Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi Kararı: Şirket hisse devri karşılığı arsa tescilinin yapılmaması ve alacak talebi uyuşmazlığına ilişkin.
Özet: Davacı, AVM inşaatı sırasında yaşadığı finansal zorluklar nedeniyle davalı ile şirket hisselerinin %50sini belirli bir miktar para ve davalıya ait bir taşınmaz karşılığında devretme konusunda anlaştığını, kendi üzerine düşen hisse devri yükümlülüğünü yerine getirmesine ve para ödemesinin tamamlanmasına rağmen, davalının anlaşma gereği devretmesi gereken taşınmazı tescil etmeyerek kendisini zarara uğrattığını ve ayrıca teminat olarak verilen %19luk şirket hisselerinin de iade edilmediğini belirterek tapu iptali ve tescil ile alacak talebiyle dava açmıştır.

T.C.
KAYSERİBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ6. HUKUK DAİRESİESAS NO: █████████ KARAR NO: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2026ESAS NO: ████████KARAR NO: ████████DAVANIN KONUSU: Tapu İptali Ve Tescil,alacakİSTİNAF KARAR TARİHİ:█████/2026İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ:█████/2026Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2026 tarih ve ████████ Esas ████████ Karar sayılı ilamına karşı ,davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in uzun yıllar yurtdışında yaşadıktan sonra memleketine dönmeye karar vermesi üzerine, Kayseri ilinde bir yatırım yapmak istediğini, ...tarihinde eşi ... adına da küçük bir hisse tescil ederek, Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğünde ... sicil nolu ... Limited Şirketini kurduğunu, ... tarihinde şirketin tür değişikliğine giderek anonim şirkete çevrilerek ünvanının ... A.Ş. Olduğunu, şirket üzerinden bir kısım işler yaptıktan sonra AVM yatırımına karar verdiğini, ... yılında şimdiki adıyla ... olarak bilinen AVMyi yapmak üzere AVM arsasının sahibi olan... Müdürlüğü ile kira anlaşması yaparak AVM inşaatına başlandığını, inşaat ruhsatının gecikmesi nedeniyle inşaata gecikme ile başlandığını, araya pandeminin girmesi ile sürecin daha da uzadığını, inşaat sektöründe maliyetlerin artması ve enflasyon nedeni ile inşaat sürecinin müvekkilinin düşündüğü bedeli aşmaya başladığını, bunların üzerine yönetmelik değişikliği ile inşaat alanının 28.000 m2den 52.000 m2ye çıkarıldığını, bütün bu olumsuzlukların üst üste gelmesi ile tüm çevresinden borç almak ve kredi çekmek zorunda kalarak AVM inşaatı için düşündüğü bedelin çok üzerinde 15 Milyon Eurodan fazla para harcayan müvekkilinin inşaat tamamlamak ve AVMyi açmak için zorlandığını, kalan giderleri karşılayamaz duruma geldiğini, müvekkilinin, inşaatın tamamlandığı AVMnin açılışına yakın bir zamanda davalı ... ile tanıştığını, davalının müvekkiline destek olabileceğini, bedelini ödeyerek şirkete ortak olabileceğini belirttiğini, inşaatı tamamlamak için zor durumda olan, AVM'nin açılması için başka çaresi kalmayan müvekkilinin, davalının teklifini kabul etmek zorunda kaldığını, şirketin %50 hissesinin, 4.500.000 Euro ve davalıya ait olan Kayseri İli, ... İlçesi, ... Mah. ...Ada ... parselde kayıtlı taşınmaz karşılığında, davalıya veya göstereceği 3. kişilere devir edileceğinin kararlaştırıldığını, ... Eylül ayında yapılan bu sözleşme taraf arasında yapılan 02.06.2023 tarihli protokol ile yazılı hale getirildiğini, davalının, 4.500.000 Euro bedeli kısım kısım ödediğini ve şirket hisselerinin %50si ... ve göstermiş olduğu diğer 3. Kişilere (%20 ..., %20 ..., %10 ...) ... yılı Ekim ayında devir edildiğini, ancak hisse bedellerinin karşılığı olan Kayseri İli, ... İlçesi, ... Mah. ... Ada ... parselde kayıtlı taşınmazın müvekkili adına tescil edilmediğini, Kayseri 8. Noterliği ... tarihli ...yevmiye nolu ihtarnamesi ile taşınmazın devri talep edilmişse de ihtarnameye cevap verilmediği gibi, taşınmaz devrinin de gerçekleştirilmediğini, borcunu ödemek için zor durumda olan ve borcundan kurtularak, teminat olarak vermiş olduğu %19 oranında hissenin kendisine iade edileceği inancı ile şirketten olan alacağını geçmiş tarihli olarak şirket ortaklarına temlik eden müvekkiline, anlaşma uyarınca teminat olarak verilen %19 oranında hisselerin de iade edilmediğini, Kayseri 8. Noterliği ... tarihli ...yevmiye nolu ihtarnamesi ile şirket hisselerinin de iadesi talep edilmişse de bu taleplerinin karşılıksız kaldığını, davalı ile yapılan protokolde tahkim şartı kararlaştırılmışsa da taşınmazın tesciline ilişkin yapılan anlaşmalarda tahkim şartının geçersiz olduğunu, bu nedenle mahkemenin görevli olduğunu, taşınmazın aynına ilişkin yapılan adi yazılı sözleşmelerin kural olarak geçersiz ise de edimlerin büyük bir kısmının yerine getirilmesi halinde, bu tür sözleşmeler de geçerli kabul edildiğini, hisse satış sözleşmesi ile arsa ve 4.500.000 Euro bedel karşılığında şirket hisselerinin devredileceğinin kararlaştırıldığını, müvekkili tarafından hisse devir yükümlülüğünün yerine getirildiğini ancak davalı tarafça hissenin karşılığı olan arsanın müvekkiline devredilmediğini, bu nedenle müvekkilinin zarara uğradığını, 02.06.2023 tarihli protokolden anlaşılacağı üzere şirket hisselerinin %50sinin devri için arsa yanında kararlaştırılan 4.500.000 Euro aşağıdaki tarih ve tutarlarda olmak üzere şekilde müvekkiline ödendiğini, protokol gereği verilen 2.000.000 Euro borcun sona erdiğini, ...'ye teminat olarak devir edilen %19 oranında şirket hissesinin müvekkiline iadesi gerektiğini, ihtarname ile hisselerin devri hususunda davalıya ihtarda bulunulmuşsa da hisselerin iade edilmediğinden iş bu davayı açma zorunluluğu oluştuğunu, herhangi bir nedenle şirket hisselerinin tescilinin mümkün olmaması halinde müvekkilinin uğramış olduğu zararın tazmini için karar tarihine mümkün olan en yakın tarihte tespit edilecek %19 oranında ... A.Ş. hisse bedelinin davalıdan alınarak müvekkiline verilmesi talepleri olduğunu, taşınmaza ilişkin olarak; öncelikle dava süresi boyunca taşınmazın 3. Kişilere devredilmemesi için, Kayseri İli, ...İlçesi, ... Mah. ... Ada ... parselde kayıtlı taşınmaz üzerine, devrin engellenmesine yönelik ihtiyati tedbir konulmasına, müvekkili adına kayıtlı ... A.Ş.ye ait %50 oranında hisselerin karşılığında verilmesi gereken Kayseri İli, ... İlçesi, ... Mah.... Ada... parselde kayıtlı taşınmazın müvekkil adına tesciline, Taşınmazın tescilinin mümkün olmaması halinde, terditli olarak müvekkilin uğramış olduğu zararın tazmini için karar tarihine mümkün olan en yakın tarihte tespit edilecek taşınmaz bedelinin şimdilik belirsiz alacak olarak 50.000 TLsinin, ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine, %19 oranında şirket hissesine ilişkin olarak; Öncelikle dava süresi boyunca şirket hisselerinin 3. Kişilere devredilmemesi için, davalı ... adına kayıtlı ... A.Ş.ye ait %19 oranında hisse üzerine, devrin engellenmesine yönelik ihtiyati tedbir konulmasına, Protokol gereği verilen 1.937.898,81 Euro borç, muvafakatnameler ile müvekkil tarafından ödenmiş olduğundan davalıya teminat olarak verilen ... A.Ş.ye ait %19 oranında hissenin müvekkili adına tesciline, herhangi bir nedenle şirket hisselerinin tescilinin mümkün olmaması halinde müvekkilin uğramış olduğu zararın tazmini için karar tarihine mümkün olan en yakın tarihte tespit edilecek %19 oranında ... A.Ş. hisse bedelinin şimdilik belirsiz alacak olarak 50.000 TLsinin, ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan alınarak tarafımıza ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DAVALI VEKİLİ'NİN İLK DERECE MAHKEMESİNE SUNMUŞ OLDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE:Yetki ve görev itirazında bulunduğunu, davacının, dava dilekçesinde kendisinin davalı müvekkili ile ortak olduğu ... Ticaret’inden 78.234.001,19-TL alacaklı olduğunu, bunun 1.937.898.81- Euro’sunu sermaye artırımı için ortaklara temlik edildiğini kalan kısmın davalı müvekkili ...’ye borcuna karşılık ödendiğini dolayısıyla 02.06.2023 tarihli protokolden dolayı borcu olmadığı ve kendisine protokolde verilmesi taahhüt edilen %19 hissenin ve gayrimenkulün devrini talep ettiğini, taraflar arasında akdedilen 02.06.2023 tarihli protokolde taraflara yükletilen sorumlulukları yerine getirmediğini, dava dilekçesinin başında maddi sıkıntıda olduğunu bu yüzden ortak olduğunu iddia eden davacının hem ortaklara borç verip hem ortağına borçlu olması bu yüzden hisseleri devretmesi kabul edilebilir olmadığını, davacı tarafından müvekkiline gönderilen ... tarihli Kayseri 7. Noterliğinin ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile (ihtarname içeriğini kabul etmemekle beraber), davacı protokole ve işbu davaya konu hisse devrine ilişkin olarak hisse devri için gerekli bedeli ödemeye hazır olduğunu bildirdiğini ve bu tarihten sonra bu bedeli herhangi bir şekilde ödemesinin de söz konusu olmadığını, davacının 02.06.2023 tarihinden önce %19 luk hisse bedelini ödedi neden 22.09.2023 tarihli Kayseri 7. Noterliğinin ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile ödemeye hazır olduğunu bildirdiğinin açıklanması gerektiğini, bu bağlamda davacının bu tarihten önce herhangi bir bedel ödemediğini, bizzat davacı tarafından noter kanalı ile yapılan bildirim ile yani yazılı delil ile ispat edildiğini bu nedenle açılan davanın reddi gerektiğini, taraflar arasında akdedilen protokolde davacıya hisse bedelinin ödenmesi için 30.09.2023 tarihine kadar süre verildiğini, sonrasında 30.09.2023-31.03.2024 tarihleri arası için de %7 faiz oranı ile yine devir hakkı tanındığını, lakin davacı tarafından 31.03.2024 tarihine kadar herhangi bir ödeme yapılmadığından davacının bu hakkının hâlihazırda protokol gereği sona erdiğini, yine aynı protokolün 5 maddesinde davacı 01.10.2022 tarihi itibariyle davalı Müvekkil ...’ye aylık ödeme garantili 2.000.000 TL kira garanti etmiş olup şirket bu bağlamda müvekkile 36.000.000 TL borçlu olduğunu belirterek tahkim şartı itirazımızın kabulü ile mahkemenin yetkisizliğine karar verilmek suretiyle iş bu davanın usulden reddine, mahkemenin tahkim şartı itirazımız yönünden aksi kanaatte olması halinde; dosyaya gelen müzekkere cevapları doğrultusunda her iki tarafın hem sözleşme hem dava tarihinde tacir olmadığının gözetilerek görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olacağından görevsizlik karar verilmesini, Mahkemenin aksi yönde kanaati olması halinde davacının dava değerinin belirli olması nedeniyle davacıya harcın tamamlanması için süre verilmesini ve dava değerinin iki milyon euro karşılığı Türk Lirası olması bu bedelinde Bir milyon Türk Lirası yasal sınırın çok üstünde olması nedeniyle basit yargılama usulü kararından ön inceleme duruşmasında dönülerek yazılı yargılama usulüne karar verilmesini ve miktar nedeniyle heyete devredilmesini, usule ilişkin itirazlarımızın Mahkemece reddedilerek işin esasına girilmesi halinde (yazılı yargılamaya ilişkin itiraz delil ve beyan da dahil tüm hukuki haklarımız saklı kalmak kaydıyla ) davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda "...Somut olayda her ne kadar terditli talep usulden reddedilmiş olsa da, mahkeme davacının asıl talebi yönünden davanın esasına girerek nihai bir değerlendirme yapmış ve esastan ret kararı vermiştir. Uyuşmazlığın asıl kısmı esastan karara bağlandığı için, sadece usulden ret durumlarında uygulanan maktu ücret kuralı bu dosyada geçerli olmaz. Bu nedenle, davalı taraf vekili için davanın harca esas değeri (...) üzerinden nispi vekâlet ücreti hesaplanması ve buna hükmedilmesi gerekmektedir.1-Davanın reddine..." dair karar verilmiştir. Bu kararı davacı vekili süresinde istinaf etmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinden özetle; protokol konusu borç alacağın temliki ve muvaffakatnameler ile sona erdiğini, taraflar arasında protokol haricinde bir borç ilişkisinin bulunmadığını, temlik işleminin bu protokolden doğan borca ilişkin olduğunun aşikar olduğunu, ticari defter ve kayıtların borcun tasfiyesi noktasında kesin delil niteliğinde olduğunu ancak bu hususta eksik inceleme yapıldığını, ispat yükünün yerel mahkemece hatalı dağıtıldığını, mahkemenin ihtarname yorumunda hukuki hayata düştüğünü, müvekkili tarafından gönderilen ihtarname borç kararının olmadığını, edimlerin büyük oranda ifası karşısında şekil eksikliği savunması hakkının kötüye kullanımı teşkil ettiğini, ahde vefa ilkesi gereğince protokol hükümlerinin aynen ifasının zorunlu olduğunu, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının istinafen incelenerek kaldırılmasını, müvekkili tarafından edimlerin büyük oranda ifa edilmiş olması ve borcun muvafakatnamelerle tasfiye edildiği gerçeği karşısında davalarının kabulünü, davalı adına kayıtlı Kayseri İli ... İlçesi, ... Mah. ...Ada, ... Parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini, tescilin mümkün olmaması halinde güncel rayiç bedelinin tazminat olarak davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin istinafa cevap dilekçesinden özetle; davacı tarafın istinaf başvurusunun reddini, yerel mahkeme kararının onanmasını, istinaf yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:Uyuşmazlığa konu somut olayda, davacının şirketteki bir kısım hisselerinin davalı yana devri karşılığı davacı yana verilmesi kararlaştırıldığı ileri sürülen taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, mümkün olmazsa en yakın tarihteki güncel bedelinin davalıdan tahsiline ve yine davalıdan alınan borca teminat olarak verilip de davalı adına kayıtlı bulunduğu iddia edilen bir kısım hisselerin davacı adına tesciline karar verilmesi istenmiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; davcının dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddialarına, davalının cevap dilekçesindeki savunmalarına, toplanan delillere, davacının Kayseri 7. Noterliğinin ... tarihli ve ... numaralı ihtarındaki beyanlarının kendisini bağlayacak mahiyette olmasına, ilk derece mahkemenin somut olaya yönelik kanıtları takdirinde ve hukuki ilişkiyi nitelendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına, istinaf edilen kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere göre davacı vekilinin yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin hiç birinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı taraf vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.Yukarıda belirtilen gerekçelerle ve HMK'nın 355. Maddesi gereğince istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda davacı vekilinin söz konusu istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilerek davacı vekilince yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin istinafa konu edilen █████/2026 tarih ve ████████ E. - ████████ K. sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf eden davacıdan alınması gereken 732-TL istinaf karar ve ilam harcının davacı tarafça peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcı giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde , 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. █████/2026