Tapusuz taşınmazın zilyetlikle kazanımı davasında Yargıtay, önceki kararı yeterli inceleme yapılmadığı gerekçesiyle bozarak, kapsamlı hava fotoğrafı ve çoklu bilirkişi incelemesi ile keşif yapılmasını emretti.
Özet: Kadastro dışı bırakılan tapusuz bir taşınmazın, davacının kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiasıyla adına tescili talebine ilişkin bu davada, mahkemenin zilyetlikle kazanım şartlarının oluştuğuna dair kararı, yapılan inceleme ve araştırmanın yetersiz bulunması nedeniyle bozulmuştur; doğru sonuca ulaşmak için Hava Fotoğrafı Genel Müdürlüğünden geçmişe dönük hava fotoğrafları getirtilmesi, jeodezi-fotogrametri, ziraat ve fen bilirkişileri ile yaşlı yerel bilirkişi ve tanıkların katılımıyla yeniden keşif yapılması, taşınmazın evveliyatı, niteliği, imar-ihya durumu ve zilyetlik koşullarına dair detaylı ve çelişkileri gideren raporlar alınması gerektiği vurgulanmıştır.
1. Hukuk Dairesi         ███████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : ███████ E., ████████ K.
Mahkeme kararı davalı Hazine vekili ile davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan taşınmaz 1972 yılında yapılan kadastro sırasında tespit harici bırakılmıştır.
Davacı ...; kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmaz bölümleri hakkında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiasına dayanarak adına tescil istemiyle dava açmıştır.
Davalı Hazine; davanın reddi ile taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemenin davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişkin kararının davacı vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince, ziraat ve jeolog bilirkişi raporunda (A) ve (B) ile gösterilen taşınmazların tespitinde tereddüt oluştuğuna, harita bilirkişi raporundaki harflendirmeye uygun rapor alınması gereğine değinilerek karar bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda zilyetlikle kazanım şartlarının davacı lehine oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince, hava fotoğrafı incelenmesi ve yeniden keşif yapılmasına değinilerek karar bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda zilyetlikle taşınmaz edinme koşulları davacı lehine oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan Fen Bilirkişisi ... 'ın 04.07.2024 tarihli fen bilirkişisi raporu ile 16.06.2025 tarihli fen ek bilirkişi raporunda (K) harfi ile gösterilen 22.864,74 metrekare tescil harici boşluk yerin tapusunun iptali ile davacı adına tesciline, (A) harfi ile gösterilen yer yönünden davanın reddi ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
Mahkemece zilyetlikle kazanım şartları davacı lehine oluştuğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma hükme yeterli değildir.
Hâl böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle, Harita Genel Müdürlüğünden taşınmazın bulunduğu yeri de gösteren ve dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesi dönemlere ilişkin en az 3 adet hava fotoğrafı getirtilmeli, daha sonra jeodezi-fotogrametri mühendisi bilirkişi, üç kişilik ziraatçı bilirkişi kurulu, fen bilirkişisi ve usulüne uygun seçilmiş mümkün olduğunca yaşlı yerel bilirkişiler ve tanıkların katılımı ile oluşturulacak yeni heyet beraberinde keşif yapılmalı ve yapılacak bu keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmazın öncesi itibariyle kime ait olduğu, kimden kime ne zaman ve ne şekilde intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri hangi tasarruflarla zilyet edildiği, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği, edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı, davacının taşınmazda hangi gerekçeyle tasarrufunun bulunduğu ve varsa davacının zilyetliğini kim vasıtasıyla ne şekilde sürdürdüğü, zilyetliğin fasılalı olup olmadığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalıdır.
Ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini, ne şekilde imar ve ihya edildiğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, taşınmaz üzerindeki bitki örtüsü, taşınmazın tarıma elverişliliği, taşlılık, tuzluluk, alkalilik, eğim ve erozyon gibi tarımsal faaliyete engel teşkil edecek olumsuzlukların bulunup bulunmadığı hususlarında önceki ziraatçi bilirkişi raporlarını da irdeler şekilde toprak yapısı, eğimi, bitki deseni, taşınmazın imar-ihyasının tamamlanıp tamamlanmadığı, nizalı taşınmazların tamamının eğim yahut taşlılık sorununun olup olmadığını belirleyen rapor alınmalı; zeminin toprak yapısının işlenmek suretiyle pulluk tabakasına ulaşıp ulaşmadığı saptanmalı; taşınmazın dört bir yanını gösterecek şekilde fotoğraflar da raporda değerlendirilmelidir.
Jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiden uydu ve hava fotoğraflarında taşınmazın niteliğini, imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, zilyetliğe ara verilip verilmediğini belirten rapor düzenlemesi istenilmeli; fen bilirkişisinden keşfi takibe imkan verir ve uygulanan komşu kayıtların kapsadıkları alanları gösterir şekilde krokili rapor aldırılmalı; tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmelidir.
3402 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca davacı, babası ve mirasçıları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği Tapu Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulup varsa taraf oldukları dava dosyaları getirtilmeli, aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma Ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip Kanun'un getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanmalı; bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilip, sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Kabule göre de Mahkemece yazılı şekilde davanın kabulü ile çekişmeli taşınmazın davacı adına tesciline hükmedilmiş ise de dava konusu taşınmazın yörede yapılan kadastro sırasında tespit harici bırakıldığı, bilahare imar planı kapsamına alınarak tapuya tescil edildiği belirlendiği halde imar planına isabet eden parseller yönünden mükerrer nitelikte tescil kararı verilmesi ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2024/1-529 Esas, ████████ Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere dava dışı 3. kişiler lehine tescil edilen imar parselleri yönünden şartları oluşmuş ise ancak mülkiyetin tespitine hükmedilebileceği yönü üzerinde durulmaması isabetsizdir.
Davalı Hazine vekilinin açıklanan nedenlerden ötürü yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz isteminin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Peşin alınan harcı istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, Dosyanın Van 10. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!