Danıştay, arazi toplulaştırma işleminin iptali talepli davada, taşınmazı sonradan edinen davacının menfaat ihlali, dava açma ehliyeti ve süre aşımı meselelerini değerlendiriyor.
Özet: Bu hukuki evrakta, arazi toplulaştırma işleminin yapıldığı ve tapuya tescil edildiği tarihte taşınmazın maliki olmayan ve hisseyi bu işlemlerden sonra iktisap eden davacının, söz konusu arazi toplulaştırma işleminin iptali istemiyle açtığı davanın, davacının kişisel, güncel ve meşru menfaat ilgisi bulunmadığı ve/veya süresinde açılmadığı gerekçesiyle reddedilmesine ilişkin alt derece mahkeme kararlarının Danıştay tarafından onanmasıyla, idari işlemlere karşı dava açma ehliyeti ve süre aşımı konularındaki hukuki prensiplerin somut olaya uygulanışı incelenmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : █████████Karar No : █████████ TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av....KARŞI TARAF (DAVALI) :... Müdürlüğü İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:...K...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ:Dava konusu istem: Adıyaman Koçali 2. Kısım Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında, Adıyaman ili, Kahta ilçesi, ... Köyü'nde yer alan ve davacıya ait ... ada ... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasının anılan parsele ilişkin kısmının iptali istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... K:...sayılı kararda; Adıyaman ili, Kahta ilçesi, ... köyü, eski ... ada, ... parsel hakkında yapılan arazi toplulaştırma işlemi neticesinde oluşturulan ... ada, ... sayılı parselin, arazi toplulaştırma işlemlerinin gerçekleştirildiği sırada davacının babası ... ile üçüncü kişiler adına kayıtlı olduğu, arazi toplulaştırma işlemi sonrasında oluşturulan yeni ... ada, ...parsel hakkındaki arazi toplulaştırma işleminin,... tarihli ve ... yevmiye numaralı işlem ile tapu kütüğünün beyanlar hanesine kaydedildiği, arazi toplulaştırma işleminin gerçekleştirilmesinden ve arazi toplulaştırma işleminin taşınmazın tapu kütüğünün beyanlar hanesine kaydedilmesinden sonra ... ada, ... parseldeki davacının babası ...'ye ait hisselerin, █████/2021 tarihinde davacı ...'ye satış yoluyla devredilmiş olduğu; davacının ... ada, ... parselde kayıtlı taşınmaz hakkında gerçekleştirilen arazi toplulaştırma işleminden en geç █████/2021 tarihinde haberdar olmuş sayılması gerektiği ve █████/2021 tarihinden itibaren işleyen 60 günlük genel dava açma süresinin dolmasından sonra arazi toplulaştırma işleminin geri alınması talebiyle idareye yapılan başvurunun, dava açma süresini canlandırmayacağı dikkate alındığında, davacı tarafından █████/2024 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenemeyeceği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, taşınmazın 42 dönüm olarak satın alındığı, daha sonra taşınmazın 19 dönümünün kendi adına, kalan kısmının başka iki kişi adına tescil edildiğinin fark edildiği, açık hatanın giderilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ: ...DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE :2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, iptal davalarının idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı; "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesinin 3. fıkrasında, dilekçelerin görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ve aynı Kanun'un 3 ve 5. maddelerine uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği; "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, davacının, iptali istenen işlem yönünden dava açma ehliyetinin bulunmadığı anlaşıldığında davanın reddine karar verileceği hükümlerine yer verilmiştir.Yukarıda belirtilen mevzuatta düzenlenen menfaat ihlali kavramının yargı kararlarındaki uygulamasında kişisel, güncel ve meşru olması gerektiği kabul edilmekte olduğundan, idari işlemle bu şekilde menfaat ilgisi kurabilenler tarafından işleme karşı iptal davası açılabileceği tabiidir.Dosyanın incelenmesinden, Adıyaman ili, Kahta ilçesi, ... köyü, eski ... ada, ... parsel hakkında yapılan arazi toplulaştırma işlemi neticesinde oluşturulan ... ada,... sayılı parselin, arazi toplulaştırma işlemlerinin gerçekleştirildiği sırada davacının babası ...ile üçüncü kişiler adına kayıtlı olduğu, toplulaştırma sonucu oluşturulan yeni parselin █████/2017 tarihinde tapuda tescilinin yapıldığı, bu şekilde arazi toplulaştırmasına ilişkin işlemler tamamlanarak dava konusu işlemin kesinleştiği, davacının toplulaştırma sonucu oluşturulan ... ada,... parsel sayılı taşınmazı █████/2021 tarihinde satın aldığı, dava konusu toplulaştırma işlemine karşı, uyuşmazlık konusu taşınmazın eski maliki tarafından dava açılmadığı, davacı tarafından ise taşınmazın mevcut durumu kabul edilerek satın alındığı, taşınmazın satın alınmasından sonra da herhangi bir değişiklik yapılmadığı dikkate alındığında, işlemin tesis edildiği tarihte dava açma ehliyeti bulunmayan davacının, taşınmazın satın alınmasından sonra da dava konusu arazi toplulaştırmasının iptalini istemekte, hukuken korunabilir kişisel ve meşru bir menfaati bulunmadığı anlaşılmaktadır.Bu itibarla, süre aşımı nedeniyle davanın reddi yolunda verilen temyize konu İdare Dava Dairesi kararı neticesi itibarıyla usul ve hukuka uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen sebepler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU:Açıklanan nedenlerle;1.Temyiz isteminin reddine,2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E..., K:... sayılı kararının Üye ...ile Üye ...'nin karşı oyu ve oyçokluğuyla yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde kesin olarak karar verildi.(X) KARŞI OY : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin 3. fıkrasında, dilekçelerin görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ve aynı Kanun'un 3 ve 5. maddelerine uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği hükmüne yer verilmiş olup, idari işlemin iptalinde kişisel, güncel ve meşru bir menfaati olan şahıslar, iptal davası açabilececektir.Dosyanın incelenmesinden, Adıyaman ili, Kahta ilçesi, ... köyü, eski... ada, ... parsel hakkında yapılan arazi toplulaştırma işlemi neticesinde oluşturulan ... ada, ... sayılı parselin, █████/2017 tarihinde tapuda tescilinin yapıldığı, davacının toplulaştırma sonucu oluşturulan ... ada, ... parsel sayılı taşınmazı █████/2021 tarihinde satın aldığı, toplulaştırma işleminin iptali istemiyle █████/2024 tarihinde görülmekte olan davayı açtığı anlaşılmaktadır.Taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklarda, işlem tarihinde malikin kim olduğu değil, taşınmaz yönünden hukuka aykırı bir işlem yapılıp yapılmadığının ortaya konulması gerektiği için, en son malikin hukuken korunabilir kişisel ve meşru bir menfaati bulunduğu açıktır. Açıklanan nedenlerle, davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesine dair Dairemiz kararına katılmıyoruz.