Avukatlık ücreti alacağı davasında, müvekkil tarafından haksız azledilen avukatın talebinin, bilirkişi raporu ve yemin delili ile Bölge Adliye Mahkemesince onanması üzerine temyiz başvurusu.
Özet: Bir avukatın, müvekkili tarafından haksız azledildiği gerekçesiyle akdi ve yasal vekalet ücreti alacaklarının tahsili için açtığı davada, ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulüne dair kararının, davalının istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince; davalının azlin haksızlığını, sözlü vekalet ücreti anlaşması ve sadece karşı taraftan ücret alınacağı iddialarını ispatlayamadığı, tanık beyanlarının duyuma dayalı olduğu ve yemin delilinin geçerliliği dikkate alınarak reddedilmesi, böylece avukatın ücret alacağına hak kazandığı hükmünün onanması ve davalı vekilinin temyiz yoluna başvurmasıyla devam eden hukuki süreci anlatmaktadır.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 57. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 13. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; müvekkilinin avukat olduğunu, davalı yanın ise müvekkili olduğunu, davalı tarafın alacaklısı olduğunu ve kendisinin da alacaklı vekili olarak yürüttüğünü ve tahsil aşamasında olan iki ayrı icra takibinde davalının davacının haberi olmadan icra dosyalarına azilname sunduğunu, vekalet ilişkisini haksız olarak bitirdiğini, davacının avukatlık ücretlerini ödememek için kötüniyetli olarak bu şekilde hareket ettiğini, davalının vekalet ücretinden kaynaklanan alacaklarını ödemediğini, davalı tarafın hem akdi hemde kanuni vekalet ücretinden sorumlu olduğunu ileri sürerek; akdi ve yasal vekalet ücreti toplam 79.109,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; ıslahla talebini 81.757,66 TL'ye yükseltmiştir.II. CEVAPDavalı vekili; görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğunu, davalı ile davacı arasında imzalanan veya sözlü olarak belirlenen bir vekalet ücreti anlaşmasının bulunmadığını, davacı ile karşı taraf vekalet ücretinin davacı tarafça vekalet ücreti adı altında tahsil edileceği yönünde sözlü olarak anlaştıklarını, davacının icra dosyaları kesinleşmeden ve vekalet ücreti muaccel hale gelmeden, kendisinden vekalet ücretinin ödenmesini talep ettiğini, davacının haklı olarak azledildiğini, karşı taraf vekalet ücretinden de sorumlu olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI1. İlk Derece Mahkemesinin 14.10.2021 tarihli kararıyla; bilirkişi raporu hükme esas alınarak, davanın kabulüne talep doğrultusunda 79.109,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş, kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 01.02.2024 tarihli kararıyla; İlk Derece Mahkemesince deliller değerlendirilmeden karar verildiği, dava dilekçesi ve cevap dilekçesinde tanık deliline dayanan davalıdan, tanıklarını bildirmek üzere usulüne uygun olarak kesin süre verilmesi ile gerekli görülmesi halinde, davalı vekiline yemin deliline dayandığı hatırlatılması gerektiği ve yine, gerekli görülmesi halinde, dosyada rapor ve ek raporu bulunan bilirkişiden farklı, vekalet ücreti hesabı konusunda uzman bir bilirkişiden denetime elverişli, tarafların itirazlarını da karşılayacak nitelikte rapor alınması sureti ile hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerektiğinden bahisle; davalının istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere Mahkemesine iadesine karar verilmiştir.2.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; azlin haksız olduğu davacı avukatın takip ettiği icra dosyaları ile akdi ve yasal vekalet ücretine hak kazandığı, davacının talebinin işle bağlı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne; 78.630,77 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ispat yükü davalı tarafta olduğu, davalının sözlü vekalet ücreti sözleşmesi hükümleri ile davacının, davalıdan ücret almadan sadece karşı taraftan ücret alacağı yönündeki iddiaları bakımından, dinlenen davalı tanıklarının taraflar arasındaki vekalet sözleşmesi hükümlerine ilişkin bizzat bilgi ve görgülerinin bulunmadığı, beyanlarının, davalı taraftan duyumlarına dayalı olduğu; davalı tarafın yemin teklifi üzerine, usul ve yasaya uygun olarak davacı asil tarafından yapılan yemin kapsamı dikkate alındığında davalının sadece karşı taraftan ücret alınacağına dair anlaşıldığı iddiası ile haklı azil sebeplerine ilişkin iddialarını ispat edemediği, Mahkemece delillerin takdirinde isabetsizlik bulunmadığı, davalının azlinin haksız olduğu kabul edilerek, dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun, denetlemeye elverişli bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle, davanın kısmen kabulüne ilişkin tesis edilen hükmün isabetli olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili; tanıklar beyanlarının hatalı değerlendirildiğini, taraflar arasındaki vekalet ilişkisinin sözlü kurulduğunu, sözlü vekalet ilişkisinin, vekalet ilişkisinin içeriği ve maddeleri soyut olarak kaldığını, müvekkilin soyut ilişkiyi tanık beyanları ile açık bir şekilde desteklerken davacının soyut ilişki ve içeriğini hiçbir bilgi belge ve tanık ile destekleyemediğini, taraflar arasında eşitsizlik yaratan kararın hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, vekalet sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, davalı tarafından ileri sürülen azil nedenlerine göre azlin haklı nedene dayanmadığının anlaşılmasına, denetime elverişli bilirkişi raporu ile alacağın tespit edilmiş olmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,,04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi