Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin trafik kazasında %100 kusurlu sigortalının genişletilmiş kasko poliçesinden doğan 73.740 TLlik gerçek zararının sigortacıdan tahsiline dair gerekçeli kararı.
Özet: Özel sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davasında, müvekkiline ait aracın trafik kazasında %100 kendi kusuruyla hasar görmesi üzerine davacının kasko sigortacısı olan davalıdan talep ettiği hasar bedeline ilişkin olarak mahkeme, davalının davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı ve zamanaşımı itirazlarını reddederek, bilirkişi raporuyla 73.740,00 TL olarak tespit edilen gerçek hasar miktarının, sigorta şirketi ile servis arasındaki indirim anlaşmalarının davacıya yansıtılamayacağı gerekçesiyle tazmin edilmesi gerektiği yönünde değerlendirmeler yapmıştır.

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: █████████ Esas - ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye YetkiliT.C. ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : █████████ KARAR NO: ████████HAKİM : KATİP : DAVACI :VEKİLİ :DAVALI :VEKİLİ :DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ..... plakalı araç ile █████/2025 tarihli trafik kazasına %100 kendi kusuru ile sebebiyet verdiğini, bu kaza neticesinde aracısının 73.740,00 TL hasar meydana geldiğini, davalının davacını genişletilmiş kasko poliçesi ile kasko sigortacısı olduğunu, söz konusu zararın davalı tarafından karşılanması gerektiğinden bahisle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1000,00 TL hasar bedelinin davalıdan tahsili ile kendisine verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı .... Sigorta A.Ş. Vekili, cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davacı tarafça haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddinin gerektiğini, davaya konu taleplerin zamanaşımına uğradığını, söz konusu davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, faiz sorumluluklarının bulunmadığını, davacının ödeme beklemeden işbu davayı açtığından bahisle ve dilekçesinde belirttiği diğer nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, trafik kazasından kaynaklı hasar bedeli bedeline ilişkindir. Her ne kadar davalı tarafından davaya konu taleplerin belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceği belirtilmiş ise de; hasar tutarının tespiti uzmanlık gerektirir bir husus olup kusur durumu da yargılamayı gerektirdiğinden davacı tarafından alacak miktarının tam ve net bir şekilde belirlenebilmesi mümkün olmadığından davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuken herhangi bir engel olmamakla birlikte davacı tarafından dava kısmi olarak açılmıştır.Yine davacının zamanaşımına yönelik itirazları da kaza tarihi ve dava tarihi dikkate alınarak kabul görmemiştir. Tarafların Kusur Durumu; Mahkememizce meydana gelen kazada kusur oranının belirlenmesi için dosya Adli Trafik Uzmanlığı olan Makine Mühendisi Bilirkişiye tevdi edilmiş, Mahkememizce alınan █████/2026 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle;".....plaka sayılı araç sürücüsü .....'nın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 46/c ve 84/g maddelerini ihlal etmesi yanı sıra dikkatsizliği ve tedbirsizliği de mevzubahis olduğundan olayın meydana gelmesinde % 100 (Yüzdeyüz) oranında KUSURLU olduğu, ..... plaka sayılı araç sürücüsü .....'ın meydana gelen olayda KUSURUNUN BULUNMADIĞI,"'nın belirlendiği tespit edilmiştir. Hasar Bedeli Yönünden Değerlendirmeler; TBK'nın 49. maddesi gereğince, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. KTK'nın 85/son maddesi kapsamında, araç işleteni de, sürücüsünün kusuru ile verdiği zararlardan kendi zararı gibi sorumlu olduğundan, zarar görenin zararının giderilmesinden sorumludur. Geniş anlamda zararı; "bir kişinin mal varlığında veya şahıs varlığında iradesi dışında meydana gelen eksilme" olarak tanımlamak mümkündür. (Prof. Dr. Fikret Eren, Borçlar Hukuk Genel Hükümler sy. 589, 2020 ) Mal varlığında meydana gelen eksilme ise maddi zarar olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiil neticesinde ortaya çıkan her türlü ekonomik eksilme ve kayıp zarar kapsamına girer. Zarar gören, zarar sorumlusundan karşılanmasını talep edebilir.Davaya konu olayın meydana gelmesinde davacının kusur oranı da göz önünde bulundurularak, kaza nedeniyle söz konusu araçta meydana gelen zarar nedeniyle davacı tarafından katlanılan bedelden 6102 sayılı TTK'nın 1459.maddesi hükmü uyarınca, sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan yararlananın uğradığı gerçek zararı tazminle yükümlü olduğundan davalının bu kapsamda sorumlu olduğu sabittir. Dosyaya alınan bilirkişi raporunda "Meydana gelen olay neticesinde ..... plaka sayılı araçta oluşan hasar tutarının olay tarihi itibariyle KDV Dahil 73.740,00 TL olduğu," tespit edilmiştir. Davalı tarafından müvekkiline yükletilecek miktarda KDV' nin dahil olmaması ve iskonto uygulanması yönünde itirazlarda bulunulmuş ise de; 6102 sayılı TTK'nın 1459.maddesi hükmü uyarınca, sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan yararlananın uğradığı gerçek zararı tazminle yükümlü olup mahkememizce alınan bilirkişi raporunda, hasar bedeli tespit edilirken davalı sigorta şirketiyle servis arasında yapılan anlaşma gereği olduğu ileri sürülen iskonto esas alınarak yedek parça ve işçilik bedellerinin rayiç değerinde indirim uygulanmamıştır. Zira sigorta şirketi ile servisler arasındaki anlaşma ve avantajlardan davacının yararlanması söz konusu olmayacaktır. Yine, 3065 sayılı KDV Kanunu'nun 1.maddesine göre Türkiye'de yapılan sınai, ticari, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyet çerçevesinde, yapılan teslim ve hizmetler katma değer vergisine tabi olduğuna dair hüküm gözetildiğinde davacının aracına verilen zararı gidermek için gerekli onarım, parça ve işçilik hizmeti de anılan yasa gereğince KDV'ye tabi olacağı kuşkusuzdur. Kesinleşen hasar miktarına ilişkin fatura ibraz edilmese dahi, davacı lehine KDV dahil edilerek hasar bedeline hükmedilmesi gerekir. Nitekim Yargıtay 17. HD'nin emsal nitelikteki 13.11.2017 tarihli ve ██████████ Esas-██████████ Kararı, 18.10.2017 tarihli ve ██████████ Esas, █████████ Kararı, 26.10.2015 tarihli ve █████████ Esas, ██████████ Kararı sayılı kararları da bu yöndedir. Ayrıca hüküm altına alınan tazminat miktarına işletilecek faizin başlangıç tarihi yönünden Poliçe ve riziko tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1427/2. Maddesi hükmüne göre; "Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446. maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olacağı belirtilmiş, aynı maddenin 4. bendinde borç muaccel olunca sigortacının ihtara gerek kalmaksızın temerrüte düşeceği belirtilmiştir. (Emsal Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin █████/2017 tarih ██████████ Esas ██████████ Karar, █████/2018 tarih █████████ Esas █████████ Karar) Dava konusu olayda davadan önce zararın tazmini için davacı tarafından davalı sigorta şirketine kazanın █████/2025 tarihinde ihbarı üzerine sigorta şirketinden talep olunan tazminat, 45 günün sona erdiği █████/2025 tarihi itibarıyla muaccel hale gelecektir. (Ankara BAM 21. HD. ████████ E, ████████ K sayılı emsal ilamı) Faiz miktarı olarak ise dava konusu tazminat talebi TTK'da düzenlenen sigorta sözleşmesinden kaynaklandığından ve bu tür sözleşmeler TTK.’nun 3. ve 4. maddeleri hükmü uyarınca, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, mutlak ticari işler kapsamında bulunduğundan, davacı Nitekim Yargıtay 17. HD'nin de 16.05.2018 tarihli ve ██████████ Esas-█████████ Karar sayılı ve ██████████ Esas-█████████ Karar sayılı emsal nitelikteki kararları gereği avans faize hükmedilmesi gerekmiş ise de; davacının talebi ile bağlı kalınarak yasal faize hükmetmek gerekmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalıya yönelttiği taleplerin tarafların kusur durumu ve dosyaya alınan rapor ve kanunun açık hükmü doğrultusunda haklı olduğu, davacının hasar bedeline ilişkin talebinin kabulü gerekmiş, söz konusu alacağa davacının talebi doğrultusunda yasal faiz işletilmiş, davanın kabulü yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca; Davanın KABULÜ İLE;1-73.740,00 TL Hasar Bedelinin davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan █████/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına, 2-Alınması gereken 5.037,18-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 615,40-TL harç ile ıslah harcı olarak yatırılan 1.242,22 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.179,56--TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 615,40-TL peşin harç ve 1.242,22 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.857,62-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesaplanan ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,5-Davacı tarafça yapılan 7.585,80-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE, 7-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 4.600,00-TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.█████/2026Katip .... E-imzalıdır Hakim .....-imzalıdır