11. Ceza Dairesi, sanıkların nitelikli dolandırıcılık ve tehdit suçlarından beraat kararlarını, eylemlerin nitelikli yağma olduğuna kanaat getirerek bozarken, bir sanığın beraatini onayıp diğerinin davasını ölüm nedeniyle düşürdü.
Özet: İstinaf mahkemesi, dolandırıcılık ve tehdit suçlarından verilen beraat kararlarını değerlendirerek, bir sanığın beraatini onarken, yargılama sonrası vefat eden diğer bir sanık hakkındaki davanın düşmesine karar vermiştir; ancak, mağdurun yalnızlığı ve gayrimüslim kimliğini kullanarak, silah göstermek suretiyle taşınmaz devrine zorlama eyleminin nitelikli yağma suçu teşkil ettiği ve suç vasfında yanılgıya düşüldüğü gerekçesiyle iki sanık hakkındaki beraat hükümlerinin bozulmasına hükmetmiştir.
11. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : ████████ E. ████████ K.
SUÇLAR: Kamu kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, tehdit (değişen suç vasfı itibarıyla nitelikli yağma)
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz taleplerinde açıkça sanık ... hakkında temyiz istemlerinin bulunmadığının belirtilmesi karşısında sanık ...'in temyiz incelemesinin kapsamı dışında olduğu tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A-) Sanık ... Hakkında Verilen Beraat Hükümlerine İlişkin, Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; C bendinde açıklanan gerekçe ile yağma suçuna dönen suç vasfı gözetilerek inceleme yapılmış, zamanaşımının gerçekleşmediği belirlenmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, Mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçların sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B-) Sanık ... Yönünden;
Sanığın UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 09.10.2018 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, kamu davalarının 5237 sayılı TCK'nın 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu, bu itibarla katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davalarının ölüm nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
C-) Sanıklar ... ve ... Verilen Beraat Hükümlerine İlişkin, Katılan Vekili ve Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemleri Yönünden;
Sanıkların katılanı, oğluyla birlikte yalnız yaşayan gayrimüslim bir şahıs olmasına dayanarak, kendisine ve oğluna bir zarar vereceklerinden bahisle birden fazla kişi tarafından birlikte hareket ederek, ölen sanık ...'ın çantasının ağzı açık vaziyette içerisinde silahı görünecek şekilde katılanı ikna etmek için konuşmaya geldikleri, neticesinde katılanın korkarak taşınmazını temyiz dışı sanık ...'e devrettiği, satış bedelini yahut taşınmazın tescilini geri alamadığı olayda;
Sanıkların eylemlerinin bir bütün halde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 149/1-a,c maddeleri uyarınca nitelikli yağma suçunu oluşturacağı ve atılı suçun sübut bulduğu gözetilmeden, suç vasfında ve delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde nitelikli dolandırıcılık ve tehdit suçlarından ayrı ayrı beraat hükümleri kurulması,
Yasaya aykırı; katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
30.03.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!