Danıştay 10. Daire, Atatürk Havalimanı terör saldırısında vefat eden mağdur yakınlarının idareden talep ettiği tazminatın 5233 sayılı kanun veya genel hükümler çerçevesinde sorumluluk ve miktarının belirlenmesi.
Özet: Atatürk Havalimanı terör saldırısında yaralanıp vefat eden kişinin yakınlarının, İçişleri Bakanlığı ve İstanbul Valiliğinden talep ettiği maddi ve manevi tazminatlar davasında, ilk derece mahkemesinin kısmi kabul kararının ardından bölge idare mahkemesi hükmedilen tazminat miktarlarını önemli ölçüde azaltmış; davacılar kusur değerlendirmesinin hatalı olduğunu, maddi tazminatın 5233 sayılı kanun yerine genel hükümlere göre hesaplanması gerektiğini ve manevi tazminatın yetersiz olduğunu ileri sürerken, davalı idareler terör olayı nedeniyle kusur sorumluluklarının bulunmadığını, manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu ve faiz hesaplamasına itiraz ettiklerini belirterek kararı temyiz etmiştir.
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : ████████
Karar No : █████████
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ...
2- ...
VEKİLİ : Av. ...
UETS: 16920-29364-38975
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı / ANKARA
UETS: 35756-86578-59710
VEKİLİ : 1. Huk. Müş. Yrd. V. ... / Aynı Yerde
2- ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
UETS: 16429-24865-14617
İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU : Davacılar tarafından, yakınları ...'ın █████/2016 tarihinde Atatürk Havalimanında meydana gelen terör saldırısı sonucu yaralanması ve █████/2017 tarihinde hayatını kaybetmesi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık annesi ... için 3.000,00TL (miktar artırımı ile 255.410,13 TL) maddi, 200.000,00 TL manevi, kardeşleri ... ve... için ayrı ayrı olmak üzere 50.000,00 TL manevi olmak üzere neticeten toplam 3.000,00 TL (miktar artırımı ile 255.410,13 TL) maddi ve 300.000.00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacılardan... yönünden dosyanın işlemden kaldırılmasına, diğer davacıların tazminat talepleri yönünden davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; davacıların istinaf başvurusunun reddine, davalı idarelerin istinaf başvurularının kısmen kabulüne, kısmen reddi ile ilk derece mahkemesi kararının, 255.410,13 TL maddi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmının 245.912,005 TL'lik kısmının kaldırılmasına, bu kısım bakımından davanın reddine, netice itibarıyla 9.498,125 TL maddi tazminatın 3.000,00 TL'lik kısmının idareye başvuru tarihi olan █████/2017 tarihinden, kalan 6.498,125 TL'sinin ise miktar artırım dilekçesinin tebliğ tarihi olan █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce yarı yarıya davacılardan ...'a ödenmesine, mahkemece ... lehine hükmedilen 100.000,00 TL manevi tazminatın 50.000,00 TL'lik kısmının kaldırılmasına bu kısım ve fazlaya yönelik talep bakımından davanın reddine, netice itibarıyla 50.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan █████/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce yarı yarı davacılardan ...'a ödenmesine, ... lehine hükmedilen 50.000,00 TL manevi tazminatın 30.000,00 TL'lik kısmının kaldırılmasına, bu kısım bakımından davanın reddine, netice itibarıyla 20.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan █████/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce yarı yarı davacılardan ...'a ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, kararda kusur değerlendirilmesinin hatalı olduğu, maddi tazminat hesabının genel hükümlere göre yapılması gerektiği, maddi tazminat tutarının 5233 sayılı Kanun kapsamında belirlenmesinin hukuka ve içtihatlara aykırı olduğu, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının düşük olduğu iddialarıyla kararın aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, idarelerinin genel hükümler kapsamında sorumlu tutulabilmesi için olayda kusur/kusursuz sorumluluğunun olması gerektiği, olayın bir terör olayı olduğu, olaya ilişkin istihbari bilgi, belge bulunmadığı, hükmedilen manevi tazminat tutarlarının yüksek olduğu, manevi tazminata idareye başvuru tarihinden itibaren faiz işletilemeyeceği iddialarıyla kararın aleyhe olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı İstanbul Valiliği tarafından, olayda idarenin hizmet kusuru, kusursuz sorumluluk halinin bulunmadığı, olayın terör olayı olduğu ve 5233 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, müteveffa ...'ın ölümünün meydana gelen terör saldırısıyla herhangi bir ilgisinin bulunmaması nedeniyle Zarar Tespit Komisyonu tarafından verilen red kararının hukuka uygun olduğu, hükmedilen maddi tazminata uyuşmazlık tutanağının tebliğ edildiği tarihten itibaren faiz işletilebileceği, 5233 sayılı Kanun'da manevi tazminat düzenlenmediğinden sorumluluklarının bulunmadığı, manevi tazminat miktarının yüksek olduğu, manevi tazminatta temerrüt söz konusu olmadığından faize hükmedilmesinin hatalı olduğu iddialarıyla kararın aleyhe olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı idareler tarafından temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmakta olup davacılar tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ :Temyiz istemlerinin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
A) Temyize konu kararın, esasa ilişkin kısım yönünden incelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, davacılar lehine hükmedilen maddi tazminat tutarına işletilecek yasal faiz başlangıcına ilişkin kısmı dışındaki diğer kısımları usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
B) Temyize konu kararın, hükmedilen maddi tazminatın miktar artırımı suretiyle artırılan kısmına miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği tarihten itibaren yasal faiz işletilmesine ilişkin kısmı yönünden incelenmesi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
2577 sayılı Kanun'un 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, görevli olmayan adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştay’ın içtihatlarıyla kabul edilmiştir.
Kanun'un 16. maddesinin dördüncü fıkrasına █████/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile, “Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” cümlesi; aynı Kanun'un Geçici 7. maddesiyle de, “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dahil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.” cümlesi eklenmiştir.
Aktarılan düzenlemeyle, nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek ve bir defaya mahsus olmak üzere, “süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin” dava dilekçesinde gösterilen tazminat miktarının artırılmasına imkan verilmektedir. Böylelikle, artırılan miktar açısından da dava dilekçesinin verildiği tarihteki hukuksal koşullar geçerli bulunmaktadır.
Yapılan bu açıklamalar karşısında, miktar artırımına ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp mevcut davada talep edilen tazminat miktarının miktar artırım suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu; aksi bir durumun hakkaniyete aykırı olacağı sonucuna varılmaktadır.
Nitekim Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu'nun █████/2025 tarih ve 32872 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan █████/2024 tarih ve E:2021/5, K: 2024/2 sayılı kararıyla da tam yargı davalarında miktar artırımında bulunulması halinde, dava dilekçesinde talep edilen miktara hangi tarihten itibaren faize hükmedilecekse artırılan miktara da aynı tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerektiğine karar verilmiştir.
Bu durumda, miktar artırım dilekçesi ile artırılan tazminat miktarı bakımından da davalı idareye başvurunun yapıldığı █████/2017 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğinden, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasına "... 9.498,125 TL maddi tazminatın 3.000,00 TL'lik kısmının idareye başvuru tarihi olan 21.12.2017 tarihinden, kalan 6.498,125 TL'sinin ise miktar artırım dilekçesinin tebliğ tarihi olan 28.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce yarı yarıya davacılardan ...'a ödenmesine..." ibaresinin "... 9.498,125 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihi olan █████/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce yarı yarıya davacılardan ...'a ödenmesine..." şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, davalı idarelerin temyiz istemlerinin REDDİNE,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtildiği şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!