Yargıtay, bölge adliye mahkemesinin bozma kararını görevsizlik olarak yorumlayan ilk derece mahkemesi arasındaki olumsuz görev uyuşmazlığı iddiasını reddederek, bölge adliye kararının bağlayıcı olduğunu vurguladı.
Özet: 3213 sayılı Kanuna muhalefet suçundan açılan davada, Muğla 2. Asliye Ceza Mahkemesinin hükmünün Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi tarafından bozulması üzerine, ilk derece mahkemesinin bu bozmayı görevsizlik kararı sayarak yargıtaya gönderdiği uyuşmazlıkta, Bölge Adliye Mahkemesinin bozma kararının 5271 sayılı Kanun uyarınca kesin ve bağlayıcı olduğu, ilk derece mahkemesinin bu karara direnme yasağı kapsamında görev uyuşmazlığı çıkaramayacağı ve bu nedenle yargıtayca çözülmesi gereken bir görev uyuşmazlığının bulunmadığına hükmedilmiştir.
5. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

3213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan sanık ... ve diğer sanıklar hakkında yapılan yargılama sırasında; Muğla 2. Asliye Ceza Mahkemesiyle Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi arasında oluşan olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi ve yargı yerinin belirlenmesi istemiyle gönderilen dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tebliğname ile Daireye verilmekle incelendi;

5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleriyle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 25. ve geçici 2. maddeleri uyarınca kurulan ve yargı çevreleri belirlenen bölge adliye mahkemelerinin tüm yurtta 20.07.2016 tarihinde göreve başladıkları, aynı Kanun'un "Bölge Adliye Mahkemelerinin görevleri" başlıklı 33/1. maddesi uyarınca, bölge adliye mahkemelerinin, adli yargı ilk derece mahkemelerince verilen ve kesin olmayan hüküm ve kararlara karşı yapılacak başvuruları inceleyip karara bağlamak ile görevli oldukları, yine aynı Kanun'un "Ceza Dairelerinin görevleri" başlıklı 37/1. maddesi gereğince bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin, adli yargı ilk derece ceza mahkemelerince verilen ve kesin olmayan hüküm ve kararlara karşı yapılacak başvuruları inceleyip karara bağlamak ile görevli olduğu,
Öte yandan, istinaf kanun yolunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Altıncı kitap ikinci bölümde; üçüncü bölümde ise temyiz yasa yolunun düzenlendiği, 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesindeki düzenlemeye göre, bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümlerinin temyiz edilebileceği, bunun istisnalarının da maddenin devamında düzenlendiği,
Somut uyuşmazlıkta; Muğla 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.10.2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ sayılı Kararı ile sanık hakkında verilen hükme karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 21.10.2025 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamıyla anılan hükmün bozulmasına karar verilerek dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderildiği, ilk derece mahkemesince de görev uyuşmazlığı oluştuğundan bahisle uyuşmazlığın çözümü için dosyanın Dairemize gönderildiği,
Muğla 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.11.2025 tarihli kararı ile Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin bozma ilamının görevsizlik kararı vasfında olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilerek uyuşmazlığın çözümü için dava dosyası Yargıtay'a gönderilmiş ise de, 5271 sayılı Kanun'un "Direnme yasağı" başlıklı 284. maddesi uyarınca, itiraz ve temyize ilişkin hükümler bölge adliye mahkemesi karar ve hükümlerine karşı direnilemeyeceği; bunlara karşı herhangi bir kanun yoluna gidilemeyeceği, bu itibarla Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 21.10.2025 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı bozma ilamının kesin ve bağlayıcı nitelikte olduğu anlaşılmakla, ortada Yargıtay tarafından çözümü gereken bir görev uyuşmazlığı bulunmadığına,
İncelenmeyen dava dosyasının, Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,Oy birliğiyle, 11.03.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!