6. Ceza Dairesi, silahla tehdit ve şantaj suçlarından verilen mahkumiyetleri onarken, vekalet ücreti belirlemesindeki hukuki hataları düzeltti ve yeniden yargılama gereksiz bulundu.
Özet: İlk derece mahkemesinin sanık hakkında silahla tehdit ve şantaj suçlarından verdiği beraat kararı, istinaf mahkemesince kaldırılarak sanığın mahkûmiyetine hükmedilmiştir; temyiz incelemesinde Yargıtay, sanığın eylemi gerçekleştirdiğine dair mahkûmiyet kararının esas yönünden hukuka uygun olduğunu tespit ederken, istinaf mahkemesinin vekâlet ücretine ilişkin kararında hukuka aykırılık bulunduğunu, özellikle kendini vekille temsil ettiren katılımcı kuruma vekâlet ücreti hükmedilmesi gerekirken bu konuda eksiklik yapıldığını ve farklı aşamalar için ayrı ayrı vekâlet ücreti belirlenmesinin hatalı olduğunu belirterek, yargılamayı gerektirmeyen bu aykırılığı düzelterek sanıktan katılımcı kurum lehine maktu vekâlet ücreti ödenmesine karar vermiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.SUÇLAR : Silahla tehdit, şantajHÜKÜMLER : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanmasıYapılan ön inceleme neticesinde, hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk derece Ankara 73. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit, silahla tehdit ve şantaj suçlarından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir. B. İstinaf Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 03.06.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvuruları neticesinde, sanık hakkında verilen beraat kararlarının, 5271 sayılı Kanun'un 280/2. maddesi uyarınca kaldırılmasına, sanık hakkında, silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106/2-a ve 53. maddeleri uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına; şantaj suçundan 5237 sayılı Kanun'un 107/1, 43, 52... . maddeleri uyarınca 2 Yıl 6 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz İstemiSanığın temyiz istemi, suçu işlemediğine, müsnet suçları işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli delilin bulunmadığına, katılanın tehdit edilmediğini beyan ettiğine, hakkında verilen cezanın hukuka aykırı olduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.Katılan Kurum Vekilinin Temyiz İstemi Katılan kurum vekilinin temyiz istemi, sanığın atılı suçları işlediğinin sabit olduğuna, katılanın iftirada bulunmasını gerektirecek herhangi bir bilgi veya bulgunun dosyaya yansımadığı göz önüne alındığında, sanık hakkında verilen hakkaniyete aykırı hükmün kaldırılarak, sanığın indirim hükümlerinin uygulanmaması suretiyle, en üst hadden cezalandırılması gerektiğine, katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... katılan kurum vekilinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak, Bölge Adliye Mahkemesince, '... ... ve ... lehine takdir ve tayin edilen ilk derece aşaması için (9.200,00) TL, istinaf aşaması için (10.200,00 ) TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak eşit olarak katılanlara ödenmesine' şeklinde karar verildiği anlaşılmakla, ... lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, hukuka aykırı şekilde hem ilk derece mahkemesinde hem de Bölge Adliye Mahkemesinde yapılan yargılamaya ilişkin ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmiş olması hukuka aykırı bulunmuş ve bu aykırılığın düzeltilmesi mümkün görülmüştür. Ayrıca, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/1.maddesinde yer verilen; “Kamu davasına katılma üzerine, mahkûmiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan kurum lehine vekalet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ve bu aykırılığın düzeltilmesi mümkün görülmüştür. III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle, katılan kurum vekili ile sanığın temyiz istemleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanun’un 303/1-h bendi uyarınca hüküm fıkrasına;“Katılan kurumun kendisini vekille temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 10.200 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan kuruma verilmesine" ibaresinin eklenmesi ile hüküm fıkrasının vekalet ücretine ilişkin kısmının '... ... ve ... kendilerini vekille temsil ettirdikleri anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 10.200 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılanlara verilmesine' şeklinde düzeltilmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 73. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,18.02.2026 tarihinde karar verildi.