Yargıtay 11. Ceza Dairesinden banka araçlı nitelikli dolandırıcılık suçunda mahkûmiyetin onanması ve resmi belgede sahtecilikte zamanaşımı nedeniyle düşme kararı.
Özet: Yüksek mahkeme, sanığın banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararını, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygunluğu, toplanan delillerle eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptanması ve suç vasfının doğru belirlenmesi gerekçeleriyle onamış; ancak resmi belgede sahtecilik suçunda, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar olağanüstü dava zamanaşımının dolması nedeniyle bu suçtan verilen mahkumiyet kararını bozarak kamu davasının düşmesine karar vermiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ E. ███████ K.SUÇLAR: Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilikHÜKÜMLER : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düşmeYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A-) Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden;Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafi ve sanığın eşinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B-) Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden:Sanığa yüklenen "Resmi belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 20.02.2007 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık müdafi ve sanığın eşinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 30.03.2026 tarihinde karar verildi.