Düğün günü nişanı haksız yere bozan erkeğin kusuruyla kişilik hakları ihlal edilen kadının manevi tazminat talebinin reddinin haksız bulunarak bozulması kararı.
Özet: Nişanın haksız yere bozulması davasında, davalı-davacı erkeğin düğün arifesinde nişanı tek taraflı ve haksız olarak bozmasıyla, davalı-davacı kadının kişilik haklarının ihlal edildiği tespit edilmiştir; bu nedenle, önceki mahkeme kararında reddedilen kadının manevi tazminat talebinin, hakkaniyete uygun bir ödenek sağlanması gerektiği belirtilerek bozulmasına, erkeğin diğer tüm temyiz itirazlarının ise reddedilerek bölge adliye mahkemesi kararının bozma kapsamı dışındaki kısımlarının onanmasına hükmedilmiştir.
2. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 56. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
DAVA TÜRÜ: Nişanın Bozulması Nedeniyle Tazminat ve Hediyelerin İadesi - Karşı Dava Olarak Nişanın Bozulmasından Kaynaklanan Maddi ve Manevi Tazminat
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 13. Aile Mahkemesi
SAYISI : █████████ E., ███████ K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- davalı erkek vekili tarafından katılma yoluyla iadesine karar verilen hediye ziynetlerin değeri ve faiz hükmü kurulmaması, hediyelerin iadesi talebinin reddedilen kısmı, reddedilen manevi tazminat talebi ve vekâlet ücreti yönünden; davalı-davacı kadın vekili tarafından ise manevi tazminat talebine yönelik karşı davanın reddi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davacı- davalı erkeğin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2.Davalı- davacı kadının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 121 inci maddesine göre, nişanın bozulması yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir. Bilindiği üzere; manevi tazminat, haksız bir eylemin yarattığı üzüntünün, duyulan elem ve acıların giderilmesini amaçlayan bir ödencedir. Manevi zarar, mal varlığına dokunmayan, yaşam, sağlık, namus, sır, aile mahremiyeti gibi mal varlığı harici varlıklarda meydana gelen azalma olup, bu zarar manevi tazminatla giderilmeye, azaltılmaya çalışılmıştır. Bir nişanın bozulmasının, taraflarda değişik şiddet ve ölçülerde de olsa üzüntü yaratması ve menfaatleri haleldar etmesi doğaldır. Doğal olan bu üzüntü ve menfaat ihlali manevi tazminata esas alınmaz. Ne var ki, davacı nişanın bozulması nedeniyle, fahiş bir zarara uğramış ve bu nedenle kişilik hakları da saldırıya uğramış ise bu durumun ispatı halinde manevi tazminata hükmedilebilir. Buna göre somut olayda, tarafların 26.07.2020 tarihinde evlenmek üzere gün aldıkları ve 25.07.2020 tarihinde de kına gecesi düzenledikleri, kına gecesi esnasında erkeğin eline de altın konma konusunda taraflar arasında tartışma yaşandığı, ertesi gün kız tarafı o gün olan düğünün hazırlığı içinde iken erkeğin caydığı ve bu durumu telefonla " ben evlilikten korkuyorum, yapamayacağım" diyerek kız tarafına düğüne gelmeyeceğini bildirdiği ve böylece nişanı haksız olarak bozanın erkek tarafı olduğu anlaşılmaktadır. Erkeğin düğün günü olan bu söylemleri kadının kişilik haklarını ihlal sonucunu doğurur, Mahkemece tazminatın niteliği de gözetilerek hakkaniyete uygun, ceza niteliğine bürünmeyen, aynı zamanda zenginleşme aracı olmayacak ölçüde manevi tazminata karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının manevi tazminat talebinin reddi yönünden kadın yararına BOZULMASINA,
2.Davacı-davalı erkeğin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden Özlem'e iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden İbrahim'e yükletilmesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!