Ziynet alacağı davasında, mihir senedindeki boşanma veya ayrılık tarihindeki rayiç değer esas alınması ilkesinin ihlali nedeniyle bölge adliye mahkemesi kararının bozulması.
Özet: Yüksek mahkeme, taraflar arasındaki ziynet alacağı davasında, mihir senedinde boşanma veya ayrılık durumunda ziynet eşyaları ve belirli bir miktar İsveç kronunun, ayrılık ya da boşanma tarihindeki ekonomik değeri üzerinden ödeneceğinin açıkça kararlaştırılmış olmasına rağmen, bölge adliye mahkemesinin bu bağlayıcı sözleşme hükmünü göz ardı ederek farklı tarihler ve değerleme esasları üzerinden karar vermesini, sözleşme serbestisi ilkesine ve hukuka aykırı bularak, öncelikle tarafların fiili ayrılık veya boşanma tarihinin tespit edilmesi ve ilgili değerlerin bu tarihteki rayiç bedeller üzerinden hesaplanarak hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle kararı davalı lehine bozmuştur.

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.DAVA TÜRÜ : Ziynet AlacağıİLK DERECE MAHKEMESİ : Kulu 1. Asliye Hukuk (Aile) MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı vekili tarafından tümü yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Davacı vekılı, dava dilekçesi ile davalı ... ile 2017 yılında evlendiğini, 07.08.2017 tarihli “Mihir Senedi” başlıklı senette yazılı bulunan ziynet eşyası ve 250 bin isveç kronunun davacı ile davalı ...'a kayınpeder ... tarafından bağışlandığını, mihir senedinde de belirtildiği üzere davalı ...'in davacıya bunların yarısını ödemekle yükümlü olduğunu beyanla, senette yazılı olan para ve altınlardan davacının payına düşenlerin bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf itirazının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yerine yeniden hüküm tesisine, davanın kısmen kabulü ile; 1 adet 20... ayar altın set (8.896,80 TL),1 adet 16... ayar üçlü hasır bileklik (kolye, yüzük, küpe) (7.117,44 TL) olmak üzere ziynet eşyalarının bedelleri toplamı olan 16.014,24 TL'nin 2.500,00 TL'sine dava tarihinden, kalanına ıslah tarihi olan 19.09.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya aynen iadesine, 125.000 İsveç Kronu'nun fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının 2.500,00 TL'sine dava tarihinden, kalanına ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının 1 adet 22... gram set takımı ile 22... gram bilezik yönünden fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Somut olayda; taraflar arasında düzenlenen 07.08.2017 tarihli mehir senedinde açıkça;“Boşanma veya ayrılık durumunda ziynet eşyaları ile 250.000 İsveç Kronu’nun, boşanma veya ayrılık günündeki ekonomik değeri üzerinden ödeneceği” kararlaştırılmıştır. Bu açık düzenleme karşısında, sözleşme serbestisi ilkesi gereğince taraf iradeleri bağlayıcı olup, mahkemece öncelikle tarafların fiilen ayrıldıkları veya boşandıkları tarihin tespit edilmesi, akabinde ziynet eşyaları ile İsveç Kronu’nun bu tarihteki rayiç değerleri esas alınarak davacının 1/2 payı yönünden hüküm kurulması gerekmektedir. Ne var ki; Bölge Adliye Mahkemesince, açık sözleşme hükmü göz ardı edilerek, yazılı şekilde hüküm kurulması, taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olduğu gibi hukuka da açıkça aykırıdır. Zira; Mehir senedi özel hukuk sözleşmesi niteliğinde olup bağlayıcıdır, taraflar ödeme zamanını ve değerleme esasını açıkça ayrılık veya boşanma tarihi olarak belirlemiştir ki böyle bir düzenleme varken farklı bir tarihin esas alınması mümkün değildir. Mahkemece sözleşme hükmü değiştirilerek yorum yapılamaz. Bu itibarla; ziynet eşyaları ile İsveç Kronu’nun, tespit edilecek boşanma veya ayrılık tarihindeki değerleri üzerinden hesaplanarak davacının 1/2 payı yönünden hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı erkek yararına BOZULMASINA,Bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.