Hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararında sanığa ayrıca tebligat yapılmamasının temyiz süresine etkisi ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf ret kararının onanması.
Özet: Sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen ilk derece mahkemesi kararının istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmesi ve kararın sanık yerine sadece müdafiine tebliğ edilmesi nedeniyle ortaya çıkan usul sorunlarına rağmen, Yargıtay Ceza Genel Kurulu içtihadı doğrultusunda sanığın öğrenme üzerine yaptığı temyiz başvurusunun süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede, hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı ve sanığın temyiz nedenlerinin yerinde görülmediği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesinin kararının onanmasına hükmedilmiştir.
2. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama
Sanığın temyiz dilekçesinin kapsamına göre temyiz isteminin, hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından mahkûmiyet hükümleri kurulduğu, kararın sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda hırsızlık suçu yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçu yönünden ise düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, söz konusu kararın sanık müdafiine 07.06.2021 tarihinde tebliğ edildiği, sanığa ayrıca tebligat çıkarılmadığı, her ne kadar 7201 sayılı Kanun'un 11. maddesi uyarınca vekil vasıtası ile takip edilen işlerde, sanığa yeniden karar tebliği gerekmediği belirtilmiş ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.02.2022 tarihli ve ███████-573 Esas, ████████ Karar sayılı ilâmında belirtilen “Ceza yargılamasında adil yargılanma hakkının bir parçası olarak etkin başvuru yolu, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'nin (İHAS) 13. maddesi ve CMK'nın 34. maddesinin ikinci fıkrası, Tebligat Kanunu'nun 11. maddesinin son cümlesi ile CMK'nın 35. maddesinin 2. fıkrasındaki düzenlemeler ve müdafi ile vekil arasındaki farklılıklar da gözetildiğinde; sanığın ve müdafisinin yokluğunda verilen hükmün müdafiden başka, kamu davasının tarafı, süjesi, cezanın sorumlusu kısacası ilgilisi olan sanığa da ayrıca tebliğ edilmesi gerekmektedir.” şeklindeki kabul ve ilkeler göz önüne alındığında, yoklukta verilen kararın sanık müdafiinden başka sanığa da ayrıca tebliğ edilmemiş olması nedeniyle sanığın öğrenme üzerine sunduğu temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek, sanığın temyiz ve eski hâle getirme isteminin reddine ilişkin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 20.09.2023 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ek kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanığın temyiz isteminin ''kararın tebliğ edilmediğine, pişman olduğuna, uyuşturucu temin etmek için suç işlediğine, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine'' yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi'nin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 9. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!