Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, cari hesaptan kaynaklanan kumaş boyama hizmeti alacağına ilişkin icra takibine yapılan haksız itirazın iptali ve inkar tazminatı talebi.
Özet: Bu itirazın iptali davasında, davacı şirket, uzun yıllara dayalı ticari ilişkiler ve kumaş boyama hizmetlerinden doğan 1.200.335,42 TL alacağının tahsili için başlattığı icra takibine davalının haksız itirazının iptalini talep ederken, davalının yasal sürede cevap dilekçesi sunmaması ve arabuluculuk sürecinin anlaşmazlıkla sonuçlanmasının ardından, mahkemece yapılan bilirkişi incelemesinde davacının ticari defterlerinin usulüne uygun olduğu, davalının defterlerini incelemeye sunmadığı ve davacı kayıtlarına göre borcun mevcut olduğu, düzenlenen faturalara da yasal sürede itiraz edilmediği tespit edilmiş olup, davacı, alacağın tahsili ile birlikte davalının kötü niyetli itirazı nedeniyle %20den az olmamak üzere inkar tazminatı ödenmesini talep etmektedir.

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ███████ EsasKARAR NO : ████████ KararDAVA : İtirazın İptaliDAVA TARİHİ : █████/2026KARAR TARİHİ : █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Davalı (İcra Dosyasının Borçlusu) tarafından Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü ........ E. sayılı dosyası kapsamında tebliğ edilen ödeme emrine yapılan itiraz üzerine, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiğini, Söz konusu karar üzerine, arabuluculuğa başvurulmuşsa da anlaşma sağlanamadığını, Hal böyleyken yasal süre içerisinde huzurdaki davanın açıldığını, Müvekkili şirketin davalı şirket ile uzun yıllardır ticari ilişki içerisinde olduğunu, Bu çerçevede davalı şirkete kumaş boyama hizmeti verildiğini, Davalının müvekkili şirkete takip tarihi itibariyle 1.200.335,42 TL borcu bulunduğundan, işbu alacağın tahsili amacıyla kendilerince Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosya kapsamında takip başlatıldığını, Davalı borca ödeme yapmadığını, aksine haksız ve kötü niyetle anılan takibe itiraz ettiğini, Davalı/borçlunun itirazlarının hukuken dayanaksız olduğunu, Cari hesap ekstre ve tarafların defter kayıtları incelendiğinde takibe konu borcun ödenmediğinin açıkça görüleceğini, Davalının itirazlarının haksız ve hukuki temelden yoksun olduğunu, Sadece alacağın tahsilini geciktirmek amacını taşıdığını, Alacağın likit bir alacak olduğunu, davalının kötü niyetli itirazı sonucu takibin durduğunu, müvekkili şirketin mağdur olduğunu, Bu nedenle alacağın %20’sinden az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini, Her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını karar verilmesini talep etmiştir.Usulüne uygun tebliğe rağmen davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.Dava, Taraflar arasındaki ticari alım satım ilişkisinden kaynaklanan cari hesap istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. Bakırköy Arabuluculuk Dairesinin ... numaralı dosyasında;..... tarihinde .... sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı. Dosya kapsamında bulunan Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 1.200.335,42-TL asıl alacağı yönünden ... tarihinde icra takibi başlatıldığı, borcun sebebi olarak cari hesap gösterildiği, davalı tarafından █████/2025 tarihinde söz konusu takipteki borcun tamamına, faizine ve tüm ferilerine yönelik itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı görülmüştür. Uyuşmazlık, Davacının takip ve dava tarihi itibariyle takibe cari hesaba konu faturalar nedeni ile alacaklı olup olmadığı, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin, uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı olup olmadığı hususunda toplandığı tespit edildi. Mahkememizce davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre yukarıda bahsi geçen uyuşmazlık konusunun çözümü bakımından tarafların Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, dosyanın bilirkişiye verildiği, bilirkişi tarafından hazırlanan ... tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; "V- SONUÇ Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, davacı yana ait ticari defter ve kayıtlar, sunulu faturalar ve sözleşmeler ile Bakırköy .... İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı takip dosyası ve dosya münderecatı üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; a) Davacı şirkete ait 2025 yılı ticari defterlerinin, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun şekilde tutulduğu, e-Defter beratlarının yasal süreleri içerisinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine yüklenerek onaylandığı ve envanter defterinin açılış tasdikinin süresinde yaptırıldığı, b) Sayın Mahkemece yapılan ihtarata rağmen davalı tarafın ticari defter ve belgelerini incelemeye sunmadığı, bu hususun delil değerlendirmesi bakımından takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, c) Davacıya ait ticari defter ve kayıtların incelenmesinde; davacı şirketin ticari defter ve muhasebe kayıtlarına göre, davalı şirketten takip tarihi itibarıyla 1.200.335,42 TL tutarında alacaklı göründüğü, d) Davacı tarafından düzenlenen faturaların davacı ticari defter ve kayıtlarında yer aldığı, faturalara TTK m.21/2’de öngörülen yasal süre içerisinde davalı tarafından itiraz edilmediği, ayrıca davalı tarafından düzenlenmiş herhangi bir iade faturası, ihtarname veya ödeme yönünden ileri sürülmüş bir çekinceye ilişkin belgeye dosya kapsamında rastlanılmadığı, Netice itibariyle; davacının davalıdan talep edebileceği alacak tutarının 1.200.335,42 TL olabileceği" sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Bilirkişi raporu HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir. Faturaya konu malların teslimi hukuki bir işlem olup, ancak TMK'nın 6 ve HMK'nın 190, 200 maddeleri gereği yazılı delillerle ispat edilebilir. Davacı yasal delillerle teslim olgusunu ispat etmelidir. TTK'nın 21/2.maddesine göre, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde fatura içeriği hakkında itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Davalı borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması da bu olguyu değiştirmez. Bu durumda borçlu taraf, faturayı ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını, malın teslim edilmediğini veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır.6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin ..... tarih ve .... sayılı yasa ile değiştirildikten sonraki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklindedir. "...Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki ( ticari defterlerindeki ) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir..." T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi , ... Tarih, ..... Esas, .... Karar. Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; ; İspat yükünün davacı üzerinde olması ve bilirkişi deliline dayanması nedeni ile tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiştir. Davalıya meşruhatlı tebligatta, ibraz süresi ve ibrazdan kaçınmanın sonuçları da ihtarı ile birlikte inceleme gün ve saati usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen davalı defterlerini ibrazdan kaçınmıştır. Davacının defterleri incelenmiş düzenlenen ... tarihli raporda davacı şirkete ait ibraz edilen yasal defterlerin süresi içinde Maliye Bakanlığı'na verilmiş olduğu ve sahibi lehine delil olma özelliğine haiz olduğunun tespit edildiği, davalı şirketçe defter ve belge ibraz edilmediği gibi yerinde inceleme de talep edilmemiş olduğu ki bu nedenle mahkememizce HMK 220/3 uyarınca davacı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkememizce kabul edilmiştir. Davacı şirket yasal defterlerinde davalı, takip tarihi tarihinde cari hesaba konu faturadan kaynaklı davacının 1.200.335,42 alacaklı olduğu tespit edilmiş olup, rapordaki mali tespitler dikkate alınarak davcının davasının ispatladığından bahisle davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. İİK'nın 67/2. maddesine göre itirazın iptali davasında, alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için hükmün usulüne uygun yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içerisinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gerekir. Davacının ticari defterleri, faturalar, sözleşme nedeni ile belirlenen alacağın likit olduğu ve İİK'nın 67/2. maddesinde belirlenen icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu anlaşıldığından kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;Davanın İİK'nın 67/1.maddesi uyarınca KABULÜNE,1-Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yöneltilmiş olan itirazın iptali ile asıl alacak olan 1.200.335,42-TL üzerinden takibin devamına, asıl alacak tutarına icra takip tarihinden itibaren davacının talebi aşılmamak sureti ile avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, 2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca, kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan 240.067,08- TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 81.994,91-TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 14.497,05-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 67.497,86-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 732,00-TL başvuru harcı, 14.497,05-TL peşin nispi harç, 104,00-TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 15.333,05-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan 9.870,00-TL toplam yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili hazineye irat kaydına,8-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 186.046,96-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,9-Mahkemece verilen kararın niteliği nazara alınarak davalı tarafın yapmış olduğu masrafın yine davalı üzerine bırakılmasına, 10-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip .... ¸e-imzalıdır. Hakim .... ¸e-imzalıdır.