Yargıtay 12. Ceza Dairesinin, haksız gözaltı ve tutukluluk sonrası koruma tedbirleri tazminatı davalarına ilişkin istinaf kararı temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle talep edilen maddi ve manevi tazminat davasına ilişkin temyiz incelemesini konu almakta olup, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi tarafından kısmen kabul edilen tazminat miktarlarına yönelik yapılan temyizde, davalı tarafın temyiz başvurusu hükmedilen tazminatın yasal kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle oybirliğiyle reddedilirken, davacı tarafın tazminatların yetersiz olduğu ve ek giderlerin karşılanması gerektiği yönündeki temyiz istemi ise değerlendirmeye alınmış, ancak metin bu noktada kesilmiştir.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
DAVA: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM: İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde davacı vekili bakımından 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, davalı vekili bakımından hükmün kesin nitelikte olduğu tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 28,796.22 TL maddi ve 750.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 9.329,74-TL. maddi tazminatın █████/2016 tarihinden itibaren, 15.000,00-TL. manevi tazminatın █████/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen tazminatların yetersiz olduğuna, ceza evi harcamaları ve posta masraflarının maddi tazminat kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine ve saire ilişkindir.Davalı vekilinin temyiz istemi; davanın reddine karar verilmesi gerektiğine ve saire ilişkindir.III. DAVANIN KONUSUİlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ esas ve ████████ karar sayılı ceza dosyası ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgüte üye olma suçundan 18.08.2016- 09.07.2017 tarihleri arasında 264 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda atılı suçtan beraatine karar verildiği, beraat kararının 02.01.2019 tarihinde kesinleştiği, gözaltı- tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı-tutukluluk süresinin mahsuba konu yapılmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu, kamu görevlisi olarak çalışan davacının tutuklu iken 19.09.2016 tarihinde ihraç edildiği, 14.10.2016 tarihinde kadar kesintili de olsa maaşını almaya devam ettiği ve aldığı bu maaşların o tarihlerdeki asgari ücretin üzerinde kaldığı, bu nedenle 14.10.2016 tarihine kadar (dahil) alamadığı maaşlarından kaynaklı bir maddi zararının bulunmadığı belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından; hüküm fıkrasının (I) numaralı bendinde manevi tazminat miktarı olarak yazılı "15.000,00" ibaresinin çıkartılması ve yerine "22.000,00" ibaresinin yazılması; hüküm fıkrasının (II) numaralı bendinde maddi tazminat miktarı olarak yazılı "9.329,74" ibaresinin çıkartılması ve yerine "9.333,29" ibaresinin yazılması; vekalet ücretine ilişkin (IV) numaralı hüküm fıkrasında yazılı "2.919,57" ibaresinin çıkartılması ve yerine "3.759,99" ibaresinin yazılması sureti ile istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.IV. GEREKÇE VE KARARTebliğnamede davalı vekilinin temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararda isabetsizlik bulunmadığı ibaresinin sehven yazıldığı, dosya içeriğinde davalı vekilinin temyiz isteminin reddine ilişkin ek karar bulunmadığı anlaşılarak yapılan incelemede;A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak; karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 78.630 TL olması, davacı lehine hükmedilen tazminat miktarının 31.333,29 TL olması nedeniyle davalı açısından hükmün kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen temyiz sınırı ve hükmedilen tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 298 nci maddesinin birinci fıkrası gereği,, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.04.2026 tarihinde karar verildi.