Ziynet ve mehir alacağı davasında, aynen iade kararı ile yetinilmesi gerekirken, talebi aşarak aynen iade mümkün olmadığında dava tarihindeki bedele hükmedilmesinin bozulması.
Özet: Yargıtay, kişisel eşya, ziynet ve mehir alacağı davasında alt mahkemelerin, ziynetlerin aynen iadesi mümkün olmadığında dava tarihindeki bedelinin ödenmesine karar vermesini hatalı bularak bozmuştur; zira mahkemenin, yargılamanın başında aynen iade kararıyla yetinmesi ve parasal bedelin ancak infaz aşamasında güncel değer üzerinden belirlenmesi gerektiği, davacının talebinin aynen iade veya fiili ödeme günündeki rayiç bedel olmasına rağmen, mahkemenin talep aşılarak dava tarihindeki bedele hükmettiği tespit edilmiştir.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.DAVA TÜRÜ : Kişisel Eşyanın İadesi, Ziynet Alacağı ve Mehir Senedinden Kaynaklanan AlacakİLK DERECE MAHKEMESİ : ... 8. Aile MahkemesiSAYISI : ████████ E., ███████ K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından ziynet alacağı davasının reddedilen kısmı, aynen iade olmadığı takdirde fiili ödeme günündeki değer esas alınmadan dava tarihindeki değere göre hüküm kurulması yönünden; davalı erkek vekili tarafından ise kadının kısmen kabul edilen ziynet alacağı talebi, görevsiz mahkemece hüküm verilmiş olması, zamanaşımı itirazının dikkate alınmaması, hukuka aykırı deliller esas alınarak hüküm verilmiş olması yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı erkeğin tüm, davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davacı kadın tarafından ziynet ve mehir alacağı talebiyle açılan davanın yapılan yargılaması neticesinde İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile gerekçeli kararın 1 numaralı hüküm bendinde yer alan ziynetlerin aynen iadesine, aynen iadesi mümkün olmadığı takdirde ziynet bedeli olan 720.727,50 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin ise reddine karar verilmiştir. Kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Karar taraflarca yukarıda gösterilen şekilde temyiz edilmiştir. Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile davacı kadının dosya kapsamı itibarıyla ispatlanan ziynet ve mehir alacağı taleplerinin aynen iadesine, aynen iadenin mümkün olmaması hâlinde ise ziynetlerin dava tarihindeki bedeli olan 720.727,50 TL’nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş ise de; davacı kadın dava dilekçesinde açıkça ziynet eşyaları ile mehri müeccelin aynen iadesini, aynen iadenin mümkün olmaması durumunda ise ziynet eşyalarının ve mehrin teslim tarihindeki parasal karşılığının yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş, daha sonra sunduğu 18.11.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile de talebini ziynetlerin fiili ödeme tarihindeki bedeli üzerinden ıslah ettiğini bildirmiştir. Davacı kadının dava dilekçesi içeriğinde sunduğu emsal Yargıtay kararı ile ıslah dilekçesinin birlikte değerlendirilmesinden, davacının esas talebinin ziynetlerin öncelikle aynen iadesi, bunun mümkün olmaması hâlinde ise fiili ödeme günündeki rayiç bedelinin tahsili olduğu anlaşılmaktadır. Ne var ki mahkemece, davacının bu yöndeki talebi dikkate alınmaksızın aynen iadenin mümkün olmaması durumunda dava tarihindeki bedel esas alınarak hüküm kurulmuştur. Oysa hâkim, tarafların talep sonucu ile bağlı olup talepten başka veya daha fazla bir şeye karar veremez. Diğer taraftan, ziynet eşyalarının fiili ödeme günündeki değerinin ayrıca hüküm altına alınmasına da gerek bulunmamaktadır. Zira aynen iadeye karar verilmesi hâlinde, iadenin mümkün olmaması durumunda ziynetlerin güncel değerinin belirlenmesi infaz aşamasında dikkate alınabilecek olup, davacının bu yönde ayrıca hüküm kurulmasını istemesinde hukuki yararı bulunmamaktadır (Dairemizin 30.05.2023 tarihli ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı emsal niteliktedir). Bu itibarla mahkemece hüküm altına alınan ziynet ve mehir alacağı yönünden aynen iade kararı ile yetinilmesi gerekirken, talebi aşacak şekilde aynen iade mümkün olmadığı takdirde dava tarihindeki bedelin tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bozulması gerekmiştir.KARARAçıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının "aynen iade kararı ile yetinilmesi gerekirken, talep aşılmak suretiyle aynen iade olmadığı takdirde dava tarihindeki bedele hükmedilmesi" yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının "aynen iade kararı ile yetinilmesi gerekirken, talep aşılmak suretiyle aynen iade olmadığı takdirde dava tarihindeki bedele hükmedilmesi" yönünden davacı kadın yararına BOZULMASINA,3.Davalı erkeğin tüm, davacı kadın vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle reddine, Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz edenlere yükletilmesine, yatırılan harcın mahsubuna,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.