Özel hastanede COVID-19 tedavisi gören murisin mirasçılarının SUT kapsamında ücretsiz sağlık hizmeti talebi ile hastanenin icra takibi ve alacak davası arasındaki hukuki ihtilaf.
Özet: Bu hukuki evrak, özel bir hastanenin Kovid-19 tanılı hastanın aile talebi üzerine başka bir hastaneden kendi bünyesine transferi ve tedavi hizmetleri karşılığında alacak talebiyle başlattığı icra takibine mirasçıların itiraz etmesi ve akabinde mirasçıların Sağlık Uygulama Tebliği uyarınca Kovid-19 tedavisinin acil hal kapsamında olması nedeniyle ücretsiz olması gerektiğini ileri sürerek ödenen miktarın iadesini talep etmesiyle başlayan hukuki uyuşmazlığı konu almaktadır. İlk derece mahkemesi, bilirkişi raporları ve dosya kapsamına göre, miras bırakanın Kovid-19 tedavisinin SGK tebliği doğrultusunda acil hal kapsamında olduğunu tespit etmiştir.
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

SAYISI : ████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı/birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili; davalıların murisi ...'in covid nedeniyle tedavi gördüğü ... Hastanesi'nden 18.02.2021 tarihinde yakınlarının talebi doğrultusunda, 112 Komuta Kontrol Merkezi olmaksızın, müvekkili şirketin ambulansı ile müvekkili şirkete ait hastaneye transfer edildiğini, müteveffanın müvekkil şirkete ait hastanede tedavi gördüğünü, tedavi sürecinde vefat ettiğini, davalıların murisinin müvekkili şirketten aldığı bu sağlık hizmetine ilişkin fatura düzenlendiğini, müteveffa ...'in mirasçılarına karşı icra takibi başlattığını, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu, yapılan itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve icra takibinin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacılar vekili; müvekkillerin murisi ...'in Covid-19 hastalığına yakalandığı, davalı Kurumda tedavi gördüğünü, tedavi gideri olarak iki ayrı fatura düzenlendiğini toplamının 295.000,00 TL olduğunu, 200.000,00 TL kadarını ödediklerini, Sağlık Uygulama Tebliğinde (SUT) 09.04.2020 tarih ve 31094 Sayılı Resmi Gazete ile değişiklik yapılarak Covid 19 pandemisinin acil hal kapsamına alındığını, her türlü tedavi işlemlerinin ücretsiz yapılacağının kararlaştırıldığını, SUT'ta yapılan değişiklik nedeniyle müvekkile uygulanan tedaviye yönelik tüm işlemlerin ücretsiz olması gerektiğini ileri sürerek, belirsiz alacak davası olarak fazla yapılan ödemenin net olarak hesaplanması durumunda ileride arttırılmak üzere 10.000,00 TL alacağın ödemenin yapıldığı tarihten itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 14.03.2023 ıslah dilekçesi ile alacağı artırarak 200.000,00 TL alacağın ödemenin yapıldığı tarihten itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalılar vekili; zamanaşımı ve yetki itirazında bulunduklarını, SUT'un (1.9.3.) maddesine 09.04.2020 tarih ve 31094 sayılı Resmi Gazete ile ilave ücret alınmayacak sağlık hizmetlerine "Pandemi süresince pandemi olgularının tanı ve tedavileri," eklendiğini, Covid-19 pandemisinin "Acil Hal" kapsamına alınarak Covid-19 pandemisine ilişkin her türlü tedavi işlemlerinin ücretsiz yapılacağının kararlaştırıldığını, müvekkillerinin murisi ...'in Covid-19 teşhisi ile ... Hastanesinde tedavi gördüğünü, görülen tedavinin acil hal kapsamında yer alan hallerden tamamen ücretsiz olduğunu savunarak, davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
2.Birleşen davada davalı vekili; müteveffa ...'in Covid 19 nedeni ile ... Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tedavi görmekteyken ve ilgili hastanede yoğun bakım ünitesinde herhangi bir sıkıntı yaşanmazken, ... mirasçısı olan davacıların müvekkile başvurması neticesinde talep üzerine, müvekkile ait ambulansla yine müvekkile ait hastaneye sevk edildiğini, verilen hizmetin SGK'ya fatura edilme olanağının bulunmadığını, davacıların SGK kapsamında olmayan hizmeti tercih ettiklerine dair yazılı ve sözlü beyanda bulunduklarını müteveffanın görmüş olduğu tedavi sonrasında vefat ettiği, uygulanan tedavi hizmetlerinden ötürü 30.03.2021 tarihli 95.000,00 TL tutarlı ve 30.03.2021 tarihli ve 200.000,00 TL tutarlı faturaların tanzim edildiğini, faturalar karşılığında müvekkilin alacaklarından ötürü 200.000,00 TL tutarın müvekkile ödendiği, ödemeye itiraz edilmediğini, 95.000,00 TL tutarındaki alacağın ise müvekkile halen ödenmediği, bu alacak için davacı tarafa karşı ... 4.İcra Müdürlüğünün █████████ E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibinin başlatıldığı, davacının borca ve yetkiye itiraz ettiği, bu itirazın iptali talebiyle ... 1. Tüketici Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, alacağın tam ve kesin olarak belirlenebildiğini, belirsiz alacak davası açılmasının mümkün bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan 19.04.2023 tarihli ve 11.03.2023 tarihli bilirkişi raporları ile asıl dosya davacısı ... hastanesinin sunduğu tanı/tedavi evraklarında asıl dosya davalıları/birleşen dosya davacılarının murisinin Covid-19 kapsamında tedavi gördüğü , tedavi içeriklerinin SGK tebliğ doğrultusunda acil hal kapsamında olduğu ve hastane tarafından uygulanan tedavi kapsamında tedavi görenlerden/mirasçılarından ücret tahsilinin yapılamayacağı hususunda kanaat oluştuğu, fatura içeriklerinde bulunan ve acil hal kapsamına alınmayan 30.03.2021 tarihli, 19.752,10 TL ve 16.892,82 TL 'lik kısımlar için yapılan değerlendirmede, hastane tarafından sunulan belge ve tedavi evraklarında asıl dava davalıları /birleşen dava davacılarının Covid 19 kapsamında yoğun bakımda tedavi gördüğü gerek SGK Sağlık Uygulama Tebliğinde ilave ücret başlıklı (1.9.1) ve (1.9.3) maddeleri kapsamında yoğun bakım hizmetlerinde refakatçi hizmeti uygulaması bulunmadığı halde asıl dava davalılarına oda ve refakat hizmetleri başlığı altında ilave ücret düzenlemesi yapıldığı, 26.10.2023 tarihli hastane cevabında asıl dava davalılarına oda tahsisi yapıldığı, bu hususta bilgilendirildikleri ve yazılı onaylarının bulunduğu konusunda olumlu cevap verilmediğinin görüldüğü, asıl dava/birleşen davaya konu 30.03.2021 tarihli iki adet faturada murisin tedavi ve yatışına ilişkin alacak kalemlerinin acil hal kapsamında olduğundan davalılar/birleşen dava davacılarına fatura edilemeyeceği, acil hal kapsamı dışındaki oda ve refakat hizmetleri başlığı altında ilave ücretlerin gerek murisin yoğun bakımda tedavi gördüğü , gerek hastane cevabına göre bilgi ve yazılı onay ile mirasçılara ayrıca bir oda tahsisi yapılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine, birleşen dava yönünden davacıların davalı hastaneye hakkı olmayan bir ücreti fatura karşılığı ödediği ve bu ödemenin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi gerekeceğinden ıslah ile talep edilen miktar da nazara alındığı gerekçesiyle, 200.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı/birleşen dava davalısından alınarak birleşen dava davacılarına verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı/birleşen dava davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Covid-19 virüsünün Türkiye'de ilk görüldüğü tarih olan 11.03.2020 tarihinden itibaren Sağlık Bakanlığı tarafından Covid-19 tanısı almış vakaların tedavi sürecinin yapılmış olduğu hastanelerin “Pandemi Hastanesi” kapsamına alındığı, sağlık kurumlarına müracaat eden hastaların, Covid-19 tanısı kesinleşinceye kadar Sağlık Bakanlığı hastaneleri, Devlet ve Vakıf Üniversitesi hastaneleri ile tüm özel sağlık kuruluşlarınca kabul ve tedavi süreçlerinin yapılmasının zorunlu tutulduğu, 09.04.2020 tarihinden itibaren Sosyal Güvenlik Kurumu SUT'ta gerekli değişiklikler yapılarak pandemi süresince pandemi olgularına yönelik tanı ve tedavilerin acil hal kapsamına alındığının anlaşıldığı, davalılar/birleşen dava davacıların murisi ...'in ... İl Sağlık Müdürlüğü ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Covid-19 viral pnömonisi nedeniyle yatarak tedavi gördüğü sırada Yoğun Bakım Ünitesine alınması gerektiği, davacı hastane'nin özel ambulansla 112 sevk prosedürleri takip edilmeksizin murisin hastaneye getirilerek tedavisine başlandığı 14.03.2021 tarihinde yapılan tedavilerin netice vermemesi üzerine " Septisemiler, diğer Viral pnömoni, diğer Covid-19" tanılarıyla vefat ettiği, davalılar murisi ...'in hastanenin yoğun bakım ünitesinde enfeksiyon hastalıkları bölümünde 18.02.2021 – 14.03.2021 tarihleri arasında Covid - 19 PCR (+) viral pnömonisine bağlı solunum yetmezliği tanısıyla tedavi gördüğünden, tedavi içeriği pandemi süresince pandemi olgularına yönelik tanı ve tedavileri acil kapsamında bulunduğu, Covid-19 hastalığına dair 09.04.2020 tarihinde SGK özelge yayınlanarak hastalığın acil hal kapsamına alındığı, murisin hastaneye her ne şekilde gelmiş olursa olsun- Yoğun Bakım Ünitesinde tedavi altına alınmış olduğu ve pandemi sürecinde olduğu için acil halinin devam ettiğinden, davacı şirketin Covid 19 pandemisi kapsamında davalıların murislerine uygulanan tüm tedavi ve pandemiye yönelik ilaçların ücretsiz olduğu, Covid -19 tedavisinde yatarak tedavi gördüğünden ambulans hizmetinin de zorunlu olup acil hal kapsamında kaldığı, yine oda ve refakatçi hizmet bedeline dair fatura düzenlenmiş ise de murisin yoğun bakımda tedavi gördüğü, oda ve refakat hizmeti verildiğinin, bu hizmet için mirasçıların bilgilendirilerek onay alındığının usulune uygun delillerle ispat edilmediğini, diğer yandan davalıların murisinin tedavi hizmeti sırasında, miras bırakanın yakını tarafından imzalanan yatışı taahhütnameleri düzenlenmiş ise de uygulanan tedavinin Covid-19 tedavisini içerdiğinden bu hizmetler yönünden bedeller alınamayacağı gerekçesiyle; davacı/birleşen dava davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı/birleşen dava davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı/birleşen davada davalı vekili;Mevcut sağlık sistemi hastaları acil halde sağlık hizmetinden mahrum bırakmamayı amaçladığı için acil hal düzenlemesi altındaki hizmetleri ücretsiz verdirdiğini, Hastanın tedavi gördüğü Covid-19 hastalığı acil hal kapsamına alınmış bir hastalık olduğunu, hastanın ilk müracaat ettiği hastane müvekkil hastane olsaydı bu hizmet ücretsiz olacağını, davacı, müvekkil hastaneye ekonomik gücüne güvenerek ve ambulans naklini organize ederek özel isteği ile geldiğini Devletin herkesin istediği gibi tercihen hastane değiştirmesini amaçladığını ve bunu ücretsiz sağladığını düşünmek hukuki ve mantıklı bir yaklaşım olmadığını, müvekkil hastane tarafından hastalara sunulan tedavi hizmeti her ne kadar kamu hizmeti niteliği taşısa da hastanın kabulüyle birlikte hastayla özel sağlık kurulusu arasında bir sözleşme akdedildiğini,bilirkişilerin değerlendirmesi, hasta ve hastane konumundaki tarafların aynı yöne yönelmiş özgür iradesiyle kurulan sözleşmeye devletin dışarıdan ölçüsüz müdahalesini ve bu müdahaleyle sözleşme şartlarının tamamen müvekkil hastane aleyhine olacak şekilde yorumlanmasını meşrulaştırmadığını, Hukuk güvenliği ilkesini zedeleyen bu yaklaşımın iyiniyet ve dürüstlük kurallarıyla da bağdaşmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki sağlık hizmeti ilişkisinden kaynaklı yapılan tedavi bedellerinin tahsiline dayalı başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, birleşen dava ise, ödenen bedelin istirdadına ilişkindir.
Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle 09.04.2020 tarihli ve 31094 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ” ile 24.03.2013 tarihli ve 28597 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan SUT'un (1.7) numaralı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “(*) Acil tanımı "Acil hal; ani gelişen hastalık, kaza, yaralanma ve benzeri durumlarda olayın meydana gelmesini takip eden ilk 24 saat içinde tıbbi müdahale gerektiren durumlar ile ivedilikle tıbbi müdahale yapılmadığı veya başka bir sağlık kuruluşuna nakli halinde hayatın ve/veya sağlık bütünlüğünün kaybedilme riskinin doğacağı kabul edilen durumlar ile pandemi süresince pandemi olgularına yönelik tanı ve tedavileri kapsamaktadır. Bu nedenle sağlanan sağlık hizmetleri acil sağlık hizmeti olarak kabul edilir." şeklinde değiştirildiği, aynı tebliğin 2. maddeinde; (1.9.3.) numaralı maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi " SUT eki EK-2/G Listesinde yer alan işlemler,” şeklinde değiştirilerek aynı fıkraya, (k) Pandemi süresince pandemi olgularının tanı ve tedavileri,” eklenerek aynı fıkranın sonuna “ile bu işlemlere ilişkin sunulan sağlık hizmetlerinden.” ibaresi eklenmiştir.
Bu durumda, pandemi süresince pandemi olgularına yönelik tanı ve tedavilerin acil hal kapsamına alındığının anlaşılmasına göre, davacı/birleşen dava davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!