Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin ölüm ve cismani zarar tazminat davasında ihtiyati haciz teminatına ilişkin ara karara davacıların istinaf itirazının değerlendirilmesi.
Özet: Ölümle sonuçlanan bir trafik kazası neticesinde destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talebiyle açılan davada, davacılar tarafından talep edilen ihtiyati haczin, ilk derece mahkemesince kısmen kabul edilip yaklaşık ispat koşulları açıkça oluşmasına rağmen yüksek teminat şartına bağlanması ve bu şarta yapılan itirazın reddedilmesi üzerine, davacılar vekilinin davalının tam kusurlu olduğunu, sigorta şirketinin maddi tazminattan sorumlu bulunduğunu ve belirlenen teminatın ihtiyati haciz amacını ortadan kaldırarak müvekkillerini ekonomik olarak zorladığını belirterek teminat şartının kaldırılması talebiyle istinaf yoluna başvurduğu görülmektedir.

T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: █████████ - █████████
T.C.ADANABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : █████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : .... Asliye Ticaret MahkemesiTARİHİ : 06.02.2026NUMARASI : █████████ EsasDAVACILAR : 1- VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- VEKİLLERİ : Av. DAVA : Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat)KARAR TARİHİ : █████/2026GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : █████/2026.... Asliye Ticaret Mahkemesinin █████████ Esas sayılı dosyasından kurulan 06.02.2026 tarihli ara karar aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... adına kayıtlı ... plakalı motosikletin, müvekkillerinin çeşitli sıfatlarla yakınları olan ...'in sevk ve idaresindeki bisiklete çarparak kazaya sebebiyet vermiş ve küçük ...'in yaşanan elim olay nedeniyle hayatını kaybettiğini, olay gününe ait kaza tespit tutanağı incelendiğinde gerek olayın meydana geliş şekli gerek davalının yapmış olduğu ihlallerden dolayı davalı ...'ın mezkur olayda asli kusurlu olduğunun bilindiğini, müteveffaya yöneltilen herhangi bir kusuru kabul etmediklerini, kaza nedeniyle açılan kamu davasından davalı asılın ceza aldığını, ancak dosyanın halen derdest olduğunu beyan ederek davanın kabulü ile müvekkili ... ve ... adına müşterek çocuklarının desteğinden yoksun kalması nedeniyle şimdilik ayrı ayrı 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini ayrıca bu davacılar için ayrı ayrı 2.500.000,00 TL ve diğer 2 davacı için ise ayrı ayrı 1.000.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan tahsiline karar verilmesi ile yaklaşık ispat koşulları uyarınca ispat edilmiş olduğundan teminat aranmaksızın hak kayıplarının önüne geçilmesi ve davalıların mal kaçırmasının önüne geçilmesi adına davalıların menkul, gayrimenkul malları ile 3. şahıslardaki doğmuş ve doğacak hak ve alacaklarının dava değeri kadar kısmının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.İlk derece mahkemesince kurulan 09.01.2026 tarihli ara karar ile; dosyaya sunulan deliller ve Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas - █████████ Karar sayılı kararı da göz önüne alınmak suretiyle yaklaşık ispat koşulları oluştuğundan davacıların ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulü ile, dava konusu alacağın 2.000.000,00 TL'lik kısmı yönünden %15'i oranında nakdi teminatın mahkememiz veznesine yatırılmasına ya da kayıtsız, şartsız ve süresiz banka teminat mektubununun güvence olarak ilk derece mahkemesine sunulması halinde, takdiren 2.000.000,00 TL alacak ile sınırlı olmak kaydıyla, davalı ...'a ait araçlar ve taşınmazlar üzerine öncelikle 3. kişilere devredilmemesi yönünde, ihtiyati haciz konulmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verildiği görüldü.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacı vekilinin itirazı üzerine açılan 06.02.2026 tarihli duruşma sonrasında kurulan 06.02.2026 tarihli ara karar ile; davacı vekilinin ihtiyati hacizdeki teminata itirazının reddine karar verildiği görüldü.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacılar vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; kazaya neden olan davalı ...’ın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı nedeniyle kazanın meydana gelmesinde tam ve asli kusurlu olduğunu, olay gününe ait kaza tespit tutanağı incelendiğinde gerek olayın meydana geliş şekli, gerekse davalının yapmış olduğu ihlallerden dolayı kazanın gerçekleştiğinin sabit olduğunu, Mahkemece ihtiyati haciz taleplerinin teminatsız verilmesine ilişkin olarak İİK m. 259 gerekçe gösterilerek 300.000,00 TL teminatın uygun olduğu belirtilmiş ise de; dosya kapsamındaki delillerle yaklaşık ispat koşulunun açıkça sağlandığını, dosya arasına eklenen sigorta poliçesi ve kaza tespit tutanağı birlikte değerlendirildiğinde müvekkillerinin alacağının kuvvetle muhtemel olduğunu, dosya kapsamında yaklaşık ispat koşulları açıkça oluşmuşken teminat şartının dosya kapsamında devam ettirilmesinin müvekkillerini hem ekonomik açıdan zorlamakta hemde adalete olan inançlarını sarsmakta olduğunu ve bu miktarda yüksek teminat belirlenmesinin ihtiyati haciz kurumunun amacını ortadan kaldırdığını, ... Sigorta A.Ş. yönünden ise ihtiyati haciz talebinin kaza sonucunda poliçe kapsamındaki rizikonun gerçekleştiği ve sigortacının sorumluluğu doğmuşken mahkemece yalnızca manevi tazminat talep edilmediği gerekçesiyle ret kararı verildiğini ancak maddi tazminat yönünden sorumluluğun devam etmesi yönüyle bakıldığında kararın eksik değerlendirme ile verildiğinin açık olduğunu beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 53/1-3, 55 ve 56. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, destekten yoksun kalınmasından doğan maddi ve manevi tazminat davasıdır.Talep ise; İlk derece mahkemesince kurulan ihtiyati hacze yönelik olarak 09.01.2026 tarihli ara karar sonrasında, davacılar vekilince yapılan itiraz sonucunda kurulan 06.02.2026 tarihli ara karara yönelik davacılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusundan ibarettir.İlk derece mahkemesince kurulan 09.01.2026 tarihli ara karar ile; dosyaya sunulan deliller ve Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas - █████████ Karar sayılı kararı da göz önüne alınmak suretiyle yaklaşık ispat koşulları oluştuğundan davacıların ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulü ile, dava konusu alacağın 2.000.000,00 TL'lik kısmı yönünden %15'i oranında nakdi teminatın mahkememiz veznesine yatırılmasına ya da kayıtsız, şartsız ve süresiz banka teminat mektubununun güvence olarak ilk derece mahkemesine sunulması halinde, takdiren 2.000.000,00 TL alacak ile sınırlı olmak kaydıyla, davalı ...'a ait araçlar ve taşınmazlar üzerine öncelikle 3. kişilere devredilmemesi yönünde, ihtiyati haciz konulmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verildiği görüldü. Davacı vekilinin itirazı üzerine açılan 06.02.2026 tarihli duruşma sonrasında kurulan 06.02.2026 tarihli ara karar ile; davacı vekilinin ihtiyati hacizdeki teminata itirazının reddine karar verildiği görüldü.Davacılar vekilinin teminatın miktarına yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;Davanın niteliği ve kabulüne karar verilen alacağın meblağı nazara alındığında ilk derece mahkemesince belirlenen teminatın miktarının dosya kapsamına uygun olmadığı, belirtmiş ise de; İİK 259 maddesine göre "alacaklının haksız çıkması halinde borçlunun ve 3. şahısların uğrayacakları zararı karşılamak üzere" teminat alınmasının zaruri olduğu, sadece ilama dayanan ihtiyati haciz kararlarında teminat alınmayabileceği, eldeki dosyada ilama dayalı bir alacağın mevcudiyetinden bahsedilmeyeceği, dosyamız davacılarının sadece davalı ... için tarafların sosyal ekonomik durumu dikkate alınarak takdiren nedeniyle 50.000,00 TL teminat mukabilinde ihtiyati haczin kabulüne karar verilmesinin gerektiği anlaşılmış ve davacılar vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulüne karar verilmiştir.Davacı vekilinin ... Sigorta A.Ş. yönünden de ihtiyati haciz verilmesine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde; Davalı sigorta şirketinin anonim şirket olarak faaliyet gösterdiği, faaliyetlerinin halen kısıtlanmadığı, tasfiye süreci gibi bir durumun söz konusu olmadığı, söz konusu şirketin yetkili devlet kurumları tarafından ve vergi müfettişleri tarafından düzenli olarak denetiminin sağlandığı, sigorta şirketinin bir güven kuruluşu niteliğinde olduğu, bu kapsamda davalı sigorta şirketinin mal kaçırma, mallarını gizleme, hileli işlemde bulunma gibi ihtimalinin bulunmadığı dikkate alındığında davalı sigorta şirketi aleyhine ihtiyati haciz kabul kararı verilemeyeceğinden ve bu doğrultuda davacının sigorta şirketine yönelik talebinin ve fazlaya yönelik tüm taleplerinin reddedildiği, reddedilen ihtiyati haciz taleplerinin istinafa tabi taleplerden olup itirazı kabil taleplerden olmadığı, belirlenmekle, davacıların itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. (Dairemizin █████████ Esas - █████████ Karar ve █████████ Esas - █████████ Karar sayılı ve 2023 / 2292 esas ve █████████ sayılı Kararlarında da benzer şekilde sigorta şirketi aleyhine ihtiyati haciz kabul kararı verilemeyeceği kabul edilmiştir.)HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince kurulan ara kararın teminatın miktarı yönünden usul ve yasaya aykırı olduğundan, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi ara kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULU ile;-.... Asliye Ticaret Mahkemesinin █████████ Esas sayılı dosyasından kurulan 06.02.2026 tarihli ve 09.01.2026 tarihli ara kararların 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-2) bendi gereğince yeniden hüküm kurulmak üzere KALDIRILMASINA,-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353.maddesinin 1.fıkrası (b) bendinin 2.maddesi uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla; 2-Davacılar vekilinin ihtiyati haciz talebinin kısmen KABULÜ ile,-Dava konusu alacağın 2.000.000,00 TL'lik kısmı yönünden takdiren 50.000,00 TL nakdi teminatın ilk derece mahkemesi dosyasına yatırılması veya kayıtsız, şartsız ve süresiz banka teminat mektubununun güvence olarak ilk derece mahkemesine sunulması halinde, takdiren 2.000.000,00 TL alacak ile sınırlı olmak kaydıyla, davalı ...'a ait taşınır ve taşınmazlar üzerine (banka hesapları ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları hariç olmak üzere) İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,3-İlk Derece mahkemesince kararın taraflara tebliğine, İİK'nın 261/1 maddesi uyarınca, kararın davacı tarafa tebliğinden itibaren 10 günlük kesin süre içerisinde teminatın sunulup kararın infazını talep etmesinin gerektiği hususu ile bu işlemlerin yerine getirilmemesi halinde ise ihtiyati haczin kendiliğinden kalkmış sayılacağının ihtarına (Kararın tebliğinin ihtar sayılmasına),4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde davacı tarafa iadesine,5-İstinaf giderlerinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate alınmasına,6-Kararın tebliği, ihtiyati hacze ilişkin işlemler ile harç tahsil ve harç iadesine ilişkin işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,7-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı 362. maddesi (1-f) bendi gereğince KESİN olmak üzere OY BİRLİĞİ ile karar verildi. 08.07.2026 Başkan Üye Üye Katip ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.