Müflis şirketin konkordato ve iflas süreçlerindeki tutarsız kira alacağı iddialarının muvazaa şüphesiyle incelenerek sıra cetvelinden terkin edilmesi ve ispat yükünün davalıda olması.
Özet: Davacı, iflas eden borçlu şirketin konkordato ve iflas süreçlerinde davalı tarafından bildirilen kira alacağının muvazaalı olduğunu, zira alacak miktarında çelişkiler bulunduğunu, yıllarca süren kira alacağına rağmen yeterli belge ve takip yapılmadığını iddia ederek, davalının sıra cetvelindeki alacağının iptalini ve kendi alacağına ödenmesini talep etmiş; ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, davalının kira alacağının gerçekliğini ispatlayamadığı ve muvazaa şüphesini gidermediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiştir.

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 1. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü : I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin alacaklı olduğu dava dışı borçlu ... Gıda Ltd. Şti.’nin konkordato yargılaması sonucunda iflasına karar verildiğini, hazırlanan sıra cetvelinde konkordato dosyasındaki komiser ara raporları, dava dışı borçlu şirketin sunduğu konkordato projesi ve iflas dosyasındaki bilgiler karşılaştırıldığında alacakların muvazaalı olduğu ve belirtilen miktarlar arasında çelişkiler olduğunun tespit edildiğini, müflis şirket davalının iflas dosyasına 3.425.893,29 TL kira sözleşmesinden kaynaklanan alacak kaydı yaptırdığını, oysa konkordato dosyasına bildirdiği ve komiser ara raporunda belirtilen miktarın 2.000.000,00 TL olduğunu, davalı şirketin sahibi ...’nın, müflis şirket ortaklığından ayrılırken fabrika binasının ortaklık alacağı olarak devredildiğini, taraflar arasında yalnızca yıllık kira faturaları düzenlendiğini, ortaklıktan ayrılma sonucu doğacak alacak miktarının gerçekliğinin ve ...’nın müflis şirketle olan alacağının mükerrer olup olmadığını davalı alacaklı tarafından ispat edilmesi gerektiğini ileri sürerek, davanın kabulü ile iflas dosyasında düzenlenen sıra cetvelinde davalı alacaklının alacağının muvazaalı olması nedeniyle bu alacaklıya ayrılan payın iptali ile sıra cetvelinden çıkarılmasını, davalıya ayrılan ve garameten ödenecek olan miktarın İİK’nın 235/3. maddesi gereğince müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, davacının alacağı yönünden de kayıt terkin davası açıldığını ve derdest olduğunu, müvekkili alacağının davacı alacağından önceki bir tarihte doğduğunu, müvekkiline ait fabrika binasının 01.01.2016 tarihli kira sözleşmesiyle müflis şirkete kiralandığını, halen dahi taşınmazın tahliye edilmediğini, alacağın konkordato dosyasıyla sübut bulduğunu, konkordato tedbir sürecinde de komiser tarafından kabul edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından sunulan adi yazılı kira sözleşmesinde kira başlangıcının 01.01.2016 tarihi olduğu, aylık kira bedelinin 47.500,00 TL+ KDV olarak belirlenip her yıl içinde TEFE-TÜFE artış oranı ortalaması üzerinden kira artışı yapılacağının kararlaştırıldığı, davalı vekiline makul ve haklı sebeplerini izah etmesi için verilen iki haftalık kesin süre sonunda adi yazılı kira sözleşmesine dayalı takibin dava dışı müflis şirketin konkordato davasının açıldığı tarihlere yakın tarihte açılmasının, zamanında damga vergisi ve tahsilat olmasa dahi aylık fatura düzenlenip ticari defterlere işlenmemesinin, yaklaşık üç yıllık bir alacağa ilişkin takip yapılırken kira artış oranlarının gözetilmemesinin, bugünkü ekonomik koşullarda üç yıllık bir kira alacağından dolayı müflis şirketin konkordato davası açtığı tarihe 11 gün kalıncaya kadar hiçbir icra takip, ihtar ve dava yoluna gidilmemesinin haklı sebeplerinin izah edilip delillendirilemediği, kayıt terkin davalarında alacağın gerçek bir alacak olduğunu ispat yükü davalı tarafta olup, davalı şirketin sıra cetveline kabul edilen kira ilişkisine dayalı alacaklarının gerçek bir alacak olduğunu ispat edemediği ve davanın mahiyeti gereği davalının, davacı tarafa yemin teklif etmesinin de beklenemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı şirketin sıra cetveline kabul edilmiş olan 3.425.983,29 TL’lik alacağının terkin edilerek yargılama giderleriyle birlikte davacıya alacağı nispetinde verilmesine, kalan kısım olursa sıra cetvelindeki diğer alacaklara sıra cetveline göre dağıtılmasına karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde;a.Dosyada alınan bilirkişi raporları ile de sabit olduğu üzere müvekkili ile müflis arasındaki kira ilişkisinin varlığının gerek konkordato öncesinde gerekse konkordato komiseri yönetim aşamasında gerekse iflas aşamasında devam ettiğini, taşınmazın 2024 yılında dahi müflisin firma adına iflas idaresi tarafından müflis şirketin mallarını muhafaza için kullanıldığını,b.Kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte müflisin, müvekkilinin başlatmış olduğu icra takibinden sonra da taşınmazda oturmaya devam ettiğinden en azından davanın kısmen reddedilmesi gerektiğini,c. Davacının dava dilekçesinde muvazaaya ilişkin hiçbir hukuki gerekçe öne süremediğini, müvekkili alacağının müflis defterlerinde kayıtlı olduğunu, konkordato komiseri tarafından kabul ve onaylandığını, icra takibi yapıldığını ve müvekkilinin taşınmazı devrettiği 2022 yılına kadar kira alacağını tahsil edemediği ve kira alacağının sabit olduğunu, muvazaa olmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, kayıt terkin istemine ilişkindir. Mahkemece, adi yazılı kira sözleşmesine dayalı takibin dava dışı müflis şirketin konkordato davasının açıldığı tarihlere yakın tarihte açılmasının, zamanında damga vergisi ve tahsilat olmasa dahi aylık fatura düzenlenip ticari defterlere işlenmemesinin, yaklaşık üç yıllık bir alacağa ilişkin takip yapılırken kira artış oranlarının gözetilmemesinin, bugünkü ekonomik koşullarda üç yıllık bir kira alacağından dolayı müflis şirketin konkordato talebinde bulunduğu tarihe 11 gün kalıncaya kadar hiçbir icra takip, ihtar ve dava yoluna gidilmemesinin haklı sebeplerinin izah edilip delillendirilemediğinden davalı alacağının muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de; Somut olayda, davalı ... Şirketi ile dava dışı müflis şirket arasında adi yazılı kira sözleşmesi bulunduğu, kira sözleşmesinin geçerli olması için resmi şekilde yapılmasının da gerekli olmadığı, kira alacaklarının zamanaşımı süresince her zaman istenebileceği, dava dışı müflis şirketin ticaret sicilde kayıtlı adresinin kiralanan taşınmaz olduğu, konkordato sürecinde ise konkordato komiserinin onayıyla kiralananda oturulduğu hususu kabul edilerek alacağın nisaba dahil edildiği, tüm bu olguların kira ilişkisinin varlığını ve fiilen kiralananda konkordato talep eden kiracı şirketin oturduğunu gösterdiği, diğer yandan komiserin izniyle akdedilen veya devamına karar verilen sözleşmelerden kaynaklanan alacakların iflas halinde masa alacağı olarak kaydedileceği, davacı tarafça bedelde muvazaa olduğuna dair açık bir iddianın da ileri sürülmediği anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece, davalı ile dava dışı müflis şirket arasındaki kira sözleşmesinin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.