Yargıtay 2. Ceza Dairesi, sanıkların hırsızlık suçundan istinaf ret kararını onarken, iş yeri dokunulmazlığı ihlali ve mala zarar verme suçlarından temyiz taleplerini reddetti.
Özet: Yüksek Mahkeme, iki sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz taleplerini, Ceza Muhakemesi Kanununun ilgili maddesi uyarınca temyiz incelemesine tabi olmaması nedeniyle reddetmiş; hırsızlık suçundan kurulan hükümler yönünden ise, sanıkların delil yetersizliği, masumiyet karinesi ihlali ve şüpheden sanık yararlanma ilkesine aykırılık iddialarına rağmen, ilk derece ve istinaf mahkemesi kararlarında hukuka aykırılık bulunmadığını tespit ederek temyiz başvurularını esastan reddedip Bölge Adliye Mahkemesinin mahkumiyet kararlarını onamıştır.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: █████████ E., ████████ K. SUÇLAR: Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar vermeHÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onamaI- Sanıklar hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde Hükmolunan cezaların miktar ve türleri gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK’nın 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların 5271 sayılı Kanun'un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında sanık ... ve müdafii ile sanık ... müdafiinin temyiz istemlerinin aynı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,II- Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... ve müdafiinin temyiz istemlerinin "yargılama konusu suçlara ilişkin etkin bir yargılama süreci yürütülmediğine, sanığın üzerine atılı suçlar bakımından, dosyada (mahkûmiyete esas teşkil edecek nitelikte) mevcut somut ve kesin deliller olmadan üzerine atılı suçlardan ayrı ayrı cezalandırıldığına, sanığın lehine olan tüm hükümlerin uygulanmadığına, kararın masumiyet karinesi ve şüpheden sanık yararlanır ilkelerine aykırılık teşkil ettiğine, soyut değerlendirmeler ile mahkumiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, sanığın üzerine atılı suçlardan beraatine, bu mümkün olmadığı takdirde ise sanık lehine olan hükümlerin uygulanmasına", sanık ... müdafiinin temyiz isteminin ise "sanık aleyhine her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, sanık hakkında atılı suçtan beraat kararı verilmesi gerekirken mahkûmiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, sanığın üzerine atılı tüm suçlardan öncelikle beraatine, bu mümkün olmadığı takdirde ise sanık lehine olan tüm hükümlerin uygulanmasına karar verilmesine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık ... hakkında mükerrirliğe esas alınan ilâmda da 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmış olması nedeniyle sanığın ikinci kez mükerrir sayılması gerekirken, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar hukuka uygun bulunduğundan, sanık ... ve müdafii ile sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin kararlarına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca ... 34. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.