Haksız tutukluluk nedeniyle kamu görevlisinin açtığı tazminat davasında, Bölge Adliye Mahkemesinin maddi ve manevi tazminat miktarını hatalı hesaplaması üzerine Yargıtay tarafından verilen bozma kararı.
Özet: Kamu görevlisi olup terör örgütü üyeliği suçundan 458 gün haksız tutuklu kaldıktan sonra beraat eden ve bu süreçte mesleğinden ihraç edilen davacının açtığı tazminat davasında, ilk derece ve bölge adliye mahkemelerinin hükmettiği maddi ve manevi tazminat miktarlarının hatalı olduğu gerekçesiyle Yargıtay, maddi tazminatın asgari ücret üzerinden ve belirli bir dönem için, manevi tazminatın ise hakkaniyet ölçütlerine göre yeniden belirlenmesi gerektiğini ifade ederek bölge adliye mahkemesi kararını bozmuştur.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/ 3906 E., 2022/ 87 K.DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminatHÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız tutukluluk nedeniyle 200.000,00 TL maddi, 400.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 19.349,46 TL maddi ve 43.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen tazminat miktarlarının yetersiz olduğuna, maddi tazminatın davacının ihraç edilmeden önce aldığı son maaşı üzerinden hesaplanması gerektiğine ve saire ilişkindir.Davalı vekilinin temyiz istemi; davanın reddi gerektiğine, hükmedilen tazminatların fazla olduğuna, lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.III. DAVANIN KONUSUİlk Derece Mahkemesince; tazminat talebinin dayanağı olan Mersin 7. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ Esas-████████ sayılı ceza dosyası kapsamında; davacının terör örgütüne üye olma suçundan 27.08.2016- 28.11.2017 tarihleri arasında 458 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat kararının █████/2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme şerhli beraat kararının davacıya tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin mahsuba konu yapılmadığı ve infaz gördüğü, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu, kamu görevlisi olarak çalışan davacının tutuklu iken 07.01.2017 tarihinde ihraç edildiği anlaşılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından; maddi tazminatın ihraç tarihinden itibaren hesaplanması gerektiği, manevi tazminatın fazla olduğu gerekçeleri ile hükmün maddi tazminata ilişkin kısmının ''15.033,90 TL'' faiz başlangıcının ihraç tarihi olan ''07.01.2017'' olarak, manevi tazminata ilişkin kısmının '' 40.000,00TL'' vekalet ücretinin '' 6.810,00 TL'' olarak değiştirilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.IV. GEREKÇE VE KARARYapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin ve davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;1- Kamu görevinden 07.01.2017 tarihinde tarihinde tutuklu iken ihraç edilen davacının, son maaşını aralık 2016 tarihinde aldığı, maddi kaybının 15.01.2017 tarihinden başlayacağı gözetilerek, bu tarihten tahliye tarihi olan 28.11.2017 tarihine kadar geçen süre için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarı üzerinden hesaplanan ''14.670,16 TL'' maddi tazminatın 15.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine hükmedilmesi gerekirken davacı lehine yazılı şekilde maddi tazminata ve faize hükmedilmesi, 2- Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.04.2026 tarihinde karar verildi.