Bakırköy Ticaret Mahkemesinde görülen haksız fiil tazminat davasında, taraflar arası protokol ihlaliyle ödenmeyen vergi ve SGK borçlarının tahsili, hile iddiaları ve istinaf sonrası bilirkişi raporu ışığında yeniden değerlendirme süreci.
Özet: Taraflar arasında imzalanan protokol gereği davalıların üstlendiği ancak ödemediği vergi ve SGK prim borçlarının tahsili amacıyla açılan haksız fiil kaynaklı tazminat davasında; davalılar protokolün hile veya cebirle yapıldığını iddia ederek borcu reddetmiş, mahkeme ise bilirkişi raporları ışığında davacının söz konusu alacak talebini kısmen kabul etmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas (eski esas: ████████)KARAR NO : ████████DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2015KARAR TARİHİ : █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı ile davalı arasında 24.06.2014 tarihinde protokol imzalandığını, bu protokole göre davalıların ... adına 24.06.2014 tarihine kadar tahakkuk eden vergi ve SGK pirim borçlarının tamamını (taksit ile ödeyecek ise son taksit ödeme süresinin sonuna kadar tahakkuk edecek olan borç dahil) ve iş davalarına mahsuben toplam 30.000 TL ödemeyi kabul ve taahhüt ettiklerini, davalıların protokol gereği iş davalarına mahsuben yapılacak ödemeyi yapmış olup protokolü kısmen ifa etmiş olduklarını, ancak protokolün 3. Maddesi A bendinde kararlaştırılan .... adına 24.06.2014 tarihine kadar tahakkuk etmiş olan SGK prim ve Vergi borçlarını ödemediklerini, davalıların ödeme ihtarlarına “Taraflar arasındaki protokolün hile ve muvazaa sonucu yapıldığı iddia edilerek protokolün feshedildiği belirtilmiş ve protokolün ilgili maddesinin ifa edilmeyeceği” bildirildiklerini, davalıların protokolü hile sonucu imzaladıklarını iddia ettiklerini ancak bu hileli davranışın ne şekilde gerçekleştiği konusunda açıklamada bulunmamış olduklarını, yukarıda açıklanan nedenler ile davanın “Belirsiz Alacak Davası” olarak kabulüne, davalıların ödemesi gereken SGK prim borcu ve vergi dairesine olan borcun tespitine ve borç miktarının davalılardan alınarak Vergi dairesi SGK müdürlüğüne ödenmesine, davalıların taşınır ve taşınmaz malvarlıkları üzerinde İhtiyati Tedbir konulmasına ve dava konusunun Gaziosmanpaşa SGK müdürlüğü, Küçükköy Vergi Dairesi müdürlüğüne ihbarına karar verilmesi talep edilmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacı tarafların hak ve alacak talebine gerekçe olarak gösterilen protokolde kendisi ile birlikte taraf olan oğlu ....'nın davaya her hangi bir sıfatla dahil edilmediğini, protokol tarafı olan ...’ nın dahil olması veya dava konusunda davacıya süre verilerek dava şartlannın tamamlatılmasınm sağlanmasını, davacının açmış olduğu davada talebe ilişkin bütün konuların 24.06.2014 tarihli protokolde açıkça belirgin olduğunu, bu nedenle davacının dava türü konusundaki belirleme ve taleplerine itiraz ettiklerin, bununla birlikte davacının talepleri kapsamında zamanaşımı, takas ve mahsup ilk itiraz ve defî ileri sürdüklerini, davacı tarafından beyan edilen 24.06.2014 tarihli protokolün, davalının borçları sebebiyle davalı şirketin mallarının haczedilmesi ve bu nedenle şirketin çalışamaz hale gelmesi ve bu olumsuz durumun ortadan kaldırılması için imza altına alınan bir protokol oduğunu, davacının borçları nedeniyle Bakırköy ... icra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış ve davalı şirket ile aynı adreste faaliyet gösteren davacıya çıkarılan tebligatın davalının faaliyet adresine tebliğ olduğunu, davacının kötü niyet ile davalıya sunmuş olduğu makine ve teçhizatın haczedilmesini sağlamış ve bu baskı ile davalıya bir kısım borçlarını ödetmeye çalıştığını, davaya konu borçlar incelendiğinde gerek vergi dairesi gerekse SGK prim borçlarından davacının sorumluluğu olduğunu, davacının talepleri kabul edilmemekte ve itiraz etmekle birlikte her ne kadar davacı .... ve ... protokolde müteselsiz kefil olarak değerlendirilerek davaya dahil etmişse de Borçlar Hukuku kapsamında belirlenen şekil şartlarına uygun olarak oluşturulmayan bir müteselsil kefalet şeklinin kabul edilmesinin olanaksız olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.Mahkememizce, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı istinaf kaldırma ilamına göre yapılan yargılama sonucu davanın Kısmen Kabulüne dair verilen .... Esas - ... Karar sayılı kararının taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin █████/2025 tarih ... E.- .... K. Sayılı ilamı ile, "...İlk derece mahkemesince alınan █████/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda, davacının 24.06.2014 tarihine kadar tahakkuk etmiş olan vergi borç aslının 109.143,92 TL olduğu, vergi gecikme zammının 21.636,21-TL TL olduğu, toplam vergi borçlarının gecikme zammı dahil 130.780,13 TL olduğu; davacının 24.06.2014 tarihine göre SGK'ya ödenmeyen borçlarının; 86.061,25 TL prim borç aslı 16.061,25 TL prim gecikme zammı olmak üzere 102.592,26 TL olduğu, 6.569,90 TL işsizlik primi borç aslı 1.262,44 TL gecikme zammı olmak üzere 7832,34 TL olduğu, 1.773,00 TL idari para cezası borç aslı olduğu, 511,70 TL damga vergisi borç aslı 118,72 TL gecikme zammı olmak üzere 630,42 TL olduğu, toplam prim, işsizlik primi, idari para cezası ve damga vergisi borç aslının 94.915,85 TL olduğu, bu borçlara ilişkin gecikme zammının 17.912,17 TL olduğu, 24.06.2014 tarihine göre toplam borç aslı ve gecikme zamları toplamının 112.828,02 TL olduğu tespit edilmiştir.Davacı tarafça SGK ve vergi borçlarının güncel tutarının ödenmesine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüştür. Davalı şirket, ... işletmesinin █████/2014 tarihine kadar olan tüm vergi ve SGK prim borçlarını ilgili kurumlara ödemeyi yükümlenmiştir. Protokolle anılan borçların davalı tarafından ödenecek olması davacının alacaklı kurumlara karşı sorumluluğunu sona erdirmediğinden vergi ve prim borçlarının █████/2014 tarihinden sonraki faizinden davacı sorumludur.Taraflar arasındaki protokolde açıkça vergi ve prim borçlarının .... Kauçuk San. ve Tic. Ltd. Şti., .... ve ... tarafından ödeneceği düzenlenmiş olup, borçtan davalılar .... ve ....'da sorumludur. Bu nedenle davalı tarafın kefalete ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekili ile davalılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği, ilgili İstinaf ilamının taraf vekillerince temyiz edildiği anlaşılmıştır. Temyiz incelemesei sonucunda; Yargıtay ... Hukuk Dairesinin █████/2026 tarihli .... esas, ... karar sayılı ilamı ile, "1.Taraflar arasında imzalanan protokole göre SGK ve vergi borçlarından davalıların sorumlu olduğu hükmüne göre ödenmesi gereken meblağın davalılardan tahsili ile ilgili kurumlara yatırılması talep edilmiş ise de söz konusu borçlarla ilgili ilgili kurumlar tarafından davacıya muacceliyet ya da ödeme ihtarı gönderilmediği gibi dava tarihinde davacının ilgili kurumlara ödemek zorunda kaldığı bir borcun bulunmadığı, davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı hususu gözetilerek davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru bulunmayarak, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.2.Bozma sebebine göre davalılar vekilinin sair, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harçlarının istekleri hâlinde ilgililere iadesine, 12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. " şeklinde Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına dair karar verildiği, temyiz incelemesi sonrası mahkememize gönderilen dosyanın eldeki esasa kaydı yapıldığı anlaşılmıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, taraflar arasında imzalanan protokol uyarınca davalıların ödemeyi taahhüt ettikleri SGK prim borçları ve vergi borcunun tespit edilerek borcun davalılardan alınarak vergi dairesi ve SGK müdürlüğüne ödenmesine karar verilmesi talebine ilişkindir.Mahkememizce, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı istinaf kaldırma ilamına göre yapılan yargılama sonucu davanın Kısmen Kabulüne dair .... Esas ... Karar sayılı kararı ile karar verildiği, verilen söz konusu kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edildiği ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin █████/2025 tarih ... Esas ... Karar Sayılı ilamı ile mahkememizin .... Esas .... Karar sayılı kararının, " ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekili ile davalılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine" şeklinde karar verilmek suretiyle istinaf denetiminden geçmiş olduğu anlaşılmıştır. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... HD'nin söz konusu .... Esas, ... Karar sayılı kararının bu kez taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin █████/2026 tarihli .... esas, ... karar sayılı ilamı ile ;" İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, " şeklinde bozma kararı verildiği ve dosyanın mahkemize gönderildiği anlaşılmıştır. Yargıtay ilamı uyarınca verilen bozma ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiş olup, buna bozma ilamında da belirtildiği üzere, davacı tarafça, taraflar arasında imzalanan protokole göre SGK ve vergi borçlarından davalıların sorumlu olduğunun kararlaştırıldığı ve buna göre ödenmesi gereken meblağın davalılardan tahsili ile ilgili kurumlara yatırılması talep edilmiş ise de söz konusu borçlarla ilgili ilgili kurumlar tarafından davacıya bir muacceliyet ya da ödeme ihtarı gönderilmediği ve dava tarihinde davacının ilgili kurumlara ödemek zorunda kaldığı bir borcun da bulunmadığı dolayısıyla davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı anlaşıldığından davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM;Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,1-Davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile REDDİNE,2 -Alınması gereken 732,00-TL karar harcından dava açılırken yatırılan 4.269,38-TL mahsubu ile fazlaca alınan 3.537,38-TL harcın davacıya geri verilmesine,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,4-Davalılar davada kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki bulunan AAÜT uyarınca dava değeri üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalılara verilmesine, 5-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davalılar vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026 Katip .... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır