Danıştay, 5957 sayılı Kanun ihlali nedeniyle marketlere verilen idari para cezasına itirazın adli yargı görevinde olduğuna hükmederek temyiz talebini reddetti.
Özet: Yüksek Mahkeme, bir market zincirine 5957 sayılı kanun uyarınca ürün künyesi bulundurmama nedeniyle kesilen idari para cezasının iptali istemli davanın görüm ve çözümünde görevli yargı yerinin, kabahatler kanununda aksi bir hüküm bulunmadığından adli yargı olduğu yönündeki ilk derece ve bölge idare mahkemesi kararlarını hukuka uygun bularak onarken, davalı idare lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri uyarınca hatalı olduğuna karar vererek bu eksikliğin giderilerek kararın düzeltilmesini uygun bulmuştur.

T.C.
D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : █████████Karar No : █████████ TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- (DAVACI) ... Marketler Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI) ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem : Davacı şirkete ait 8 mağazada çeşitli tarihlerde yapılan denetimlerde, satışı gerçekleştirilen 18 kalem ürün üzerinde 5957 sayılı Kanun'un 5/11. maddesine aykırı olarak künyenin bulundurulmadığı tespit edildiğinden bahisle 5957 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi ve 3. fıkrası uyarınca 18 kalem ürün yönünden her bir aykırılık için ayrı ayrı 123.204,00TL olmak üzere toplam 2.217.672,00TL idari para cezası verilmesine ilişkin İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeni'nin ... tarih ve... sayılı kararının iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu idari para cezasının 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 16. maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu ve anılan Kanunun 3. maddesinde, bu Kanunun idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer Kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağının düzenlendiği ve 5957 sayılı Kanunda ise, idari yaptırımlara (idari para cezası ve iki hafta faaliyetten men) itiraz konusunda görevli mahkemenin gösterilmediği; bu durumda, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Kanun hükümleri dikkate alınacağından, “idari para cezası” kararına karşı açılan davanın görüm ve çözümünde, Kabahatler Kanunu'nun 27/1. maddesi uyarınca adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu istemlerinin sadece idari para cezasının değil, dayanağı idari işlemlerin de hukuka aykırı olduğundan bahisle iptaline yönelik olduğundan uyuşmazlığı çözümleme görevinin idari yargıda olduğu; Davalı idare tarafından ise, davacının istinaf başvurusuna vekilleri marifetiyle savunma sunmalarına karşın idareleri lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.TARAFLARIN SAVUNMASI : Davacı tarafça cevap verilmemiş; davalı idare tarafından ise, davacı yanın temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.TETKİK HÂKİMİ : ...DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının vekâlet ücreti yönünden düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE :Davacının temyiz istemi yönünden;Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.Davalı idarenin temyiz istemi yönünden; 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasında, temyiz incelemesi sonunda Danıştay'ın "a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar. b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek" onayacağı kuralına yer verilmiştir.Anılan Kanunu'nun 24. maddesinin (f) bendinde, kararlarda yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiğinin belirtileceği ve 31. maddesinde, yargılama giderleri hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmıştır. Madde ile atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama giderlerinin kapsamı" başlıklı 323. maddesinin (ğ) bendinde, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmış; 326. maddesinin 1. fıkrasında, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği; 331. maddesinin, 2. fıkrasında görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkemece hükmedileceği, ancak karardan sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemece dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edeceği; 332. maddesinde ise, yargılama giderlerine mahkemece re'sen hükmedileceği belirtilmiştir.█████/2024 tarih ve 32681 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Genel Hükümler'in 7. maddesinin 1. fıkrasında "Ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar; davanın nakli, davanın açılmamış sayılması yahut görevsizlik veya yetkisizlik kararı verildikten sonra başka bir mahkemede yargılamaya devam edilmemesi durumunda bu Tarifede yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi durumunda tamamına hükmolunur..." düzenlemesi ile 15. maddesinin 1. fıkrasında, "Danıştayda ilk derecede veya duruşmalı olarak temyiz yoluyla görülen dava ve işlerde, idari ve vergi dava daireleri kurulları ile dava dairelerinde, bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinde birinci savunma dilekçesi süresinin bitimine kadar anlaşmazlığın feragat, kabul, davanın konusuz kalması ya da herhangi bir nedenle ortadan kalkması veya bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi durumunda bu Tarifede yazılı ücretin yarısına, diğer durumlarda tamamına hükmedilir." düzenlemesine ve tarifenin, 2. kısmının, 2. bölümünün, 18. maddesinde Bölge İdare mahkemelerinde istinaf yolu ile görülen işler için 16.000,00TL maktu vekalet ücretinin ödeneceği düzenlemesine yer verilmiştir.Dosyanın incelenmesinden; davacı şirkete ait 8 adet mağazada çeşitli tarihlerde yapılan deletimlerde; satışı gerçekleştirilen 18 kalem ürün üzerinde 5957 sayılı Kanun'un 5/11. maddesine aykırı olarak künyenin bulundurulmadığı tespit edildiğinden bahisle 5957 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi ve 3. fıkrası uyarınca 18 kalem ürün yönünden her bir aykırılık için ayrı ayrı 123.204,00TL olmak üzere toplam 2.217.672,00TL idari para cezası verilmesine ilişkin İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeni'nin ... tarih ve... sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada, ilk inceleme aşamasında ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-a maddesi uyarınca görev yönünden reddine ve "5-İşbu karar uyarınca dosyanın re'sen görevli yargı yoluna gönderilmeyeceğinin ve görevli yargı yerinde dava açma serbestisinin olduğunun davacıya tebliğine" karar verildiği ve davacının istinaf başvurusu üzerine, davalı idarenin, davadan haberdar olarak süresi içerisinde ve vekili marifetiyle başvurunun reddi ile lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini savunduğu; ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesine karşılık, davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmediği ve davalı idarece vekalet ücreti yönünden kararın bozulmasının istenildiği anlaşılmıştır. Yukarıda alıntılanan mevzuat uyarınca, ilk derece mahkemesinin görevsizlik kararının tebliğini müteakiben davadan haberdar olan davalı idarenin; davacının istinaf başvurusuna süresi içerisinde, vekili aracılığıyla savunmasını sunarak, lehine vekalet ücretine hükmedilmesini talep etmiş olması karşısında, anılan talebin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331. maddesinin 2. fıkrası uyarınca değerlendirilerek hükme bağlanması gerektiği açıktır.Bu durumda, İdare Dava Dairesince, davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.Bu husus, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan, düzeltilmesi mümkün eksiklik olarak görüldüğünden, hüküm fıkrasının "istinaf aşamasında yapılan 2.757,00 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına" kısmından sonra gelmek üzere "karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 8.000,00TL maktu vekalet ücretinin; yargılamaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde tahsilde tekerrür olmamak üzere davacıdan alınarak davalı idareye ödenmesine" ibaresi eklenmek suretiyle; kararın vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.KARAR SONUCU :Açıklanan nedenlerle;1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, davacının istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının ONANMASINA,3. Temyize konu kararın hüküm fıkrasının, yargılama giderlerine ilişkin kısmın yukarıda belirtildiği şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,4. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.