Miras, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı tapu iptali ve tescil talepli davada, vakıf adına kadastro öncesi tescilli taşınmazların hukuki ihtilafı.
Özet: Sunulan hukuki metin, Diyarbakırda bulunan ve kadastro tespiti sırasında vergi kayıtlarına dayanarak davalı vakıf adına tescil edilen çok sayıda parselin tapu kaydının iptali ve davacılar adına tescili talebine ilişkin bir davayı özetlemektedir; davacılar, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak söz konusu taşınmazların hatalı tespit edildiğini ileri sürerken, davalı vakıf bu iddialara karşı çıkarak taşınmazların vakıf malı olduğunu ve zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini savunmaktadır.

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : ███████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Palu Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R -Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Kadastro sonucu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 17... parsel, eski 1 20... parsel (yeni 1 53... parsel), eski 1 20... parsel ( yeni 1 53... parsel) ve ... Mahallesi eski 2 69... parsel ( yeni 2 70... parsel), 2 74... parsel sayılı taşınmazlar vergi kaydı nedeniyle ... adına tespit ve tapuya tescil edilmiş, dava konusu 1 17... parsel, 2 74... parsel ve 2 69... parsel (yeni 2 70... parsel)'in ... oğlu ...'in, 1 20... parsel (yeni 1 53... parsel) ve 1 20... parselin (yeni 1 53... parsel) ... oğlu ... ...'in kullanımında olduğu tapu kaydının beyanlar hanesine şerh edilmiştir. Kadastro sonucu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 17... parsel, eski 1 20... parsel (yeni 1 53... parsel), eski 1 20... parsel (yeni 1 53... parsel), eski 1 20... parsel (yeni 1 53... parsel), 1 22... parsel, ... Mahallesi eski 2 58... parsel (Yeni 2 87... parsel) eski 2 69... parsel (yeni 2 70... parsel), 2 76... parsel, 2 72... parsel, eski 2 69... parsel (yeni 2 70... parsel) sayılı taşınmazların vergi kaydı nedeniyle ... adına tespit ve tapuya tescil edilmiş, ... Mahallesi 1 17... parselin ... oğlu ...'in, eski 1 20... parsel (yeni 1 53... parsel)'in ... oğlu ... ...'in, eski 1 20... parsel (yeni 1 53... parsel) ile eski 1 20... parsel (yeni 1 53... parsel)'in ... kızı ... ...'in, 1 22... parselin ... oğlu ...'in, ... Mahallesi 2 58... parselin (Yeni 2 87... parsel) ... oğlu ...'ın, 2 72... parselin ... oğlu ...'in, eski 2 69... parsel (yeni 2 70... parsel)'in ... oğlu ...'in kullanımında olduğu, ... Mahallesi eski 2 69... parsel (yeni 2 70... parsel) üzerindeki evin ... oğlu ...'e, 2 76... parsel üzerindeki evin ... oğlu ...'e ait olduğu tapu kaydının beyanlar hanesine şerh edilmiştir. Asıl davada davacı; irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 2 69... ve 2 74... parsel, ... Mahallesi 1 17... , 1 20... ve 1 20... parsel sayılı taşınmazların kadastro çalışmaları sırasında hatalı olarak davalı Vakıf (... bey ... Vakfı) adına tespit edildiğini belirterek davalı Vakıf adına yapılan tespitlerin iptali ile taşınmazların tamamının kendi adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiş; 12.09.2023 tarihli celsede, ... Mahallesi 1 20... parselde 1/2 hisse oranında, ... Mahallesi 2 69... parselde ise 1/6 hisse oranında malik olduğunu beyan etmiş; birleştirilen ███████ Esas sayılı dosyaya sunduğu 08.03.2023 havale tarihli dilekçesinde ... Mahallesi 1 20... parsel (Yeni 1 53... parsel) sayılı taşınmazın kardeşi ...'e verilmesini ve bu taşınmaza yönelik talebinden feragat ettiğini belirtmiştir.Birleştirilen Palu Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ Esas sayılı davasında davacılar (..., ..., ... ve ...); irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 17... , 1 20... , 53, 57, 1 22... parselller ve ... Mahallesi 2 58... ve 2 69... , 29, 31, 2 76... ve 2 72... parsel sayılı taşınmazların kadastro çalışmaları sırasında hatalı olarak davalı Vakıf (... bey ... Vakfı) adına kadastro tespiti gördüğünü, 1 22... ve 2 69... parselin taksim sonucu ...'e, 1 17... parselin ...'e, 1 20... , 53, 57... ada 8 parsellerin ...'e 2 58... parselin 1/4'er hisse oranında ... ve ...'e ve 2/4 hisse oranında ise ...'e, 2 69... ve 29 parsel sayılı taşınmazların ise 1/5'er hissesinin ..., ... ve ...'e, 2/5 hissesinin ...'e, yine 2 72... parsel içinde bulunan yaklaşık 100, 00... 'lik kısmın ise ...'e kaldığını, halen taşınmazları bu şekilde zilyet ve tasarruf ettiklerini belirterek davalı Vakıf adına yapılan tespitlerin iptali ile taşınmazların dava dilekçesindeki talepleri doğrultusunda ayrı ayrı ve hisseleri oranında adlarına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmişler; 28.12.20 20... .04.2023 tarihli celselerde, ... Mahallesi 2 72... parsel sayılı taşınmaz yönünden taleplerinden feragat ettiklerini belirtmişlerdir.Asıl davada davalı ... vekili; dava konusu taşınmazların vakfiye sınırları içerisinde kaldığını, zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını, kadastro tespiti sırasında uygulanan vergi kayıtlarının taşınmazlara uygun olduğunu, Toprak Tevzi Komisyon kararları incelendiğinde taşınmazların vakıf arazisi olduğu ve davacının işgalci konumunda olduğunun anlaşılacağını, 1 20... ve 2 69... parsel sayılı taşınmazların ████████ Esas sayılı davanın da konusu olduğunu, derdestlik itirazında bulunduklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.Birleştirilen davada davalı ... vekili; asıl davada sunduğu cevap dilekçesindeki hususları tekrar edip 1 20... ve 2 69... parsel sayılı taşınmazların ████████ Esas sayılı davanın da konusu olduğunu, derdestlik itirazında bulunduklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.Asıl ve birleştirilen davada davalı Vakıf mütevellisi; dava konusu taşınmazların vakfiye kapsamında olduğunu, 1958 yılında bölgede yapılan toprak tevzi çalışmaları sonucunda 1505 dönüm yerin vakıf adına tespit edildiğini, taşınmazlara kadastro tespiti sırasında uygulanan vergi kaydının taşınmazları kapsadığını, Karayolları Bölge Müdürlüğü tarafından köyde yapılan istimlak çalışmaları sırasında kamulaştırma bedelinin vakfa ödendiğini, bunun da taşınmazların vakfa ait olduğunu gösterdiğini, davacının hiç bir zaman bu taşınmazlara asli zilyet olmadığını, davacıların zilyetliğinin 20 yıla ulaşmadığını, kaldı ki vakıf mallarının zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Palu Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.11.2020 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; davacı yararına 2762 sayılı Yasa hükümlerine göre zilyetlik koşullarının gerçekleştiği, dava konusu taşınmazın hayrat mal olmadığı, dolayısıyla zilyetlikle iktisabına yasal engel bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne karar verilmiştir. Palu Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.11.2020 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; davacılar yararına 2762 sayılı Yasa hükümlerine göre zilyetlik koşullarının gerçekleştiği, dava konusu taşınmazın hayrat mal olmadığı, dolayısıyla zilyetlikle iktisabına yasal engel bulunmadığı gerekçesiyle birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.Her iki davada da kararların davalı Vakıf tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; araştırma eksikliğinden kararlar kaldırılıp dosyalar Mahkemesine gönderilmiştir. Palu Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.07.2023 tarih ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; aralarında fiili ve hukuki irtibat olduğu (her iki davada da 1 20... ve 2 69... parsel sayılı taşınmazlar dava konusu) gerekçesiyle davaların birleştirilmesine karar verilmiştir. Palu Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.09.2023 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; sunulan beyan dilekçeleri, mahalli bilirkişi beyanları, 12.09.2023 tarihli celsedeki tanıkların beyanları ve alınan bilirkişi raporları dikkate alındığında davaya konu taşınmazların 3402 sayılı Yasa'nın 16. maddesinde belirtilen yerlerden olmadığı, vakıf mallarının zilyetlikle kazanımını yasaklayan ilk düzenleme olan 903 sayılı Yasa'nın yürürlük tarihinden önce davacılar yararına imar-ihya ve zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu, vergi kayıtlarının dava konusu taşınmazlara uygulanamadığı ve davaya konu taşınmazların bir kısmının toprak tevzi paftası dahilinde kalsa da tapulama işleminin yapılmamış olması ve bir kısmının ise toprak tevzi paftaları dışında kaldığından tescil harici bırakıldığı ve tanıkların beyanları dikkate alındığında davaya konu tüm taşınmazların davacılara babalarının yapmış olduğu taksimat sonucunda isabet ettiği, taksimat olgusunun da ispat olunduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Kararın asıl davada davacı ... ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Vakfın doğrudan doğruya hayrat vakıflardan olmayıp İcare-i Vahideli akarından istifade olunan mülhak, sahih ve zürri bir vakıf olduğunun Yargıtay denetiminden geçen pek çok emsal kararda hükmen kabul edildiği, bu itibarla vakfedilmiş malları doğrudan hayrat mal olmadığından çekişmeli taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanılabilecek nitelikte olduğu, vakıf mallarının zilyetlikle kazanımını yasaklayan ilk düzenleme olan 903 sayılı Yasa'nın yürürlüğünden önce 3402 sayılı Kadastro Yasası'nın 14. maddesindeki şartların davacı taraf yararına oluştuğu; dava konusu 2 69... parsel sayılı taşınmaz yönünden de Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi ile hükümde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... vekili ile davacı ...'in yerinde olmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere, tanık ve bilirkişi sözleri ile uzman bilirkişi raporlarına göre asıl davada 1 20... parsel (Yeni 1 53... parsel), birleştirilen davada ise 2 58... parsel (yeni 2 87... parsel) ve 2 72... parsel sayılı taşınmazlar dışındaki taşınmazlar yönünden verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak davacının davasından feragat etmesi ile dava konusu uyuşmazlık sona erer, kesin hükmün hukuksal sonuçları doğar (HMK m. 311). 1 20... parsel (Yeni 1 53... parsel) yönünden asıl davada davacı ...'in birleştirilen ███████ Esas sayılı dosyaya sunduğu 08.03.2023 havale tarihli dilekçesinde ... mahallesi 1 20... parsel (Yeni 1 53... parsel) sayılı taşınmazın kardeşi ...'e verilmesini talep ettiği ve bu taşınmaza yönelik talebinden feragat ettiğini belirttiği halde anılan taşınmaza ilişkin olarak asıl davada 1 20... parsel (Yeni 1 53... parsel) yönünden davacı ...'in söz konusu beyanı değerlendirilmeksizin karar verilmesi isabetsizdir. Bunun yanında; birleştirilen davada ... Mahallesi 2 58... parsel (Yeni 2 87... parsel) sayılı taşınmaz üzerinde ... oğlu ... lehine kullanım şerhi olmasına rağmen ... oğlu ...'ın kim olduğu araştırılarak nüfus kayıtları getirtilip, taşınmaz üzerinde herhangi bir zilyetliği veya mülkiyet durumu bulunup bulunmadığı, kullanım şerhi bulunan şahısların ya da mirasçılarının dinlenilerek zilyetlik ya da mülkiyet iddialarının olup olmadığı tespit edilmeden karar verilmesi doğru değildir.Öte yandan; Mahkemece birleştirilen dava yönünden kısa kararda 2 72... parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak kabul hükmü kurulduğu halde, gerekçeli kararda ise "Davacıların ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi tapuya kayıtlı 2 72... parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali taleplerinin FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE" denilmek suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmak suretiyle karar verilmesi isabetli olmamıştır. Kabule göre de; birleştirilen davada ... davacı değil dahili davalı olduğu halde karar başlığında davacı olarak gösterilmesi yanılgılı olmuştur.Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının değinilen yönlerden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz eden davalı ... Müdürlüğüne iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.