T.C. Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen itirazın iptali davası, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan navlun alacağı, icra takibi itirazı ve kısmi ödeme sonrası döviz kuru farkı kaynaklı uyuşmazlığı ele almaktadır.
Özet: Bir lojistik şirketi, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan ödenmemiş navlun hizmetleri bedeli için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep ederken, davacı faturaların düzenlendiğini ve icra takibi sonrası davalı tarafından kısmi ödeme yapılarak borcun kabul edildiğini ileri sürmekte, davalı ise yazılı sözleşme olmaması, zamanaşımı ve yetki itirazları ile birlikte borcun sona erdiğini savunmakta, bilirkişi raporu ise taraflar arasındaki ticari ilişkinin, faturaların ve kısmi ödemenin varlığını teyit etmektedir.

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2026YAZIM TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirketin, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesine ve davalının talimatlarına istinaden navlun hizmeti sunduğunun, tarafların karşılıklı anlaşmasına uygun olarak sunulan hizmetlerin bedelleri ödenmediği için davacı ..... Taşımacılık ve Lojistik Hizmetleri A.Ş. tarafından Küçükçekmece İcra Müdürlüğü’nün ..... E. sayılı dosyası ile 18.08.2023 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emrine 24.08.2023 tarihinde davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini, her ne kadar davalı tarafından dosya borcuna itiraz edilmişse de, başlatılan icra takibinden ve davalının haksız ve hukuka aykırı itirazından sonra, 06.09.2023 tarihinde müvekkili şirket hesabına 396.985,16 TL ödeme yapıldığını, dosya borcunun davalının da kabulünde olduğunu, takibe konan alacağın, davacının davalıya vermiş olduğu taşıma hizmetinden doğan para alacağına ilişkin olduğunu, davacının, davalı şirkete taşıma hizmetini verdiğini, ancak bedellerini alamadığını, taraflar arasında taşıma ilişkisinin söz konusu olduğunu, müvekkili Şirket ile davalı arasında navlun sözleşmesi akdedildiğini, taraflar arasında akdedilen navlun sözleşmesi kapsamında ürünlerin Ankara-Türkiye'den Fransa'ya taşınması konusunda hizmet verildiğini, taşıma konusu emtiaların her birinin alıcı şirkete sorunsuz bir şekilde teslim edildiğini, CMR taşıma belgeleri işbu dilekçe ekinde sunulduğunu, davalı şirkete ait ürünlerin ..... plaka numaralı araçlarla Ankara-Türkiye'den Fransa'ya taşındığını, davacı tarafından davalı şirketin de bilgisi dahilinde faturalar kesildiğini ve bu faturaların davalı şirkete tebliğ edildiğini, davalı şirketin bilgisi dahilinde olan bu faturalara ve içeriğine itiraz bulunmadığını, bu durumunda davalı/borçlu tarafın taraflar arasındaki ticari ve hukuki ilişkiyi ve aynı zamanda fatura içeriğini ikrar ve kabul etmiş bulunduğunu beyanla açıklanan nedenlerle, fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla; Davalının Küçükçekmece İcra Müdürlüğü’nün ..... E. Sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, davalının alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Mahkemede görülen dava nezdinde yetkili olmaması sebebiyle yetki itirazında bulunduklarını, Davacının alacağının zamanaşımına uğradığını, taraflar arasında imzalanmış bir sözleşeme bulunmadığını, müvekkilinin faturaları kabul etmiş sayılmaması gerektiğini, taraflar arasındaki borç ilişkisinin sona erdiğini beyanla cevap dilekçesi ve ilk itirazları ile birlikte sair itiraz ve beyanda bulunma hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın yetki ve zamanaşımı yönünden reddine, yetki itirazlarının kabulü ile dosyanın Ankara Batı Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, mahkemeniz aksi kanaatteyse davanın esastan reddine, yargılama neticesinde yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini vekaleten arz ve talep etmiştir. █████/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda;"... Davalının kullanmış olduğu 2024 yılı yasal defterlerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 64 ve müteakip maddelerinde belirli kanuni şartları tam olarak taşıdığı, diğer bir deyişle sahibi lehine delil gücüne sahip olduğu, Davacı tarafından verilen 2023 yılı Bs (Büyük Satış) formuna göre; 2023 yılında 20 adet belge karşılığı, davalıya, 574.487,00 TL tutarlı mal/hizmet satıldığının beyan edildiği, Davalı tarafın 2023 yılı Ba (Büyük Alış) formuna göre; 2023 yılında 20 adet belge karşılığı, davacıdan 574.487,00 TL tutarlı mal/hizmet alındığının+ beyan edildiği, Bu şekilde; davacı ve davalı taraf Form Ba-Bs’lerinin örtüştüğü, Davacı ve Davalı taraf Form Ba-Bs’lerdeki beyan edilen tutarların fatura tarihindeki Euro kurunun Türk Lirası cinsinden yapılan kayıtlar olduğu, Yapılan Tespitlere Göre; Davalı yasal defterlerinde davacıya olan borcunun Türk Lirası Cinsinden kaydedildiği ve (kaydedildiği gündeki Euro kuru üzerinden) bu tutarlara göre davacıya 396.985,16 TL borcu göründüğü, Türk Lirası cinsinden görünen borcun davalı tarafından davacıya 06.09.2023 tarihinde 396.985,16 TL olarak ödendiği tespit edilmiş ise de; Türk Lirası cinsinden yasal defterlere kaydedilen borcun kayıt tarihindeki Euro kurları üzerinden yasal defterlere kaydedildiği, borcun Euro cinsinden olması ve önceki ödemelerin de Türk Lirası cinsinden Euro karşılığı olarak yapılması sebebiyle davalının davacıya ödediği 396.985,16 TL’nin ödeme tarihi olan 06.09.2023 tarihinde Euro cinsine çevrilmesinde; Davalı tarafından davacıya yapılan ödemenin (396.985,16 / 28,7368) = 13.814,52 Euro karşılığı olacağı, Davalının davacıya borcunun 17.120,00 Euro olduğu gözetildiğinde yapılan ödemenin Euro cinsinden mahsuplaşması sonucu davacının davalıdan (17.120,00 – 13.814,52 ) = 3.305,48 Euro alacaklı olacağı, " şeklinde görüş bildirilmiştir. █████/2025 Tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda;"... a) Dava konusu uyuşmazlık kapsamında davacı şirket tarafından incelemeye ibraz olunan 2023,2024,2025 yılı ticari defterlerinin TTK hükümlerine uygun tutuldukları anlaşılmakta, Davacı şirkete ait 2023,2024,2025 yılı ticari defterlerinin lehine delil kabiliyetinin Sayın Mahkemeniz takdirinde bulunduğu, b) Davacının ticari Defterlerine göre; Davacının davalı adına 2023 yılında düzenlediği dava konusu takibe konu Faturalardan kaynaklı , c) Mahkememiz Talimatıyla inceletilen ticari defterleri neticesinde Hazırlanan 28.03.2025 tarihli Bilirkişi raporuna göre, Davalı yasal defterlerinde davacıya olan borcunun Türk lirası Cinsinden kaydedildiği ve (kaydedildiği gündeki Euro kuru üzerinden) bu tutarlara göre davacıya 396.985,16 TL borcu göründüğü, Türk lirası cinsinden görünen borcun davalı tarafından davacıya 06.09.2023 tarihinde 396.985,16 TL olarak ödendiği tespit edilmiş ise de; Türk lirası cinsinden yasal defterlere kaydedilen borcun kayıt tarihindeki Euro kurları üzerinden yasal defterlere kaydedildiği, borcun Euro cinsinden olması ve önceki ödemelerin de Türk Lirası cinsinden Euro karşılığı olarak yapılması sebebiyle davalının davacıya ödediği 396.985,16 TL’nin ödeme tarihi olan 06.09.2023 tarihinde Euro cinsine çevrilmesinde; Davalı tarafından davacıya yapılan ödemenin (396.985,16 / 28,7368) = 13.814,52 Euro karşılığı olacağı, Davalının davacıya borcunun 17.120,00 Euro olduğu gözetildiğinde yapılan ödemenin Euro cinsinden mahsuplaşması sonucu davacının davalıdan (17.120,00 – 13.814,52) = 3.305,48 Euro alacaklı olacağı, Şeklinde olduğu, d) Detayları Rapor içerisinde ayrıntısı ile açıklandığı üzere, Davacının davalı adına 2023 yılında düzenlediği dava konusu takibe konu Faturalardan kaynaklı , Takip tarihi 19.08.2023 tarihi itibariyle Davacının Davalıdan 17.120,00 EURO Alacağı olacağı, Dosya münderecatındaki evraklara göre, Davalının Davacıya Takip Tarihinden sonra 06.09.2023 tarihinde 396.985,16 TL ödeme yaptığının anlaşıldığı, ilgili ödemenin ödeme tarihi olan 06.09.2023 tarihinde Euro cinsine çevrilmesinde; (396.985,16 / 28,7368) TCMB döviz alış = 13.814,52 Euro karşılığı olacağı, davalının davacıya borcunun 06.09.2023 tarihinde 17.120,00 Euro olduğu gözetildiğinde yapılan ödemenin Euro cinsinden mahsuplaşması sonucu davacının davalıdan (17.120,00 Euro– 13.814,52 Euro) = 3.305,48 Euro alacaklı olacağı, 06.09.2023 tarihi itibariyle Davacının Davalıdan 3.305,48 EURO Alacağı olacağı değerlendirilmiştir. e) Karşılıklı ticari defterlerde uyumlu taşıma faturaları ve ödemelerden bakiye alacak bakımından iş görme, işin yapılmadığı gibi bir ihtilaf bulunmadığı, uluslararası ticaret kapsamında davacının taşıma faturalarını yabancı para cinsinden fatura tanzim ile talebinin somut olaya uygun olduğu, ödeme, ibra, takas gibi borcu sona erdiren bir husus tespit edilmediği sürece ticari defterlerde tespit edilen bakiyeden davalının sorumlu olduğunun değerlendirildiği, " şeklinde görüş bildirilmiştir. █████/2026 Tarihli Bilirkişi Heyet Ek Raporunda;"... • Davacı ..... T.A.Ş. tarafından, davalı ..... Yapı Eleman. İnş. Ve Dış. Tic. Ltd. Şti. aleyhine, Küçükçekmece İcra Dairesinin ..... E. sayılı dosyası üzerinden 18.08.2023 tarihinde 17.120,00 Euro asıl alacağın tahsili talebiyle ilamsız icra takibi başlatılmıştır. • Davalı borçlu vekili tarafından 24.08.2023 tarihinde yetkili icra dairesinin Ankara Batı Adliyesi olduğu ve borcun tamamına, faize ile ferilerine itiraz edildiği bildirilmiş olup, itiraz neticesinde icra takibi durmuştur. • İcra takibi başlatıldıktan sonra ve itirazın iptali davası açılmadan evvel, davalı tarafından davacı şirket hesabına 06.09.2023 tarihinde 396.985,16 TL tutarında bir ödeme yapılmıştır. • 09.09.2025 tarihli kök bilirkişi raporunda, yapılan TL ödemesi ödeme günündeki kur üzerinden doğrudan asıl alacaktan düşülerek davacının 3.305,48 Euro bakiye alacağı kaldığı yönünde görüş bildirilmiştir. Davacı vekili, TBK m.100 gereğince kısmi ödemelerin öncelikle faiz ve masraflardan düşülmesi gerektiği gerekçesiyle bu hesaplama usulüne itiraz etmiştir. İtirazlar incelendiğinde 09.09.2025 tarihli heyet raporunda hukuki yorumdan kaçınarak hesaplamalarda revize edilecek bir husus tespit edilememiştir. • Sayın Mahkeme, 15.12.2025 tarihli celsede verdiği ara karar ile; davalının takip tarihinden ödeme tarihine kadar işleyecek faizden sorumlu olduğu belirtilerek, asıl alacağa bu dönemde işleyecek faizin hesaplanması ve yapılan kısmi ödemenin fer'iler ve faiz gözetilerek düşülmesi (TBK 100 gereği) yönünde ek hesaplama yapılmasını talep etmiştir. 1-) Sayın Mahkemenin 15.12.2025 tarihli ara kararına istinaden Ödeme tarihi olan 06.09.2023 tarihindeki kur (1.EUR=28,8318 TL) dikkate alınarak icra dosyasının tüm fer'ileriyle (asıl alacak, işlemiş faiz, icra harcı, masraf ve vekalet ücreti) birlikte yekûn alacağın 581.242,24 TL olduğu tespit edilmiştir. 2-) Davalı tarafından aynı tarihte (06.09.2023) haricen ödenen 396.985,16 TL tutar, TBK 100 uyarınca öncelikli olarak faiz ve icra fer'ilerinden (harç, masraf, vekalet ücreti) mahsup edildikten sonra, kalan kısmın asıl alacaktan düşülmesiyle davalı borçlunun 184.277,08 TL (ödeme tarihindeki kur karşılığı 6.391,45 Euro) bakiye borç olarak hesaplanmıştır. Kalan 184.277,08 TL dosya borcunun 4.396,00 TL’si icra tahsil harcı ve 179.881,08 TL’si Asıl alacaktan oluşmaktadır Fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden varsa kur farkı nedeniyle vekalet ücretinin ödeme tarihindeki tarifeye göre yeniden hesaplanması gerektiği, Takip tarihindeki 17.120,00 Eur karşılığı 505.937,09 TL üzerinden harçlandırılmıştır. " şeklinde görüş bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Dava, ticari ilişkiye dayalı alacağın tahsili başlatılan takibe yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir. Davacı taraf davalı aleyhine Büyükçekmece ...... İcra Müdürlüğünün ...... esas sayılı icra takip dosyası ile toplam 17.120,00-EURO karşılığı 505.937,09 TL üzerinden takip başlattığı, davalının süresinde takibe itirazı üzerine işbu itirazın iptali davasının dava değeri 9.387,17-EURO karşılığı 328.863,51 TL üzerinden açıldığı anlaşılmakla ; davacı tarafça, davalı ile aralarındaki taşıma sözleşmesine ilişkin ticari ilişki kapsamında verilen hizmet gereği faturalar kesildiğini, davalının faturaların bedelini ödememesi üzerine icra takibi başlatıldığını, davalının takipten sonra █████/2023 tarihinde 396.985,16 TL kısmi ödeme yaptığını, davalının kalan tutar yönünden itirazının haksız olduğunu, davalının faturalara itirazının söz konusu olmadığını, navlun hizmetinin verildiğini belirterek davalının itirazının iptaline karar verilmesini talep etmiş, davalı taraf ise, taraflar arasında imzalanmış bir sözleşme bulunmadığını, davalının taşıma hizmetine ilişkin TL olarak ödemelerinin tamamını gerçekleştirdiğini, faturaya itiraz edilmemesinin fatura içeriğini kabul etmiş anlamına gelmeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalının icra dairesinin yetkisine itiraz ettiği görülmüş ise de, dava konusunun para alacağına ilişkin olması, TBK'nın 89. Maddesi kapsamında alacaklı yerleşim yeri icra daireleri de yetkili bulunduğundan davalının icra dairesinin yetkisine itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Mahkememizce her iki tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, buna göre her iki tarafın incelemeye sunulan ticari defter ve kayıtlarının da usulüne uygun tutulmuş oldukları, her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre davacının davalıdan 17.120,00 Euro alacaklı olduğu, tarafların ba-bs kayıtlarının birbiri ile uyuştuğu, takibe konu toplam 17.120,00 Euro bedelli 14 adet faturanın da davalının ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı bulunduğu, davalının takibe itiraz tarihi olan 24.08.2023 tarihinden sonra 06.09.2023 tarihinde 396.985,16 TL'lik ödeme yapmış olduğu ve bunun ödeme tarihine göre Euro karşılığının 13.814,52 Euro olduğu anlaşılmıştır.Taraflar arasında takip tarihi itibariyle davalının davacıya 17.120,00 Euro borcunun bulunduğu hususu yapılan bilirkişi incelemeleri kapsamında tarafların birbirini doğrulana taciri defter ve kayıtları ile ba/bs formlarına göre anlaşılmış olup, dava açılmadan önce davalının takibe itirazından sonra yaptığı ödemenini borca yetip yetmediği, davacının bakiye kalan alacağının miktarının belirlenmesi gerektiği anlaşılmıştır. Davalı tarafça yapılan ödemeler takipten sonra davadan önce yapılmıştır. TBK'nun 100.maddesinde; "Borçlu, faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise, kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir. Aksine anlaşma yapılamaz. Alacaklı, alacağın bir kısmı için kefalet, rehin veya başka bir güvence almış ise, borçlu kısmen yaptığı ödemeyi, güvence altına alınan veya güvencesi daha iyi olan kısma mahsup etme hakkına sahip değildir." şeklinde kısmi ödeme durumunda ödemenin asıl alacaktan mı feriden mi düşeceği düzenlenmiştir.Davalının yaptığı ödemeye ilişkin hesaplama yönünden yapılan ek bilirkişi incelemesine göre, taraflar arasında takip tarihi itibariyle davalının davacıya 17.120,00 Euro borcu bulunduğu, davalı tarafından takipten sonra fakat davadan önce 06.09.2023 tarihinde 396.985,16 TL'lik ödeme yapıldığı, TBK 100.maddesi uyarınca ödemelerin öncelikle ferilerden mahsup edilmesi gerektiği, bu mahsup işlemi tamamlandıktan sonra davacının bilirkişice bakiye 184.277,08 L alacağının bulunduğunun hesaplandığı, kalan 184.277,08 TL dosya borcunun 4.396,00 TL'sinin icra tahsil harcı ve 179.881,08 TL'sinin asıl alacaktan oluştuğunun bildirildiği, tahsil harcının ferilere dahil edilmemesi gerektiğinden (aynı yönde İstanbul BAM ..... HD .... Esas-..... Karar sayılı ilamı) tahsil harcının düşülmesi sonucu davacının bakiye alacağının 179.881,08 TL olduğu anlaşılmış ve bu miktarın ödeme tarihi itibariyle Euro karşılığının 6.238,98 TL olduğu anlaşılmakla takibin belirlenen bu bakiye asıl alacak bedeli üzerinden devamına dair karar verilmiştir. Asıl alacağın faturalara dayalı ilik ve belirlenebilir bulunduğu anlaşıldığından asıl alacağın yüzde yirmisi oranında icra inkar tazminatına davalı lehine hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;- Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı icra dosya borcuna davalı tarafından █████/2023 tarihinde yapılan 396.985,16-TL ödemenin öncelikle işlemiş faiz ( takip tarihinden ödeme tarihine kadar) , icra masrafları ve icra vekalet ücretinden mahsup edilmek suretiyle davalının takibe itirazının 6.238,98-EURO bakımından iptaline, kabulüne karar verilen asıl alacağın █████/2023 tarihinden itibaren kamu bankalarının EURO cinsinden mevduata uyguladığı en yüksek faiz oranının uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine,-Kabulüne karar verilen asıl alacağın ( takip tarihindeki kur üzerinden hesaplanacak TL karşılığı dikkate alınarak) %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 14.930,66-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 3.086,48-TL peşin harcının indirilmesi ile eksik kalan bakiye 11.844,18-TL karar harcının davalıdan alınması ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine,4-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca ret edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma harcı ve 3.086,48-TL peşin harç olmak üzere 3.514,08-TL toplam harç nedeniyle yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı tarafından yapılan 24.177,90-TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 16.069,32-TL yargılama giderinin (tebligat, müzekkere, bilirkişi vb) davalıdan alınması ile davacıya verilmesine,7-Davalı tarafından yapılan 6.500,00-TL yargılama giderinin kabul red oranına göre hesaplanan 2.179,92-TL'sinin davacıdan alınması ile davalıya verilmesine, 8-7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranına göre 2.073,64-TL'sinin davalıdan, 1.046,36-TL'sinin ise davacıdan alınması ile hazineye gelir kaydına,9-Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip..... ☪ e-imzalıdır. ☪ Hakim .... ☪ e-imzalıdır. ☪