Sanığın hırsızlık suçundan mahkumiyetine yönelik tüm temyiz itirazlarının, 2. Ceza Dairesi tarafından hukuka uygun bulunarak reddi ve hükmün onanması.
Özet: Sanık müdafiinin, hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet kararını; savunma hakkının kısıtlandığı, delillerin usulüne uygun sunulmadığı ve tartışılmadığı, gece vaktinde işlenme unsurunun somut delilsiz sadece ikrara dayandırıldığı, müdafiisiz savunmaya itibar edildiği ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığı gibi gerekçelerle temyiz etmesi üzerine Yargıtay, bölge adliye mahkemesinin kararında hukuka aykırılık ve isabetsizlik bulunmadığını, sanığın temyiz sebeplerini yerinde görmediğini belirterek hükmün onanmasına karar vermiştir.
2. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

B O Z M A Ü Z E R İ N E

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Her ne kadar Tebliğname'de sanığın temyiz istemine ilişkin görüş bildirilmiş ise de, sanığın içeriği itibariyle bilgi talebine ilişkin 10.06.2025 tarihli dilekçesinde mahkûmiyet kararına yönelik temyiz isteminin bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Bölge Adiye Mahkemesince sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğuna, bozma ilamı uyarınca sanığın müdafii eşliğinde tekrar savunması alınarak duruşmada anlatılması zorunlu belge ve tutanakların anlatılmadığına, rapor, belge ve diğer yazıların okunmadığına, sanığın sorgusundan delillerin ortaya konulması aşamasına geçilmediğine ve delillerin tartışılmadığına, duruşmaya getirilmemiş ve müdafii ile sanığın huzurunda tartışılmamış delillere dayanıldığına, sanıktan kendisini savunmak için bir istemde bulunup bulunmayacağının sorularak bulunacaksa neden ibaret olduğunun bildirmesinin istenmediğine ve savunma hakkının kısıtlandığına, hırsızlık fiilinin gece meydana geldiğine dair herhangi bir hukuka uygun elde edilmiş somut ve destekleyici delil bulunmamasına rağmen salt ikrara dayalı şekilde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 143. maddesinin uygulanmasının hukuka ve usule aykırı olduğuna, kaldı ki müdafiisiz savunmasına itibar edilemeyeceğine, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamış olmasının hukuka aykırı olduğuna, teyplerin hasarlı olduğuna dair şüpheden uzak somut delil bulunmadığına, teyplerin hasarlı olduğunun bilirkişi marifetiyle ortaya konulması ya da sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanması gerektiğine, atılı suçun oluşumuna imkan verecek maddi ve manevi unsurların söz konusu olmadığına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2/h, 143. maddeleri uyarınca belirlenen 7 yıl 6 ay hapis cezasında, aynı Kanun'un 43. maddesi gereğince 1/4 oranında artırım yapılırken 8 yıl 16... gün yerine 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilmiş ise de sonrasında aynı Kanun'un 62. maddesinin uygulanması ile sonuç cezanın doğru belirlenmesi karşısında bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz isteminin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan karara yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Antalya 27. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!