Yargıtay 11. Ceza Dairesinin nitelikli dolandırıcılık suçunda beraat kararını onarken, özel belgede sahtecilik suçunu dava zamanaşımından düşürdüğü temyiz incelemesi.
Özet: Bir sanık hakkında verilen nitelikli dolandırıcılık suçundan beraat kararının, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle hukuka uygun bulunarak onanmasına karar verilirken; özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme ilişkin olarak ise, sanığın sorgu tarihinden itibaren kanunda öngörülen olağan dava zamanaşımının gerçekleştiği tespit edildiğinden, hükmün bozulmasına ve bu suçtan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilikHÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Gerekçeli karar başlığında 19.12.2013 olarak yanlış yazılan suç tarihinin, suçun gerçekleştiği 03.01.2013 tarihi olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.1- Nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden yapılan inceleme sonucunda;Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, Mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılanlar vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,2- Özel belgede sahtecilik suçu yönünden yapılan inceleme sonucunda; Sanığa yüklenen "özel belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 12.05.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılanlar vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 30.03.2026 tarihinde karar verildi.