Silahlı terör örgütü adına suç işleme suçunda TCK 314/3 ve 220/6 maddelerinin Anayasa Mahkemesince iki kez iptaliyle oluşan yasal boşluk sebebiyle mahkumiyetin bozulması.
Özet: Bu hukuki evrak, silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan mahkum olan suça sürüklenen çocuğun durumuyla ilgili olup, mahkumiyetine esas alınan Türk Ceza Kanununun 314/3 ve 220/6. maddelerinin Anayasa Mahkemesi tarafından iki kez iptal edilmesi ve bu iptaller sonrasında yeni bir yasal düzenleme yapılmaması nedeniyle, Anayasanın 38. maddesi ile Türk Ceza Kanununun 2. ve 7. maddelerinde belirtilen suç ve cezada kanunilik ile lehe kanun uygulama ilkeleri doğrultusunda sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
3. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : ████████ E., ████████ K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek
HÜKÜM : TCK'nın 314/3 ve 220/6 delaletiyle 314/2, TCK'nın 31/3, 62... .maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Bozma üzerine ilk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Suça sürüklenen çocuğun TCK'nın 314/3. ve 220/6. maddeleri delaletiyle 314/2. maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verildiği, 08.12.2023 tarih ve 32393 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 26.10.2023 tarihli ve ████████ esas - ████████ sayılı kararı ile TCK'nın 220/6. maddesinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptaline ve Resmi Gazete'de yayımlanmasından 4 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildiği, bu hükmün iptal edilmesi üzerine iptal hükmünün yürürlüğe gireceği 08.04.2024 tarihinden önce yasa koyucu tarafından 02.03.2024 tarihinde çıkartılan 7499 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile TCK'nın 220/6. maddesinde düzenlemeye gidildiği, buna göre, “Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi, ayrıca iki yıl altı aydan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İşlenen suçun niteliğine göre verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir. Bu fıkra hükmü sadece silahlı örgütler hakkında uygulanır.” şeklinde düzenleme yapıldığı, ayrıca TCK'nın 314/3. maddesine ise “(3) Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi, ayrıca beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İşlenen suçun niteliğine göre verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir.” şeklindeki fıkranın eklendiği ve diğer fıkranın buna göre teselsül ettirildiği; söz konusu yasal düzenlemelerin de somut norm denetimine konu edilmeleri üzerine 7499 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 314/3. ve 220/6. maddelerinin Anayasa Mahkemesinin 05.11.2024 tarihli ve ███████ esas - ████████ sayılı kararı ile ikinci kez iptaline karar verildiği, söz konusu kararın 09.01.2025 tarih ve 32777 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmasından itibaren 6 ay sonra 09.07.2025 tarihinde yürürlüğe girdiği ve yasa koyucu tarafından iptal edilen Kanun hükümlerinin yerine yeni bir düzenleme ihdas edilmediği; Anayasa'nın 153/5. maddesinde Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceğinin belirtildiği, bununla birlikte Anayasa'nın 38. maddesine göre kimsenin işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamayacağı ve ceza normlarının ancak kanunla konulabileceğinin belirtildiği, Anayasa normuna paralel şekilde suç ve cezada kanunilik ilkesini düzenleyen TCK'nın 2. maddesinde kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemeyeceği ve güvenlik tedbiri uygulanamayacağı, ayrıca kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamayacağı düzenlemesinin bulunduğu, yine ceza kanunlarının zaman bakımından uygulanmasını düzenleyen TCK'nın 7. maddesinde de, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemeyeceği ve güvenlik tedbiri uygulanamayacağı, ayrıca suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunun uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.11.2023 tarihli, 2023/1-345 esas ve ████████ sayılı kararı ile 14.06.2023 tarihli, 2021/1-427 esas ve ████████ sayılı somut olaya benzerlik gösteren emsal nitelikteki kararlarında da Anayasa Mahkemesinin iptal kararları sonrasında ortaya çıkan duruma ilişkin değerlendirmeler yapılmış, Anayasa'nın 38. maddesi ile TCK'nın 7. maddeleri gereğince iptal kararı sonrasında sanıklar lehine olarak ortaya çıkan durum dolayısıyla sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi maksadıyla hükümlerin bozulmasına karar verilmesi gerektiği kabul edilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Suça sürüklenen çocuğun silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçunu işlediği kabul edilerek TCK'nın 314/3. ve 220/6. maddeleri delaletiyle 314/2 maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verildiği, TCK'nın 314/3. ve 220/6. maddelerinin Anayasa Mahkemesinin 05.11.2024 tarihli ve ███████ esas - ████████ sayılı kararı ile iptaline karar verildiği, söz konusu kararın 09.01.2025 tarih ve 32777 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmasından itibaren 6 ay sonra 09.07.2025 tarihinde yürürlüğe girdiği, bununla birlikte yasa koyucu tarafından iptal edilen kanun hükümleri bakımından yeni bir yasal düzenleme yapılmadığı, Anayasa'nın 38. maddesi ile TCK'nın 2. ve 7. maddelerinde yer alan düzenlemeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemeyeceği gözetilerek Anayasa'nın 38. ve CMK'nın 223/2-a maddeleri gereğince suça sürüklenen çocuğun beraatine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmesi lüzumu nedeniyle suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!