Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinden, siber dolandırıcılıkla 180.000 TLsini kaybeden müşterinin banka aleyhindeki alacak davasına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Ticari satımdan kaynaklanan alacak davasında, davacı şirketin kimlik avı saldırısıyla banka hesabından 180.000 TL dolandırıldığı ve bankayı kusurlu bulduğu talebi üzerine, ilk derece mahkemesi bilirkişi raporlarına dayanarak davacıyı tam kusurlu bularak davayı reddetmiş olup, bu evrakta davacının istinaf başvurusu sonucu Bölge Adliye Mahkemesince ilk derece mahkemesi kararının kaldırıldığı belirtilmektedir.

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ

T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2025
NUMARASI : ... Esas - ... Karar
DAVACI : ...
VEKİLLERİ : Av... Av...
İSTİNAF EDEN DAVALI: ...
VEKİLLERİ : Av... Av...
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : █████/2026
YAZIM TARİHİ : █████/2026
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan alacak davasında █████/2025 tarihinde tesis edilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı bankanın müşterisi olduğunu, 24.06.2022 tarihinde müvekkili şirketin ...... numaralı sabit telefonunun arandığını, aramaya şirket ortağı ......’ın cevap verdiğini ve Vakıfbank Genel Müdürlüğü'nden aradığını, sistemde değişiklikler yapılacağını, şirket yetkilisi ile görüşmek istendiğinin bildirildiğini, bilgi istenmediğinin ifade edildiğini ve sadece onay mesajını uygulamadan onaylaması gerektiğinin bildirildiğini, bunun üzerine ......’ın sabit telefondan diğer ortak yetkilinin kimlik numarasını girdiğini, ......'e, hesabından 90.000,00 TL çekildiğine ilişkin mesaj ulaşınca, dolandırıldıklarını anladıklarını ve hesaba bloke konulmasını istedikleri sırada 90.000,00 TL daha çekildiğini ve toplam 180.000,00 TL’nin ...... isimli kişinin ...... Bankası hesabına aktarıldığını, oradan da Biance isimli başka bir hesaba aktarıldığını, müvekkili şirket hesabından toplam 180.000,00 TL Para çekildiğini, söz konusu çekilen paralarla ilgili müvekkili tarafından herhangi bir onay vb. işlem gerçekleştirilmediğini, işlemlerin 24.06.2022 tarihinde yapıldığını, şirket yetkililerinin EFT yapma iradesi bulunmadığını, şirket hesabından paranın çekildiğini öğrenen yetkililerin hemen davalı bankanın müşteri hizmetleriyle iletişime geçtiğini, söz konusu işlemlerin bilgileri dışında gerçekleştiğinden bankayı haberdar ettiklerini, aynı gün bankaya giderek dilekçeler verdiklerini, ayrıca emniyete giderek şikayetçi olunduğunu, söz konusu ihtilafın çözülebilmesi amacıyla arabuluculuk görüşmesi yapıldığını, görüşmenin anlaşamama ile sonuçlandığını, somut olayın müvekkilinin herhangi bir kusuru olmaksızın, bankanın gerekli teknik önlemleri almamasından dolayı meydana geldiğini, yaşanmış olan olay neticesinde müvekkili şirketin ciddi olarak sıkıntıya düştüğünü ileri sürerek müvekkili şirket hesabından haksız olarak tahsil edilen 180.000,00 TL bedelin EFT tarihi olan 24.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan istirdadına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olayda, davacı şirket yetkilisinin ihmali ve dikkatsizliği sebebiyle işlemin gerçekleştiğini, müvekkili bankanın sorumlu olmasının mümkün olmadığını, müvekkili banka müşterilerinin bilgilerinin ve telefonuna gönderilen internet bankacılığı şifresinin üçüncü şahıslar ile paylaşılmadığı takdirde işlemlerin gerçekleşmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafın kendisini arayan numaraya kişisel bilgilerini ve şifresini paylaşması nedeniyle üçüncü kişiler tarafından söz konusu işlemlerin gerçekleştiğini, müvekkili bankanın olayda kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN █████/2023 TARİHLİ KARARI: İlk derece mahkemesince; Bankacı Bilirkişi ...... ve Bilgi İşlem Bilirkişisi ...... tarafından hazırlanan 14.03.2023 tarihli raporunda özetle; Şifre gönderilen SMS'lerin davacının cep telefonuna ulaştığının banka tarafından ispat edildiği, bu şifreler kullanılmadan EFT işleminin gerçekleşmesinin teknik olarak mümkün olmadığı, mobil bankacılık hesabına giriş parolası, tek kullanımlık mobil bankacılığa giriş şifresi ve EFT için tek kullanımlık işlem şifresinin davacı tarafından iyi korunamadığı, bu nedenle tam kusurlu olduğunun açık olduğunu, dava konusu EFT işleminde bankanın uyguladığı kimlik doğrulama sisteminin mevzuata uygun olduğu, bu nedenle davalı bankaya atfedilebilecek bir kusur bulunmadığı yönünde görüş ve kanaat bildirildiği, aynı bilirkişiler tarafından hazırlanan 17.04.2023 tarihli ek raporda da aynı hususların belirtildiği, raporun hüküm kurmaya elverişli, denetime açık, gerekçeli ve açıklamalı olduğu gerekçesiyle bilirkişi kurulu raporları doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir.
DAİREMİZİN █████/2024 TARİHLİ, ... ESAS, ... KARAR SAYILI KALDIRMA KARARI; İlk derece mahkemesinin █████/2023 tarihli kararına karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, Dairemizin █████/2024 tarihli ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile; "...Dava konusu somut olayda dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre ve bilirkişi raporuna göre 24.06.2022 günü saat 11;14'te mobil doğrulama için cep imza onayı yönlendirildiği ve onay verilmesi sonucu ...... marka ve model telefona mobil bankacılık aktivasyonu yapıldığı, mobil aktivasyon hususunda davacı şirket yetkilisi ......'in telefonuna bilgi mesajı gönderildiği, mesajda "işlem bilginiz dışında ise lütfen ...... u arayınız" denildiği, aynı gün saat 11;19 ve 11:22'de de dava konusu iki adet havalenin yapıldığı anlaşılmaktadır. Dava konusu havaleler ...... marka ve model telefona kurulan mobil uygulamadan gerçekleştirildiğinden bilirkişi raporunda yer alan "şifre gönderilen SMS'lerin davacının cep telefonuna ulaştığının banka tarafından ispat edildiği" yönündeki tespit ve davacı hesabından yapılan iki ayrı havalenin davacının kendisine ait bilgileri ve davalı tarafından gönderilen şifreleri paylaşması sonucu gerçekleştiği yönündeki tespit dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Ayrıca, davacı taraf olayın gerçekleştiği sırada davalı banka yetkililerinin davacı şirket yetkililerini aradığını ve başka bir cihazdan işlem yapıldığını bildirdiklerini, kendilerinin de hesaba bloke konulmasını talep ettiklerini iddia etmekte olup mahkemece olay tarihindeki davacı şirket yetkililerinin hesaplara bloke konulmasını isteyip istemediğinin tespiti gerekmektedir. Zira davalı banka davacı şirket yetkililerine "işlem bilginiz dışında ise lütfen ...... u arayınız" şeklinde mesaj gönderdiğine göre davacı şirket yetkililerinin mesajda bildirilen telefonu araması halinde gerekli güvenlik önlemlerini almakla yükümlüdür. Bu bakımdan mahkemece olay tarihinde davacı şirket yetkilileri ile davalı banka arasında gerçekleştirilen görüşmelere ilişkin tüm ses kayıtlarının celbedilip incelenmesi gerekirken EFT işlemine ilişkin ses kaydının istenmesi ile yetinilmesi doğru olmamıştır. Yine davacı taraf, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde Konya Cumhuriyet Başsavcılığı ... soruşturma dosyasına sunulan Konya Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Adli Bilişim Büro Amirliği tarafından hazırlanan inceleme raporunda yüksek meblağlarda FAST ve EFT işlemleri gerçekleştirilmesinde rağmen davalı banka tarafından bilgilendirme de bulunulmadığı yönünde açıklamalar yapıldığını beyan etmiş olup dosya kapsamında Konya Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Adli Bilişim Büro Amirliği tarafından hazırlanan inceleme raporuna rastlanmamıştır. Mahkemece olay tarihinde davacı şirket yetkilileri ile davalı banka arasında gerçekleştirilen görüşmelere ilişkin tüm ses kayıtları ile Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyasından alınan Konya Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Adli Bilişim Büro Amirliği tarafından hazırlanan inceleme raporu getirtildikten sonra bilişim uzmanı ve bankacı bilirkişilerden oluşturulacak bilirkişi kurulundan davacıya ait banka hesabından, başka birisine ait cep telefonuna davacı adına mobil uygulama yüklemek suretiyle gerçekleştirildiği anlaşılan olayda, davalı bankanın alması gereken tüm tedbirleri alıp almadığı, etkin kontrol mekanizması kurup kurmadığı, davacının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı hususlarında denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dava dosyasının kararı veren mahkemeye gönderilmesine... " şeklinde karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN İSTİNAF İNCELEMESİNE KONU █████/2025 TARİHLİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...İstinaf kaldırma kararı sonrasında bilirkişilerce tanzim edilen 10.03.2025 tarihli kök raporda (itirazlar değerlendirildikten sonra █████/2025 tarihli ek rapor ile teyit edilmiştir.):
"Davalı Vakıfbank'ın 09.01.2025 tarihli cevabi yazısı ile dava konusu olaya ilişkin 24.06.2022 tarihinde bir görüşme(ses) kaydı olmadığının bildirildiği,
Dava konusu olayda davacının telefonda kişisel bilgilerini aktarmak ve mobil uygulamadan onay vermek suretiyle dava konusu işleme sebep olmasında sorumluluğunun bulunduğu,
Davalı bankanın gelişen dolandırıcılık yöntemlerine karşı aynı saat ve dakikada farklı IP den hesaba erişim yapan cihazlara yönelik saldırı tehdidini algılayacak mekanizmanın devreye girmemesi nedeniyle sorumluluğu olduğu," kanaatine varılmıştır.
Bilirkişilerden kusur oranının tespiti istenilmiş ise de bilirkişiler █████/2025 tarihli 2. Ek raporlarında bu hususta görüş bildiremeyeceklerini ifade etmişlerdir.
Bilirkişi raporuna göre davalı banka farklı IP'lerden hesaba erişim yapan cihazlara yönelik saldırı tehdidini algılayacak mekanizmanın devreye girmemesi nedeniyle sorumludur. Bankalar ana işi parayı muhafaza etmek olan para alım satımı transferi vb. işlemleri yapan güçlü sermayeye sahip ve verdikleri hizmet sırasında bilişim sistemlerini çok yoğun bir şekilde kullanan kuruluşlardır. Bankalar bünyesinde yüzlerce hatta binlerce bilişim personelinin istihdam edildiği bilinmektedir. Davalının işi sermaye gücü ve imkanları nazara alındığında kendisine tevdi edilen paraların/ mevduat ödüncünün korunması için gerekli tedbirleri almak sorumluluğu bulunmaktadır. Bu kapsamda davalı bankanın davacının zararından sorumlu olduğu değerlendirilmiştir.
Öte yandan bilirkişi raporunda davacının kendisine ait kişisel bilgileri telefonda 3. Kişilere aktarmak ve mobil uygulamadan onay vermek suretiyle müterafik kusurlu olduğu sabittir. Davacı tacirdir. Basiretli bir iş adamı gibi hareket etmek yükümlülüğü altındadır.
Konuya ilişkin içtihatta "Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur Borçlar Kanunu'nun 44. maddesinde (6098 sayılı TBK md. 52) düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. (Konya .... ATM ... Esas ... Karar sayılı kararının kaldırılmasına ilişkin Konya Bam 3. Hukuk ... Esas ve ... karar sayılı)." ibarelerine yer verildiği görülmektedir. Müterafik kusur durumu nazara alınarak takdiren davalının ödeyeceği alacaktan %20 oranında indirim yapmak gerekmiş olup buna göre hüküm tesis edilmiştir." gerekçesiyle, 144.000,00 TL'nin █████/2022 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirketin, müvekkili bankanın müşterisi olup, mobil bankacılık hizmeti aldığını, 24.06.2022 tarihinde davacı şirketin müvekkili bankanın hesaplarında şirket rızası dışında 180.000,00 TL eft yapıldığı iddiasında bulunduğunu ve bu işlemin sorumluluğunu müvekkili bankaya yüklemeye çalıştığını, ancak müvekkili bankanın tüm güvenlik önlemlerini aldığını, bu durumdan dolayı sorumlu olmayacağını, kaldı ki davacının dava dilekçesindeki beyan ve ikrarı ile de dava konusu olayda işlemi yapan şirket yetkilisinin ihmali ve dikkatsizliği sebebiyle bu işlemin gerçekleştiğinin belirtildiğini, bu nedenle müvekkili bankanın müterafik kusurlu olarak sorumlu olmasının kabul edilemeyeceğini, internet bankacılığına EFT işlemi yapılabilmesi için müşteri numarası, müşteri tarafından belirlenen bir şifre ve ardından tek kullanımlık şifre sorulduğunu, bir müşterinin sisteme girebilmek için kişiye özel bu üç adet bilginin bilinmesi gerektiğini, banka ile davacı arasında imzalanan sözleşme gereğince bu şifrelerin deşifre olmasında davacının kusuru olduğunu ve sonuçlarına katlanması gerektiğini, müvekkili bankanın internet 7-24 şubesinde halen sistemin güvenliğinin tam anlamıyla sağlandığını, mahkemece bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, ayrıca kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili bankaya bir kusur atfedilecek ise de; indirim oranının %20 olmaması gerektiğini, davacının da açıkça kusurlu bulunduğu olayda indirim oranında davadaki somut olay dikkate alınmadan ve davacı tarafın daha kusurlu olduğu durum göz önünde bulundurulmadan karar verildiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacı adına açılmış olan hesapta mevcut paraların internet dolandırıcılığı yoluyla üçüncü kişilere havale edilmesinden kaynaklanan zararın tazmini talebine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Dairemiz kaldırma kararından sonra ilk derece mahkemesince kaldırma kararının gerekleri yerine getirildikten sonra iki bilişim uzmanı ve bir bankacı bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetinden kök rapor ve iki ek rapor alındığı, mahkemece kök rapor ve ek raporlar dikkate alınarak davalı bankanın yüksek oranda kusurlu olduğu kabul edilip davacıya da %20 oranında müterafik kusur izafe edilerek yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, toplanan delillere göre, mobil bankacılığa olay tarihi olan █████/2022 tarihinde aynı saat ve dakikada iki farklı cep telefonundan giriş yapılarak işlem yapılmasının banka tarafından şüpheli işlem olarak algılanıp bloke konulması gerektiği, aynı saat ve dakikada farklı IP'den hesaba erişim yapan cihazlara yönelik saldırı tehdidini algılayacak mekanizmanın devreye girmemesi nedeniyle bankanın kusurlu olduğu bu sebeple davalı bankanın güvenlik önleminin yeterli ve etkin olmadığının anlaşıldığı, davacının da kendisine ait kişisel bilgileri telefonda 3. kişilere aktarmak ve mobil uygulamadan onay vermek suretiyle müterafik kusurlu olduğu, bu durumda mahkemece davalı bankanın yüksek oranda kusurlu olduğu kabul edilip davacıya da %20 oranında müterafik kusur izafe edilerek yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı, davalı tarafından ileri sürülen istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davalının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 9.836,64 TL harçtan, peşin alınan toplam 2.459,16 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.377,48 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
4-İstinafa başvuran davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliği işlemlerinin dairemiz tarafından yapılmasına,
6-Kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
aşkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!