İşçilik alacakları ilamının icrası amacıyla, alacak bildirimi ve arabuluculuk sürecine rağmen tasfiye memurunca haksız yere sicilden terkin edilen şirketin ihyası ve ek tasfiye işlemleri talebi davası.
Özet: Eski bir işçi, işçilik alacakları için açtığı dava sonucunda kazandığı mahkeme kararını icra etmek isterken, davalı tasfiye memurunun alacak bildirimleri ve süregelen hukuki süreçten haberdar olmasına rağmen şirketi ticaret sicilinden terkin ettiğini öğrenmesi üzerine, müvekkilinin alacağını tahsil edebilmesi için tasfiye edilen şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 547. maddesi uyarınca sınırlı olarak ihyasını ve ek tasfiye işlemlerinin yürütülmesi amacıyla yeniden tescilini talep etmiştir; davalı tasfiye memuru ise tasfiye sürecinin mevzuata uygun yürütüldüğünü, davanın açılmasına kendisinin sebebiyet vermediğini, şahsi sorumluluğunun olmadığını ve dolayısıyla yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Şirketin İhyasıDAVA TARİHİ : █████/2026KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'nin, davalı ---------Ş. nezdinde çalışmakta iken birikmiş ücretlerinin ödenmemesi ve işçilik haklarının ihlal edilmesi sebebiyle iş akdini ---------- Noterliğinin 24.04.2024 tarihli ve ---------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile haklı nedenle feshettiğini, müvekkili tarafından 02.05.2024 tarihinde tasfiye memurluğuna hitaben hazırlanan detaylı alacak bildirim dilekçesinin,----------aracılığıyla tasfiye memuru ...’in adresine teslim edildiğini, işbu alacak bildirimiyle müvekkilinin belirsiz/kısmi alacak niteliğindeki işçilik hakları detaylıca hesaplanarak tasfiye memuruna sunulduğunu, bu bildirimde, alacağın ihtilaflı hale gelmesi durumunda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 541. maddesinin 3. fıkrası gereğince muhtemel karşılığın depo edilmesi gerektiğinin açıkça ihtar edildiğini, arabuluculuğa başvuru yapıldığını, tasfiye memuru ...'in arabuluculuk son tutanağında yazdığı üzere toplantıya katılmak istememiş ve dava yoluna gidilmesini talep etmiş olduğunu, müvekkilinin işçilik alacakları için --------- E. Sayılı dosyasından işçilik alacağı davası açıldığını ve mahkemece gerekçeli kararın yazıldığını, kararın icraya konulması aşamasında, borçlu şirketin yargılama devam ederken davalı tasfiye memuru tarafından tasfiye sürecinin tamamlanarak ticaret sicilinden terkin edildiğinin öğrenildiğini, davalı tasfiye memurunun, müvekkilinin alacak taleplerinden, arabuluculuk sürecinden ve------- İş Mahkemesi nezdinde görülen davadan bizzat haberdar olmasına rağmen alacak tutarını depo etmeksizin şirketi terkin ettiğini, müvekkilin elde ettiği ---------- sayılı kararının infazı ve icra takibine konulabilmesi için ihya davası açılması gerektiğini, tasfiye memuru davalı ...'in müvekkilinin alacağını bilmesine rağmen şirketi haksız yere terkin ederek işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiğini, belirterek davanın kabulüne, ---------- Ticaret Sicil Müdürlüğünde --------- Mersis numarası ile kayıtlı iken sicilden terkin edilen ---------- Şirketinin tüzel kişiliğinin ---------- sayılı ilamının kesinleştirilmesi, bu ilama dayalı olarak başlatılacak her türlü icra takibi işlemleri, dosyadan talep edilecek ihtiyati haciz ve kesin haciz işlemlerinin yürütülmesi, infazı ile sınırlı olmak üzere amacıyla ek tasfiye işlemleri sonuçlandırılıncaya kadar 6102 sayılı Kanunun 547. maddesi uyarınca ihyasına ve ticaret siciline yeniden tesciline, ek tasfiye işlemlerini yürütmek üzere son tasfiye memuru olan davalı ...'in yahut mahkemenizce uygun görülecek bir başka kişinin tasfiye memuru olarak atanmasına, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle ; TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yapıldığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket “tasfiye memuru”nda olduğunu, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: davacının, müvekkilini doğrudan işçilik alacağının borçlusu gibi göstermesinin hukuken mümkün olmadığını, müvekkilinin tasfiye memuru sıfatıyla davada yer alması, şahsi borç veya şahsi sorumluluk kabulü anlamına gelmeyeceğini, davanın konusunun tasfiye memurunun şahsi sorumluluğu değil, ancak ek tasfiye amacıyla sınırlı ihya olduğunu, tasfiye işlemlerinin usulsüz yürütüldüğüne dair somut ve yeterli delil bulunmadığını, davacı tarafın, müvekkilin tasfiye işlemlerini usulsüz tamamladığı iddiasının soyut nitelikte olduğunu, tasfiye işlemlerinin usulsüz olduğu, tasfiye memurunun kasten hareket ettiği, şirket malvarlığının alacaklılardan kaçırıldığı, ortaklara veya üçüncü kişilere haksız ödeme yapıldığı, davacının alacağını karşılayacak bir aktif bulunmasına rağmen bu aktifin depo edilmeksizin dağıtıldığı hususlarının davacı tarafça somut ve denetime elverişli delillerle ispatlanması gerektiğini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin müvekkiline yükletilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ihya kararı verilecekse, ihyanın sınırlı olarak kurulması gerektiğini, davacı tarafın müvekkili ...’e yönelik kusur, kast, kötü niyet, usulsüz tasfiye, şahsi sorumluluk ve davanın açılmasına sebebiyet verildiği yönündeki tüm haksız iddialarının reddine, müvekkil aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine; aksine davacı tarafça müvekkiline yöneltilen haksız iddialar nedeniyle müvekkili lehine vekâlet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME ve GEREKÇE: : Dava, hukuki niteliği itibari ile TTK 547 maddesine dayalı olarak açılan şirketin ek tasfiye işlemleri için ihyası istemine ilişkindir. TTK 547 maddesinde "tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir."hükmü düzenlenmiştir. Dilekçeler aşaması tamamlanmış, mahkememizin █████/2026 günlü ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenerek uyuşmazlık noktalarının tespiti ile tahkikat aşamasına geçilmiştir. İhyası istenilen şirket sicil dosyası getirtilmiş şirket merkezinin mahkememiz yetki sınırları içinde olup mahkememizin yetkili olduğu, şirketin █████/2024 tarihinde tescil ile terkin olduğu, █████/2023 tarihli genel kurul kararıyla tasfiyeye girdiği, davalının tasfiye memuru olduğu anlaşılmıştır.---------sayılı dosyasında davacının ----------Ş aleyhine tasfiye memurunu da taraf göstererek işçilik alacakları için █████/2024 tarihinde dava açtığı, yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.Yapılan yargılama, toplanan deliller uyarınca davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, ---------- Ticaret Sicil Müdürlüğünün ---------- sicil numarasında kayıtlıyken tasfiye sonucu sicilden terkin olan ---------- ŞİRKETİ'nin ----------sayılı dosyasında yapılacak işlemler ve bu ilama dayalı olarak başlatılacak takip işlemleri, talep edilebilecek ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz işlemleri ile sınırlı olmak üzere TTK 547. Mad uyarınca geçici olarak ihyası ve ek tasfiyesinin gerektiği sonucuna varılarak, davanın kabulüne, --------- Ticaret Sicil Müdürlüğünün --------- sicil numarasında kayıtlıyken tasfiye sonucu sicilden terkin olan ---------- ŞİRKETİ'nin ----------- sayılı dosyasında yapılacak işlemler ve bu ilama dayalı olarak başlatılacak takip işlemleri, talep edilebilecek ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz işlemleri ile sınırlı olmak üzere TTK 547. mad uyarınca geçici olarak ihyasına, şirketin ticaret siciline tesciline, ek tasfiye işlemlerini yürütmek üzere şirketin önceki tasfiye memuru olan ... (TC:...) 'in tasfiye memuru olarak atanmasına, ücret taktirine yer olmadığına, kararın ticaret sicilde tescil ve ilanına, karar verilmiş, davalı ... Sicil Müdürlüğü dosyada yasal hasım durumunda olup dava açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması uygun görülmüş ihyası talep edilen şirketin tasfiye öncesinde hakkında açılan davadan haberdar olduğu, buna rağmen tasfiye sürecinin tamamlandığı dolayısıyla tasfiye memurunun dava açılmasına sebebiyet verdiği kabul edilerek tasfiye memurunun yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olduğunun kabulü ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜNE,---------- Ticaret Sicil Müdürlüğünün --------- sicil numarasında kayıtlıyken tasfiye sonucu sicilden terkin olan -------- ŞİRKETİ'nin ---------- sayılı dosyasında yapılacak işlemler ve bu ilama dayalı olarak başlatılacak takip işlemleri, talep edilebilecek ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz işlemleri ile sınırlı olmak üzere TTK 547. Mad uyarınca geçici olarak İHYASINA,Şirketin ticaret siciline tesciline, Ek tasfiye işlemlerini yürütmek üzere şirketin önceki tasfiye memuru olan ... (TC:...) 'in tasfiye memuru olarak ATANMASINA, ücret taktirine yer olmadığına,Kararın ticaret sicilde tescil ve ilanına,2-Yatırılması gerekli harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3- Davacı tarafından peşin yatırılan 732,00 TL harç ile 836,00TL ilk masraf ve 377,90TL müzekkere ve tebligat gideri olmak üzere toplam 1.945,90 TL yargılama giderinin davalı ...'den tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,4- Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından karar verilmesine yer olmadığına,5- Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerle AAÜT uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin ...'den tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,6-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026