Miras bırakanın nüfus kaydındaki hatalı çocuk kaydının düzeltilmesi talebiyle açılan davada, veraset ilamı alınmasını engelleyen hükümet tabibi tanık beyanı alınmaksızın eksik inceleme ile verilen ret kararının Yargıtayca bozulması.
Özet: Davacının, miras bırakanının nüfus kaydında var olmadığı iddia edilen bir çocuğa ait kaydın düzeltilmesi talepli davasında, ilk derece ve bölge adliye mahkemelerinin talebi reddetmesi üzerine Yargıtay, nüfus kaydının düzeltilmesi davalarının zamanaşımına tabi olmadığını ve DNA dahil her türlü delille ispat edilebileceğini vurgulayarak, tescile esas doğum formunda imzası bulunan hükümet tabibinin tanık olarak dinlenmemesi nedeniyle eksik incelemeyle verilen hükmü bozmuş ve dosyanın ayrıntılı inceleme için ilk derece mahkemesine iadesine karar vermiştir.

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Finike 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı vekili tarafından davanın reddi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:1.Davacı tarafından açılan nüfus kaydının iptali davasında İlk derece Mahkemesi tarafından hükmedilen son kararda davanın reddine karar verilmiş olup kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından temyiz talebinde bulunulmuştur.2.04.06.1958 tarihli ve 15/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı gereğince, maddî olayları açıklamak taraflara; ileri sürülen olayları hukuken nitelemek, uygulanacak Kanun hükümlerini tespit etmek ve uygulamak görevi hakime aittir. Nitekim 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 33 üncü maddesinde hâkimin, Türk Hukuku'nu re'sen uygulayacağı belirtilmiştir. Bu ilke gereği açılan davayı nitelemek ve açılmış bir dava hakkında doğru hukuk kurallarını bulup uygulamak hâkime düşen bir görevdir. Kayıt düzeltilmesi, aile kütüğüne işlenmiş kaydın bir kısmının düzeltilmesi veya değiştirilmesidir. Nüfus kütüklerindeki doğru olmayan kayıtların düzeltilmesi için mahkemeden karar alınması zorunludur. İşte bu noktada, nüfus kütüğünde yer alan doğru olmayan kayıtlar, ilgilileri veya Cumhuriyet savcısı tarafından açılacak olan kayıt düzeltme davası ile gerçek durumuna uygun hale getirilebilir ki, bu dava uygulamada nüfus kaydının düzeltilmesi davası olarak adlandırılmakta olup zamanaşımı ve hak düşürücü süreye bağlı olmayan nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkin davalarda, DNA testi dahil her türlü kanıta başvurulabilir. 3.Somut olayda davacı dava dilekçesinde; davacının miras bırakanı ... T.C. Kimlik numaralı ...'ın 11.06.2018 tarihinde vefat ettiği, davacının veraset ilamı çıkartabilmek amacıyla nüfus müdürlüğüne gittiğinde nüfus kaydında ... isimli 1991 doğumlu ve 2002'de kayıt yaptırılmış bir kişinin bulunduğunun görüldüğünü ancak davacının miras bırakanınının böyle bir çocuğunun olmadığı, bu kişinin kim olduğunun ve kayıtlara ne şekilde işlendiğinin bilinmediği hatta böyle bir kişinin dahi olmadığı bu nedenlerle ilgili nüfus kaydının düzetilmesini, davacının mirasbırakanı ...'ın nüfus kaydındaki ... isimli kişinin kaydının iptaline karar verilmesini dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesince kurulan son hükümde davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince itirazın esastan reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince her ne kadar ... isminde bir kişinin bulunmadığı ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; dosya kapsamında bulunan nüfusa tescile dayanak belge olan ...'a ait 20.09.2002 tarihli doğum formunda adı geçen ve imzası bulunan Hükümet Tabibi Dr. ... 'ın tanık olarak beyanı alınarak tarafların diğer delilleri birlikte değerlendirilip oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.KARARAçıklanan sebeplerle;1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.