Danıştay 2. Daire, polis memurunun yetkisini kötüye kullanarak araç ağırlığı artırma suçlamasıyla meslekten çıkarma cezasında, ceza davası sonucunu beklemeyen ısrarlı alt mahkeme kararının esastan temyizi hakkında karar verdi.
Özet: Bir emniyet personelinin, araç yük kapasitesini usulsüz artırması gerekçesiyle yetkisini kötüye kullanma suçlamasıyla meslekten çıkarılmasına yönelik işlemin iptali talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi işlemi iptal etmiş, istinaf mahkemesi ise davayı reddetmiştir. Yargılama süreci, Danıştayın aynı eyleme ilişkin ceza davası sonucunun beklenmesi gerektiği yönündeki bozma kararlarına rağmen istinaf mahkemesinin kararında ısrar etmesi ve bu ısrarın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından usulen onaylanarak dosyanın esastan yeniden incelenmek üzere ilgili Daireye gönderilmesiyle karmaşık bir hal almıştır.
Danıştay 2. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : █████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Dava; davacının Osmaniye İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünde ... olarak görev yapmakta iken, "Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya baskalarına çıkar saglamak amacıyla ya da kin ve dostluk gibi nedenlerle kötüye kullanmak" disiplin suçunu işlediğinden bahisle, 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 8/6-(ç) maddesi uyarınca 2 kez ayrı ayrı "meslekten çıkarma cezası'' ile cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının (... plakalı araca ilişkin eylem) iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının, Osmaniye Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Şube Müdürlüğünde görev yapmakta iken, 10/0/2015 tarihinde Osmaniye İl Özel İdaresi adına kayıtlı ... plakalı kamyonun azami yük ağırlığını mevzuata aykırı olarak 17.400 kg'dan 25.000 kg'a arttırdığı gerekçesiyle disiplin soruşturmasının başlatıldığı, davacının disiplin soruşturmasına konu edilen olayda, yetkisini yahut nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla ya da kin ve dostluk gibi nedenlerle kullandığı yönünde somut bir tespitin yer almadığı; olayın, aracın teknik dosyasının davacı tarafından kontrol edilmemesi nedeniyle ihmalden kaynaklandığı, herhangi bir menfaat temininin olduğuna dair somut bir bilgi yahut bulgunun soruşturma dosyasında ortaya konulamadığı, bu itibarla davacının "meslekten çıkarma" cezasıyla tecziyesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Anılan karara karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusu sonucunda ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinnin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının temyiz başvurusu üzerine Danıştay İkinci Dairesinin █████/2021 günlü, E:2021/1, K:█████████ sayılı kararıyla, davacının disiplin cezasına konu eylemi nedeniyle yargılandığı ceza davasının sonuçlanıp sonuçlanmadığı hususunun araştırılması ve ceza yargılaması sonucunda verilecek karar da göz önünde bulundurularak karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi kararı bozulmuştur.
Danıştay İkinci Dairesinin bozma kararı sonrasında ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla, disiplin cezasına konu eylem nedeniyle davacının yargılandığı ceza davasının sonucu beklenmesizin istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Anılan karara karşı davacı tarafından yapılan temyiz başvurusu üzerine Danıştay İkinci Dairesinin █████/2025 günlü, E:██████████, K:████████ sayılı kararıyla, ... Bölge İdare Mahkemesinin temyize konu kararı "ısrar" niteliğinde görülerek, Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2025 günlü, E:████████, K:████████ sayılı kararı ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararının ısrar hususu yönünden onanmasına, temyiz isteminin esası hakkında karar verilmek üzere dava dosyasının Danıştay İkinci Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen temyize konu kararla; Bölge İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararının, davacının disiplin cezasına konu eylemleri nedeniyle ... Ağır Ceza Mahkemesinde "rüşvet almak ve vermek" ile "kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği" suçlarından yargılandığı; söz konusu ceza davasının sonuçlanıp sonuçlanmadığı hususunun araştırılması ve ceza yargılaması sonucunda verilecek karar da göz önünde bulundurularak, disiplin cezasına konu fiilin, davacı tarafından işlenip, işlenmediğine, disiplin soruşturmasına ilişkin dosya tetkik edilmek suretiyle yapılacak değerlendirme sonrasında karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Danıştay İkinci Dairesinin █████/2021 günlü, E:███████, K:█████████ sayılı kararıyla bozulduğu; söz konusu bozma kararından sonra Bölge İdare Mahkemesince bozma kararına uyulduğu belirtilerek, UYAP sistemi üzerinden yapılan araştırmada, davacının "rüşvet alma ve vermek" ile "kamu görevlisinin resmi belgede sahtecilik" suçlarından yargılandığı ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında henüz iddia makamının mütalaasını hazırlamadığı, mütalaanın hazırlanması için iddia makamına süre verildiği ve duruşmanın █████/2021 tarihine ertelendiğinin görüldüğü, adli yargıda davacı hakkında yürütülen ceza soruşturmasındaki suç tipi ile bu davaya konu disiplin cezasına esas alınan suç tipinin farklı olması ve ceza yargılamasının uzun süreceği hususları göz önünde bulundurularak, ceza mahkemesindeki dosya bekletici mesele yapılmaksızın işin esasına girilerek; Osmaniye İl Özel İdaresinde görevli N.T. adlı şahsın █████/2015 tarihinde davacının yanına gelerek Osmaniye İl Özel İdaresine ait kamyonun muayeneden geçemediğinden bahisle tonajının arttırılmasını istemesi üzerine ... plakalı kamyonun azami yük ağırlığını trafik kayıt ve tescil için düzenlenen teknik belgede azami yüklü ağırlığı 17.400 kg iken 25.000 kg olarak değiştirdiği, bu eylemi ile davacının kendisi bir menfaat sağlamasa dahi Osmaniye İl Özel İdaresine çıkar sağladığı ve bu surette yetkisini kötüye kullandığı, çıkar sağladığı kurumun kamu kurumu olmasının ''başkasına çıkar sağlama'' fiilini değiştirmeyeceği; bu itibarla, davacının "meslekten çıkarma cezası" ile cezalandırılması yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; ... Ağır Ceza Mahkemesinde devam eden yargılama ile ilgili olarak dosyada bekletici mesele yapmaksızın karar vermesinin hak arama hürriyeti, adil yargılanma hakkı ve masumiyet karinesini ihlal ettiğini, █████/2009 tarihli Araç Tescil Müracaat ve İşlem Formunda ... plakalı aracın azami yüklü ağırlığının 25.000 kg olduğu, bu belgeye göre sistem üzerinde düzeltme yapıldığı, işlemin tamamen yanılgıya, dikkatsizliğe dayalı olduğu, ceza soruşturma dosyasında kamyonun tonajının düzeltilmesini isteyen İl Özel İdaresinde görevli mühendis N.T. hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, İl Özel İdaresine ait ... tescil plakalı aracın tonajının artırılması olayında bir para alışverişinin olduğuna ilişkin tespit bulunmadığı, mülkiyeti Devlete ait olan aracın muayene istasyonundan tekrar dönmemesi için kurumlar arasındaki güvene dayanarak işlem yapıldığı belirtilerek istinaf kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : İstemin reddi gerektiği ileri sürülmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : İstemin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra tekemmül eden dosyada, yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin ve davacının duruşma istemi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile UYAP kayıtlarının birlikte incelenmesinden; davacının disiplin cezasına konu olan "█████/2015 günü saat 10:07’de, İl Özel İdaresi adına kayıtlı ... plaka sayılı kamyonun azami yük ağırlığının 17.400 kilogramdan 25.000 kilograma arttırılarak değiştirilmesi" eylemi nedeniyle yargılandığı ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dava dosyasında; Osmaniye İl Özel İdaresinde görevli N.T.'nin alınan ifadesinde özetle; Osmaniye İl Özel İdaresinde makine mühendisi olarak görev yaptığını ve kuruma bağlı araçların tescil ve muayene işlerini yaptırdığını, ... plaka sayılı aracın N2 sınıfında olması nedeniyle 2015 yılında muayeneden geçirilmediğini, bu nedenle Trafik Tescil ve Denetleme Şube Müdürlüğüne giderek ismini bilmediği polis memuruna bu durumu anlattığını, polis memurunun da aracı N3 sınıfına dahil ederek tonajını 25.000 kilograma arttırdığını, ancak görevlinin herhangi bir belge talep etmediğini beyan ettiği; davacının alınan ifadesinde özetle; bu aracın özel idareye ait olduğunu, görevli N.T’nin gelerek kendisine aracın muayeneden geçmediğini bu nedenle kamyonun tonajının yükseltilmesini rica ettiğini, kendisinin de kanunsuz olduğunu bildiği halde bu işlemi yaptığını ancak herhangi bir menfaatin söz konusu olmadığını beyan etttiği, davacının ikrar içeren savunması, tanık N.T.'nin anlatımları dikkate alındığında, davacının gerekli bilgi ve belgeler olmadan aracın tescil bilgilerini hukuka aykırı olarak değiştirdiği gerekçesiyle üzerine atılı "kamu görevlisinin resmi belgede sahtecilik" suçundan 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, anılan kararın istinaf başvurusu sonucunda ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... günlü, E:..., K: ... sayılı kararıyla bozulduğu, yargılamanın devam ettiği anlaşılmaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı temyize konu kararın yukarıda belirtilen açıklama ile ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının davacıya iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Disiplin hukuku; kurumun iç düzenini korumayı amaçlayan ve bunun için kamu görevlilerinin mevzuata, çalışma düzenine, hizmetin gereklerine aykırı fiillerine yönelik olarak uygulanacak yaptırımları ve bu yaptırımların uygulanmasındaki usul ve esasları düzenleyen bir alandır. Mevzuatımızda, kamu hizmetini yürütenlerin; disiplin yaptırımını gerektiren, eylem, işlem ve davranışlarının ve verilecek disiplin cezalarının belirtildiği farklı düzenlemeler bulunmakla birlikte; disiplin cezaları için yasal dayanak oluşturan eylem, işlem ve davranışın aynı zamanda cezai suç teşkil ettiği haller yönünden ayrıca düzenleme yapılarak, farklı bir ispat standardı veya oluşum unsurlarının belirtilmediği ve bu sürece ilişkin genel bir usul kanunu bulunmadığından, uygulamada ceza hukuku ilkelerine atıf yapıldığı; idari ve adli makamlarca yapılan değerlendirmelerin farklı sonuçlara ulaşabildiği görülmektedir.
Nitekim, AİHM "... yasaklanan ve disipline aykırı olarak nitelendirilen ve aynı zamanda disiplin cezaları için yasal dayanak oluşturan eylem ve davranışlar, cezai suç teşkil etmektedir. Bununla birlikte, disiplin makamlarının bu gerekçelere dayanabilmesi için cezai bir hükmün gerekip gerekmediği hususunda herhangi bir bulgu mevcut değildir... bu yönde herhangi bir netliğin bulunmadığını dikkate alan AİHM, başvuranın davasında disiplin sorumluluğu ve cezai sorumluluk arasındaki çizgilerin, disiplin soruşturmasının en başından beri bulanık olduğunu" (AHİM- SEVEN / TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. ████████)";
657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 131. maddesi uyarınca, suçlamalardan beraat etmenin, aynı olaylar nedeniyle disiplin cezasının uygulanmasına engel olamayacağı kuralı yönünden ise;"Danıştay kararında geçen “ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması hallerinin ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamayacağı” ifadesinin, bu hususların hiçbirini aydınlatmadığı... ceza yargılamalarıyla eşzamanlı veya ceza yargılamalarının ardından yürütülen disiplin incelemelerinde üzerine atılı suç bulunan bir kişinin suçu yetkili bir mahkeme tarafından sabit bulununcaya kadar masum sayılma hakkının güvence altına alınması amacıyla izlenecek herhangi bir ilkeden" (AHİM KEMAL ÇOŞKUN/TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. ████████)" bahsetmediği görüşündedir.
Anayasa Mahkemesi ise; "Adli ve idari makamların kendi görev sınırlarını aşarak kişiyi suçlu ilan etmesi veya bu bağlamda birtakım çıkarımlarda bulunması masumiyet karinesinin ihlaline yol açabileceği, (Galip Şahin, B. No: █████████), idari makamlarca veya mahkemelerce salt bir kimsenin suç isnadı altında olduğunun ifade edilmesi masumiyet karinesini zedelemeyeceği, bu bakımdan kişinin suç isnadı altında olduğunun belirtilmesi ile hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmadığı hâlde onun mahkûm olduğunun kesin bir dille ifade edilmesi veya bu yönde kanaat oluşmasına yol açacak nitelikte açıklamalarda bulunulması arasındaki ayrıma özen gösterilmesi gerektiği,... disiplin suçuna ve ceza yargılamasına konu eylemlerin aynı olduğu hâllerde disiplin soruşturmasıyla ilgili uyuşmazlıklara bakan idari mahkemelerin fiilin sübutuyla ilgili olarak ceza mahkemesinin ulaştığı kanaate saygı göstermesi ve bunu sorgulayacak ifadeler kullanmamasının beklendiği, aksi takdirde kişinin ceza mahkemesinde beraat etmiş olmasının bir anlamı kalmayacağını (Barış Baş, B.No ██████████) belirtmektedir.
Yukarıda aktarılan duruma göre, disipline aykırı olarak nitelendirilen ve aynı zamanda disiplin cezaları için yasal dayanak oluşturan eylem, işlem ve davranışların; cezai suç teşkil ettiği durumda, ceza yargılaması kanaatinin esas alınması gerekir.
Öte yandan; Anayasa Mahkemesinin, Başvuru Numarası:██████████, 2/7/2020 tarihli kararında belirtildiği üzere,"...Masumiyet karinesi, aynı olay kapsamında bile olsa ceza soruşturmasına konu suçun kurucu unsurunu oluşturmayan fiillerle ilgili olarak idari makamların değerlendirme yapmasını engellememektedir... Bu itibarla disiplin hukukundaki bir haksızlık ile ceza hukuku alanındaki haksızlığın kurucu unsurlarının aynı olduğu hâllerde idarenin kurucu unsurları ceza hukukununkiyle aynı olmayan başka bir haksızlık temelinde disiplin cezası uygulamasına herhangi bir mâni bulunmamaktadır."
Somut olayda; disiplin cezasına konu fiillerin aynı zamanda Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında da suç olması nedeniyle, davacı hakkında yapılan yargılamada, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... günlü E:..., K:... sayılı kararıyla 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, anılan kararın istinaf başvurusu sonucunda ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla bozulduğu, yargılamanın devam ettiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacıya isnat edilen fiilin aynı zamanda Ceza Kanunu bakımından da suç olduğu ve ceza yargılamasının halen devam ettiği gözönüne alındığında; bu ceza yargılaması sonuçlandıktan sonra, disiplin soruşturma raporuyla birlikte yeniden değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığından, davacının temyiz isteminin kabulü ile davanın reddi yolundaki kararın bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!