11. Ceza Dairesi, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet kararını, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada uzlaşma sağlanamaması üzerine oy birliğiyle onadı.
Özet: Sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün temyiz incelemesinde, suçun uzlaşma kapsamında olmasına rağmen uzlaşmanın sağlanamadığı, bozma ilamına uyularak yargılama yapıldığı ve yargılama sürecinde usul ve kanuna aykırılık tespit edilmediği belirtilerek, hükmolunan adli para cezasının infazı aşamasında ilgili yasal değişikliklerin gözetilmesi gerektiği vurgulanmak suretiyle, sanık müdafiinin temyiz itirazları reddedilerek hükmün oybirliğiyle onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ E. ████████ K.SUÇ: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmaHÜKÜM : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığın üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı,Bozma üzerine yapılan yargılamada, bozma ilamına uyulup uyulmadığı hususunda bir karar verilmemesine rağmen, bozma ilamının gerekleri yerine getirilmek suretiyle temyize konu hükmün kurulduğu belirlenerek yapılan inceleme neticesinde;Hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesinde, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesiyle yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,30.03.2026 tarihinde karar verildi.