Danıştay, fuhuşla mücadele tüzüğü kapsamında bir masaj salonunun kapatılması işlemine yönelik mülkiyet hakkı ve hukuka uygunluk tartışmalarını içeren çok aşamalı yargı sürecini temyizen değerlendirmiştir.
Özet: Danıştay Dördüncü Daire, Adanada faaliyet gösteren bir sauna masaj salonunun fuhuş iddiaları üzerine 60 gün süreyle kapatılmasına ilişkin idari işlemin hukuka uygunluğunu, mülkiyet hakkı ve genel sağlık mevzuatı çerçevesinde değerlendirmektedir; bu süreçte Bölge İdare Mahkemesinin kapatma kararını onayan ısrar kararının temyizi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından esastan incelenmek üzere dosyanın gönderilmesiyle uyuşmazlık nihai aşamaya gelmiştir.
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : █████████
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kaymakamlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından işletilen Adana ili, Seyhan ilçesi, ... mahallesi, ... sokak, ... Apartmanı, No:... adresinde faaliyet gösteren ... Sauna Masaj Salonu isimli işyerinin Fuhuşla Mücadele Tüzüğünün 96-104. maddelerine göre 60 gün süreyle kapatılmasına dair Seyhan Kaymakamlığı Zührevi Hastalıklar ve Fuhuşla Mücadele Komisyon Başkanlığı'nın... gün ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu işlemin iptali yolunda verilen idare mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine dair ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesince verilen... tarih, E:... K:... sayılı kararının, Danıştay Dördüncü Dairesinin █████/2024 tarih, E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla, işlemde sebep unsuru yönünden hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle bozulması üzerine, bozmaya uyularak istinaf başvurusunun reddine dair ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesince verilen ... tarih, E:..., K:... sayılı kararının Danıştay Dördüncü Dairesinin █████/2024 tarih E:█████████, K:█████████ sayılı kararı ile, uyuşmazlığı sona erdirecek bir karar verilmesi gerekmekte olduğu gerekçesiyle yeniden bozulması üzerine, bozmaya uyulmayarak istinaf başvurusuna konu idare mahkemesi kararının hukuk ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesi istinaf başvurusunun reddine dair ilk kararında ısrar edilmesine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesince verilen... tarih, E:..., K:... sayılı kararının, davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2025 tarih, E:█████████, █████████ sayılı kararı ile, Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının ısrara ilişkin kısmının onanmasına, uyuşmazlığın esasına yönelik temyiz istemi hakkında karar verilmek üzere dosyanın Danıştay Dördüncü Dairesince gönderilmesine karar verilmiştir .
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davaya konu işyerinde fuhuş yapıldığının alınan ilk ifadeler ile ortaya konulduğu, ifadesine başvurulan kişilerin, her ne kadar ifadelerini baskı ve heyecan nedeniyle hatalı/yanlış verdiklerini beyan ederek sonradan değiştirmiş iseler de, bu durumu ortaya koyan somut bir delil sunulmadığı, işlemlerin mevzuata uygun şekilde tesis edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, ... Bölge İdare Mahkemesi.... İdare Dava Dairesinin ısrara dair ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan temyiz istemi sonucunda Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2025 tarih, E:█████████, K:█████████ sayılı kararı ile temyiz isteminin ısrar hükmü yönünden reddine, kararın ısrara ilişkin kısmının onanmasına karar verildiği görülmekle, esas hakkında karar verilmesi için Kurulca Dairemize gönderilen dosyada; Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Anayasa’nın "Mülkiyet hakkı" başlıklı 35. maddesinde, ''Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.” hükmü yer almaktadır.
Öte yandan, Anayasası'nın 90. maddesi uyarınca, usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmünde olup, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 1 No’lu Ek Protokolü'nün 1. maddesinde, her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahip olduğu, bir kimsenin, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabileceği belirtilmiştir.
1593 sayılı Umumi Hıfzısıhha Kanunu'nun 128. maddesinde, "Sıhhat ve İçtimai Muavenet ve Dahiliye Vekaletleri müştereken bir yönetmelik neşrederek umumi kadınlar ve evlerin tabi olacakları hükümler ve bu fuhuş yüzünden intişar eden hastalıkların ve bilhassa zührevi hastalıkların sirayetine mani olacak tedbirleri tesbit ve yine müştereken tatbik ederler.Umumi kadınlarla umumi evler ve bunlara benzer mahaller bu yönetmelikte tarif ve tahdit olunacaktır." düzenlemesine yer verilmiş, bu kanuna dayanılarak çıkarılan Genel Kadınlar ve Genelevlerin Tabi Olacakları Hükümler ve Fuhuş Yüzünden Bulaşan Zührevi Hastalıklarla Mücadele Tüzüğünün 95. maddesinde, ''İzin alınmadan içinde gizli fuhuş yapıldığı iddia veya ihbar edilen veyahut her ne şekilde olursa olsun muttali olunan evler hakkında ahlak zabıtası memurları tarafından önce gizli inceleme yapılır. Bu gibi evlerde gizli fuhuş yapıldığı delilleriyle tesbit edildiği takdirde, düzenlenecek tutanaklar gizli inceleme raporları ile birlikte en büyük polis amiri tarafından komisyona sunulur. Bu yerler hakkında komisyonca 104. maddeye göre işlem yapılır." hükmüne, 96. maddesinde, "Otel, motel, pansiyon, misafirhane, hamam, plaj, bar, pavyon, çalgılı kahve, diskotek, içkili gazino, gece klübü, taverna ve benzeri isimler altında işletme ruhsatı alınan yerlerde, gerçek amaç ve anlamda uzak olarak genel kadınlara sanat icra etmek olanağının verildiği veya bu gibi yerlerin bir genelev özellik ve mahiyetinde kullanıldığı, 95. maddeye göre tespit olunursa, bu tesisler ruhsatsız açılmış birleşme yerleri sayılarak sahipleri veya işletenler hakkında komisyonca 104. madde uyarınca işlem yapılır,'' hükmüne, 104. maddesinde, ''Usulü dairesinde izin alınmadan içinde gizli fuhuş yapıldığı delilleriyle tesbit edilen 95 ve 96. maddelerde yazılı mahaller komisyon kararıyle 3 ayı geçmemek üzere kapatılır.'' hükmüne yer verilmiştir.
Bakılan uyuşmazlık, davacı tarafından işletilen geneleve ait açma ve çalıştırma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatının Genel Kadınlar ve Genelevlerin Tabi Olacakları Hükümler ve Fuhuş Yüzünden Bulaşan Zührevi Hastalıklarla Mücadele Tüzüğü uyarınca iptal edilmesinden kaynaklanmaktadır.
İş yerinin Genel Kadınlar ve Genelevlerin Tabi Olacakları Hükümler ve Fuhuş Yüzünden Bulaşan Zührevi Hastalıklarla Mücadele Tüzük'ün 104. maddesi uyarınca, iş yerinin otuz gün süreyle faaliyetten men edilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasıyla yapılan █████/2019 tarih ve ██████████ numaralı bireysel başvuru üzerine, Anayasa Mahkemesinin █████/2025 tarih ve 32906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan █████/2024 tarihli kararında, Tüzük'ün dayanağını teşkil eden 1593 sayılı Kanun'un 128. maddesinde, çıkarılacak tüzükle umumi kadınlar ile evlerin tabi olacakları hükümler ve bu fuhuş yüzünden intişar eden hastalıkların, bilhassa da zührevi hastalıkların sirayetine mâni olacak tedbirlerin tespit ve yine müştereken tatbik edileceği, umumi kadınlarla umumi evlerin ve bunlara benzer mahallerin bu Tüzük'le tarif ve tahdit olunacağının ifade edildiği, ancak anılan Kanun'da umumi kadınlar ve evlerin hangi hükümlere tabi olacakları, fuhuş nedeniyle meydana gelen hastalıkların yayılmasına ilişkin tedbirlerin neler olduğu, umumi kadınlarla umumi evler ile bunlara benzer mahallerin kapsamı ve nasıl tahdit olunacağı belirsiz bırakıldığı, Anılan kanun hükmünde yer verilen ve ilgili tüm hususların düzenleneceği ifade edilen Tüzük'e ilişkin olarak herhangi çerçeve çizilmediği, ikincil düzenlemeler yoluyla kamu makamlarına sınırı belirli olmayan şekilde tanımlama, düzenleme yapma ve sınırlandırma yetkisi tanındığı, kamu makamları da kapsamı 1593 sayılı Kanun'da düzenlenmeyen ve Tüzük'te yer verilen hükümlere göre başvurucu Şirkete ait işyerini otuz gün süreyle faaliyetten men etttiği, Mülkiyet hakkının sınırlanmasına yol açan bu düzenlemeye ilişkin olarak 1593 sayılı Kanun'da genel bir çerçevenin çizilmemiş olması ve bu hususların Tüzük'e bırakılması yürütmeye sınırsız, belirsiz, geniş bir düzenleme yetkisinin tanınmasına neden olduğu, ayrıca bu durum yasama yetkisinin devredilemezliği ilkesiyle de bağdaşmadığı, dolayısıyla başvurucunun mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin dayanağını oluşturan 1593 sayılı Kanun'un 128. maddesinin kanunda bulunması gerekli belirlilik ve öngörülebilirlik ölçütlerini sağlamadığı, bu nedenle mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, Anayasa Mahkemesinin yukarıda metnine yer verilen kararı ile 1593 sayılı Kanun'un 128. maddesinin iptaline hükmedilmemiş olmakla birlikte, Anayasa ile hüküm altına alınan ve kanuni düzenlemelerde yer alması gereken belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerine aykırı olduğu açıkça ortaya konulmuş olduğundan, söz konusu Kanun maddesine dayalı olarak ihdas edilen Genel Kadınlar ve Genelevlerin Tabi Olacakları Hükümler ve Fuhuş Yüzünden Bulaşan Zührevi Hastalıklarla Mücadele Tüzüğüne istinaden tesis edilen dava konusu işlemde bu nedenle hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, dava konusu işlemde yukarıda belirtilen gerekçeyle hukuka uyarlık; işlemin iptali yolunda verilen idare mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu İdare Dava Dairesi kararında ise, sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Üye ... ve Üye ...'in karşı oyu ve oyçokluğuyla, yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Umumi Hıfzısıhha Kanunu'nun 128. maddesinde, "Sıhhat ve İçtimai Muavenet ve Dahiliye Vekaletleri müştereken bir yönetmelik neşrederek umumi kadınlar ve evlerin tabi olacakları hükümler ve bu fuhuş yüzünden intişar eden hastalıkların ve bilhassa zührevi hastalıkların sirayetine mani olacak tedbirleri tesbit ve yine müştereken tatbik ederler.Umumi kadınlarla umumi evler ve bunlara benzer mahaller bu yönetmelikte tarif ve tahdit olunacaktır." düzenlemesine yer verilmiş, bu kanuna dayanılarak çıkarılan Genel Kadınlar ve Genelevlerin Tabi Olacakları Hükümler ve Fuhuş Yüzünden Bulaşan Zührevi Hastalıklarla Mücadele Tüzüğünün 95. maddesinde; ''İzin alınmadan içinde gizli fuhuş yapıldığı iddia veya ihbar edilen veyahut her ne şekilde olursa olsun muttali olunan evler hakkında ahlak zabıtası memurları tarafından önce gizli inceleme yapılır. Bu gibi evlerde gizli fuhuş yapıldığı delilleriyle tesbit edildiği takdirde, düzenlenecek tutanaklar gizli inceleme raporları ile birlikte en büyük polis amiri tarafından komisyona sunulur. Bu yerler hakkında komisyonca 104. maddeye göre işlem yapılır." hükmüne, 96. maddesinde; "Otel, motel, pansiyon, misafirhane, hamam, plaj, bar, pavyon, çalgılı kahve, diskotek, içkili gazino, gece klübü, taverna ve benzeri isimler altında işletme ruhsatı alınan yerlerde, gerçek amaç ve anlamda uzak olarak genel kadınlara sanat icra etmek olanağının verildiği veya bu gibi yerlerin bir genelev özellik ve mahiyetinde kullanıldığı, 95. maddeye göre tespit olunursa, bu tesisler ruhsatsız açılmış birleşme yerleri sayılarak sahipleri veya işletenler hakkında komisyonca 104. madde uyarınca işlem yapılır,'' hükmüne, 104. maddesinde; ''Usulü dairesinde izin alınmadan içinde gizli fuhuş yapıldığı delilleriyle tesbit edilen 95 ve 96. maddelerde yazılı mahaller komisyon kararıyle 3 ayı geçmemek üzere kapatılır.'' hükmüne yer verilmiştir.
Uyuşmazlıkta, Umumi Hıfzısıhha Kanunun 128. maddesinde kanun koyucunun fuhuş yüzünden ortaya çıkacak hastalıkları ve bilhassa zührevi hastalıkların çoğalmasını engellemek amacıyla Sağlık ve İçişleri Bakanlıklarının gereken tedbirleri almak ve tatbik etmek amacıyla müştereken bir Yönetmelik neşretme konusunda açıkça ve sınırları belli olacak şekilde yetkilendirildiği umumi kadınlarla umumi evler ve bunlara benzer mahallerin ise bu Yönetmelikle belirlenip, sınırlandırılması konusunda da genel düzenleme yetkisi verildiği, bu madde uyarınca verilen yetki kapsamında da fuhuşla mücadele için Genel Kadınlar ve Genelevlerin Tabi Olacakları Hükümler ve Fuhuş Yüzünden Bulaşan Zührevi Hastalıklarla Mücadele Tüzüğü düzenlendiğinden, işin esası incelenerek karar verilmesi gerektiği görüşüyle, Dairemizin onamaya dair kararına katılmıyoruz.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!