Silahlı terör örgütü üyeliği davasında, soruşturma savcısının istinaf mahkemesinde hakim olarak görev almasıyla oluşan usul hatası ve ankesörlü/sabit hat aramalarına ilişkin delillerin yetersiz araştırılması nedeniyle mahkumiyetin bozulması.
Özet: Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkûmiyet kararının temyiz incelemesinde, bir cumhuriyet savcısının soruşturma aşamasında görev aldığı dosyada daha sonra istinaf mahkemesinde üye hakim sıfatıyla yer alarak kanuna aykırı bir mahkeme teşekkülüne yol açıldığı ve terör örgütü üyeliğini ispatta önemli delil olan ankesörlü/sabit hat aramalarına ilişkin delillerin toplanmasında eksiklikler bulunduğu; özellikle yeni HTS raporlarının değerlendirilmemesi, ardışık aranan diğer şahısların beyanlarının alınmaması ve ülke genelindeki ankesör/büfe raporlama modülünün (ATAÇ programı) etkin kullanılamaması nedeniyle yeniden araştırma, sorgulama ve bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği tespit edilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : ████████ E., ████████İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 14. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : ████████ E., ███████ K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM : TCK’nın 314/2; 3713 sayılı Kanun’un 5/1; TCK’nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. 5235 sayılı Kanu'nun 33. maddesi gereğince adli yargı ilk derece mahkemelerince verilen ve kesin olmayan hüküm ve kararlara karşı yapılacak başvuruları inceleyip karara bağlamakla görevli olan bölge adliye mahkemelerinin, adli yargı ilk derece mahkemelerine ve sulh ceza hakimliklerine nazaran yüksek görevli mahkeme olduğunda tereddüt bulunmamasına, 5320 sayılı Kanun'un 11. maddesinin 5271 sayılı Kanun'un 23/2. maddesinin uygulanma alanı ile ilgili olmasına, bir karar veya hükme katılan hakimin, yüksek görevli mahkemece bu hükme ilişkin olarak verilecek karar veya hükme katılamayacağına ilişkin aynı Kanun'un 23/1. maddesi sarahatine ve Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.02.20 14... -538, 29 sayılı kararlarına nazaran; sanık hakkında yetkisizlik kararı verilen ███████████ soruşturma sayılı dosya kapsamında Cumhuriyet savcısı olarak görev yapan ve sanık hakkında araştırma yapılmasını talep eden 13.04.2017 tarihli müzekkereyi yazan ... sicil numaralı Cumhuriyet savcısı ...'in, mahkemenin Kanuna uygun şekilde teşekkül ettirilmemesi sonucunu doğuracak biçimde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinde yapılan istinaf incelemesine üye hakim sıfatıyla katılmak suretiyle, 5271 sayılı 5271 sayılı Kanun'un 23/1 inci maddesine muhalefet edilmesi, 2. Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere; asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, "her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı" hususu gözetilerek; A. Dosya kapsamı itibarıyla, öncelikle temyiz aşamasında UYAP sistemi üzerinden 21.11.2022 tarihinde dosyaya gelen ... . isimli şahsa ait HTS analiz raporunun, 5271 sayılı CMK'nın 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulduktan sonra bir karar verilmesi lüzumu, B. Temyiz aşamasında dosyaya gelen delil itibarıyla sanık hakkında sabit/ankesörlü telefonlardan yeni ardışık aranma kayıtlarının mevcut olduğunun değerlendirilmesi, yargılama aşamasında sanık ile birlikte ardışık arandıkları iddia olunan ... ., ... . ve ... . hakkında herhangi bir araştırma yapılmamış olması, sanık ile birlikte ardışık arandıkları iddia olunan şahısların tanık sıfatıyla beyanlarının alınmamış olması, ülke genelinde ankesörlü/kontörlü sabit hatlarla yapılan görüşmelerle ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen ███████████ Soruşturma sayılı dosyasında oluşturulan Ankesörlü/sabit büfe HTS veri havuzunun 81 ildeki Emniyet Müdürlüğü ... Şube Müdürlüklerince sorgulama yapılabilecek şekilde Ankesör/Büfe raporlama modülü ATAÇ programı üzerinden kullanıma açıldığının belirtilmesi ve kovuşturma aşamasında bu şekilde şekilde sorgulama yapılmasına karar verilmiş ise de netice olarak sorgulamanın yapılamamış olması nazara alınmakla, Sanık ile ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen ███████████ Soruşturma sayılı dosyasında oluşturulan Ankesörlü/sabit büfe HTS veri havuzunun ATAÇ programı üzerinden sorgulama yapılarak, görev yaptığı yerlerde varsa ardışık ve tekil arama kayıtlarının yeniden talep edilerek getirtilmesi sonrasında sanığın HTS kayıtları üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda "gerçekleştirilen arama sayısı, aramaların ardışık ya da periyodik olup olmadığı, aramaların gerçekleştirildiği saatler, konuşma süreleri, sanığın farklı ankesörlü telefonlardan aranıp aranmadığı, ardışık aramaya dahil olan şahısların aynı kuvvete mensup ve aynı rütbede olup olmadıkları, aramaları gizlemek için herhangi bir şifreleme yönteminin kullanılıp kullanılmadığı" hususlarını gösterir bir analiz inceleme ve tespit raporunun düzenlettirilmesi, ayrıca, sanığın sabit/ ankesörlü telefonlardan arandığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ilk arama tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, -yargılama aşamasında ve temyiz aşamasında sanık ile birlikte ardışık şekilde arandıkları iddia olunan şahıslar dahil olacak şekilde- ardışık arama kayıtlarında geçen kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespiti ile bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, -yargılama aşamasında ve temyiz aşamasında sanık ile birlikte ardışık şekilde arandıkları iddia olunan şahıslar dahil olacak şekilde- sanık ile birlikte ardışık arandığı tespit edilen kişiler hakkında herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığı araştırılarak varsa bir kısım dosya evraklarının getirtilmesi ile yetinilmeyerek tüm dosya evrakları getirtilip, bu kişilerin mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. Maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tayin edilmesi bakımından, UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut bilgi olup olmadığının tekrar güncel olarak araştırılması, elde edilecek tüm delillerin, istinaf aşamasında dosyaya UYAP sistemi üzerinden 22.03.2021 tarihinde gelen Ahmet H.'nin ifade tutanaklarının ve bu şahıs hakkındaki sair evrakların, 5271 sayılı CMK'nın 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması, var ise beyanda bulunan şahısların usulüne uygun şekilde sanığa soru sorma hakkı tanınmak suretiyle tanık olarak ifadelerine başvurulmasından sonra bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, belirtilen sebeplerden dolayı hükmün, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.