Silahlı terör örgütü üyeliğinden beraat eden davacının haksız gözaltı ve tutukluluk tazminatında, Bölge Adliye Mahkemesinin eksik manevi tazminat hükmü Yargıtayca usuli kazanılmış hak gözetilerek bozuldu.
Özet: Haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle açılan tazminat davasında, ilk derece mahkemesince kısmen kabul edilen maddi tazminat talebinin reddi ve 100.000 TL manevi tazminatın kabulüne ilişkin karar, bölge adliye mahkemesince manevi tazminatın 40.000 TLye düşürülerek istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddedilmesi üzerine, davacının temyiz başvurusu sonucunda Yargıtay tarafından, gözaltı ve tutukluluk süreleri için ayrı ayrı manevi tazminat belirlenmesi ve hükmedilen miktarın davacının sosyal ve ekonomik durumu ile tutukluluk süresi gibi kriterlere göre hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olmaması gerekçeleriyle, davacı lehine usuli kazanılmış hak teşkil eden mevcut miktar korunarak hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminatDAVA TARİHİ : 19.06.2019HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle ve davacı vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, işin esasına geçildi;I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı, tutukluluk ve adli kontrol nedeniyle 500.000,00 TL maddi ve 1.000.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alındığı 03.07.2017 tarihinden işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile maddi tazminatın reddine ve 100.000,00 TL manevi tazminatın 04.11.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının manevi tazminatın 40.000,00 TL'ye indirilmesi ve değişen vekalet ücretinin 6.000,00 TL nispi olarak düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınce davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacının zararının hükmedilen tazminattan çok daha fazla olduğuna, davacının maddi zarara uğradığına ve maddi tazminat talebinin kabulüne, hükmedilen manevi tazminatın az olduğuna, dava dilekçesinde belirtilen tazminat miktarına hükmedilmesine ilişkindir.III. DAVANIN KONUSUİlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ Esas - ████████ Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 04.11.2016-28.11.2016 tarihleri arasında 24 gün gözaltında kaldığı ve adli kontrol ile serbest bırakıldığı, 28.12.2016 -23.11.2017 tarihi arasında ise 330 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraat kararı verildiği, beraat hükmünün 26.04.2019 tarihinde kesinleştiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.IV. GEREKÇE VE KARARYapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;1-Davacının, 04.11.2016-28.11.2016 tarihleri arasında 24 gün gözaltında kaldığı, 28.12.2016 -23.11.2017 tarihi arasında ise 330 gün tutuklu kaldığı, bu suretle her bir dönem için ayrı ayrı manevi tazminat miktarları belirlenmesi gerekirken, gözaltı ve tutukluluk sürelerinin tamamı üzerinden manevi tazminata hükmolunması, Kabul ve uygulamaya göre de; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle hükmün yalnızca davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olması nedeniyle bu hükümle verilen manevi tazminat miktarı ve buna ilişkin faiz başlangıç tarihinin davacı lehine usuli kazanılmış hak teşkil edeceği gözetilerek davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.04.2026 tarihinde karar verildi.