederek onadı.
Özet: Davacı şirketin işlettiği rıhtım ve iskele faaliyetinde, onaylı projesine aykırı olarak ek iskele inşa edildiği ve kapasitenin artırıldığı iddiasıyla davalı idarenin çevresel etki değerlendirmesi süreci için başvuru yapmasını talep eden işlemine karşı açılan davada, ilk derece mahkemesi davacı şirketin ek iskele imalatı ve kullanımına dair somut tespit bulunmadığı gerekçesiyle işlemi iptal etmiş; bu karara karşı davalı idarenin yaptığı temyiz başvurusu reddedilerek idare mahkemesinin kararı onanmıştır.
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : █████████
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Yatçılık ve Çekek Hizmetleri Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Muğla İli, Fethiye İlçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, No:...adresinde işletilen ... unvanlı ''rıhtım ve iskele'' faaliyetinin, Çevresel Etki Değerlendirilmesi Yönetmeliği'nin (Ek-1) 10. maddesi (b) bendi'' kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle davacıdan ÇED sürecine ilişkin başvuru yapılmasının istenilmesine dair ... tarih ve ... sayılı Muğla Valiliği Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü işleminin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; davalı idare personellerince mezkur limanda yapılan denetimde dava konusu işlemin sebep unsurunu oluşturan ve alanın kuzeydoğusunda bulunan ahşap iskelenin davacı şirket tarafından imal edildiği yada fiilen kullanıldığı yönünde somut bir tespitin bulunmadığı, kaldı ki anılan iskelenin kaldırılmasına dair davacı şirket başvuruları ile tesis tarafından kullanılmadığı yönündeki Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı işlemleri bir arada değerlendirildiğinde, mezkur platformun davacı şirket tarafından onaylı işletme projesine aykırı olarak kullanıldığından söz etmeye olanak bulunmadığı, faaliyete geçtiği tarih itibari ile çevresel etki değerlendirmesi kapsamı dışında bulunan tesisin ahşap platform imalatı nedeniyle değerlendirmeye tabi kılınarak davacının başvuru yapmasının istenilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı şirketin özelleştirme kapsamında devraldığı, iskele ve rıhtıma, işletme onaylı projesine aykırı olarak ahşap iskele eklendiğinin Çevre Denetim personelince tespit edildiği, █████/2024 tarihli tespit tutanağında da belirtildiği üzere ... tarihli, ... sayılı Muğla Çevre Şehircilik İl Müdürlüğünün yazısı ile 6310 gros tonajın aşılmaması kaydıyla ÇED kapsam dışı görüşünün verildiği, ancak ek iskele ile bu tonajın aşılmasının muhtemel olduğu, 1993 yılından önce yapılan projelerin ÇED kapsamı dışında olduğunu düzenleyen ÇED Yönetmeliği Geçici 2.maddesinden davacı şirketin mevcut durumda yararlanamayacağı, çünkü uyuşmazlığa konu rıhtım/iskele için işletme projesine aykırı olarak ek iskele yapıldığının sabit olduğu ve mevcut kapasitenin arttırılmış olduğu belirtilerek davacının ÇED sürecine dair başvuru yapmasının istenildiği dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi ile dava konusu işlemin iptali yönündeki Mahkeme kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!