İhracatçı firmanın uluslararası fuar lojistik depozito iade talebinin kabul edilmemesi üzerine açtığı itirazın iptali davasında basiretli tacir sorumluluğu.
Özet: Davacı şirket, uluslararası fuarlara ürün sevkiyatı için davalı lojistik firmasına ödediği ve ürünler iade edildikten sonra geri ödeneceği taahhüt edilen depozito bedellerinin haksız yere iade edilmemesi sonucu doğan alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemidir. Davacı, davalının basiretli tacir yükümlülüğüne aykırı davrandığını, arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek, takibin devamını, alacağın %20sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve davalının mal varlığı üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmektedir.

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████ Karar
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, uzun yıllardır makine ve takım imalatı alanında faaliyet gösteren, hem iç piyasada hem de yurt dışında güvenilir iş ilişkileri kurmuş, aktif olarak ihracat ve ithalat yapan köklü bir kuruluş olduğunu, gerek düzenli olarak gerçekleştirdiği yurtdışı fuar katılımları, gerekse Avrupa ve Orta Doğu ülkelerine yaptığı makine ve yedek parça ihracatları sayesinde sektörde tanınan bir marka haline geldiğini, Ticaret sicil kayıtları ve gümrük beyannameleri de müvekkilinin faaliyet hacmini ve ticari itibarlılığını açıkça ortaya koyduğunu, bu itibarla, müvekkili firmanın Türk Ticaret Kanunu’nun 18. maddesi anlamında basiretli bir tacir olarak tüm ticari işlemlerini kayıt ve belgeye dayalı, dürüstlük kuralına uygun şekilde yürüttüğünü, müvekkilinin 11-14 Mart 2025 Tarihlerinde ..... ..... şehrinde düzenlenmiş olan ... ve 25-28 Mart 2025 Tarihinde ... şehrinde düzenlenmiş olan ... fuarlarına katılımcı olarak dahil olduğunu, davacı müvekkilinin fuarda sergilenecek ve kullanılacak ürünlerini fuarın gerçekleşeceği ... ve ... şehirlerine göndermek üzere davalı firma ile anlaştığını, fuarda kullanılacak ürünleri davalı firma ile gönderdiğini, ürün ve malzemeler ilgili ülkenin gümrüğüne indirildiğinde davalı firmanın davacı müvekkilinden ... fuarı için 665,00 Euro + 500 Euro depozit olmak üzere toplam 1.165,00 Euro, ... fuarı için 1.435,00 Euro + 1.800,00 Euro olmak üzere toplam 3.235,00 Euro hizmet ve depozito talebinde bulunduğunu, davalı firma ... fuarı için 13.03.2025 tarihli ... numaralı 3.235,00 Euro bedelli fatura, ... fuarı için 04.03.2025 tarihli ... numaralı 1.165,00 Euro bedelli faturaları düzenlediğini, davacı müvekkilinin fatura bedellerini davalı firmaya ödediğini, davalı firma çalışanları ... ve ... fuar sonrası fuara gönderilen ürün ve malzemelerin geri gelmesinden sonra depozito bellerinin müvekkiline iade edileceğini gerek elektronik posta da gerek telefonda ifade etmiş olduğunu, müvekkilinen fuara gönderdiği malzemelerin 23.04.2025 tarihinde geri geldiğini, bunun üzerine davacı müvekkilinin davalı şirkete depozito iade faturasını düzenlediğini, davalı tarafın, yetkilileri gönderdikleri elektronik postada depozito iadesinin gerçekleşmesi için yurt dışı acentalarından paranın gelmesi gerektiğini beyan ettiğini, depozitonun iadesi için düzenlenen faturalardan itibaren yaklaşık iki ay beklenmesine rağmen herhangi olumlu bir dönüş olmadığını, müvekkili şirketin, fuar organizasyonuna ilişkin tüm ödemeleri zamanında ve eksiksiz biçimde yaparak sözleşmeden doğan yükümlülüklerini dürüstlükle yerine getirdiğini, sözleşme gereği üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, özellikle fuar katılımı için ödenmesi gereken hizmet ve depozito bedellerini eksiksiz olarak davalı tarafa ödediğini, davalı şirketin, müvekkili tarafından fuar katılımı için ödenen depozito bedellerini müvekkiline iade etmediğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin temelinde karşılıklı güven, edimlerin tam olarak yerine getirilmesi ve ticari itibara duyulan saygı bulunduğunu, müvekkili şirketin, basiretli bir tacir olarak tüm yükümlülüklerini zamanında ifa etmişken; davalı tarafın, hiçbir haklı gerekçe olmaksızın depozito bedelini iade etmemesi TTK m. 18/2 uyarınca basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğüne aykırı olduğunu, davalı tarafın itirazının davacı müvekkilinin haklı alacağını almasını engellediğini, arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını, davalı borçlunun icra takip dosyasına konu borcu olmadığı itirazının tamamen gerçek dışı olduğunu, davalının süreci uzatmaya yönelik hareket etmekte olup müvekkili şirketin alacağının tahsilini geciktirmeyi amaçladığını, nitekim müvekkili şirketin ticari defterleri bilirkişi tarafından incelendiğinde davalının itirazının haksız olduğu, müvekkili şirketin davalı/borçludan alacağının olduğunun ortaya çıkacağını, davalı aleyhine ihtiyati haciz taleplerinin bulunduğunu, kötü niyet tazminatı talepleri olduğunu beyan ederek, Davalının, borca ve fer’ilerine itirazı ile duran Büyükçekmece İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası nezdindeki itirazın iptali ile başlatılan takibin devamına, Haksız itiraz nedeni ile alacak miktarının %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, Dava dosyasında mevcut hukuki ve fiili somut durumlar dikkate alınarak, davalı adına kayıtlı menkul, gayrimenkul ve bankalardaki hak ve alacaklarının üzerine alacak miktarını karşılayacak şekilde öncelikle teminatsız, aksi kanaat hasıl olur ise uygun görülecek bir teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesine, Harçlar Kanunu 29/3’e göre icra takibindeki peşin harcın işbu davadaki harçtan mahsubuna, Arabuluculuk sürecinin anlaşmazlık ile sonuçlanması ve arabuluculuk sürecinin vekil ile takip edilmesi sonucu Avukatlık Asgari Ücret tarifesinin 16/2c maddesi gereğince arabuluculuk faaliyeti vekalet ücretinin takdir edilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Usulüne uygun tebligata rağmen davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Dava, Taraflar arasındaki ticari alım satım ilişkisinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
Büyükçekmece Arabuluculuk Dairesinin ... numaralı dosyasında; ..... tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı.
Dosya kapsamında bulunan Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 2.300,00-EURO fatura alacağı ve 89,23-EURO işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.389,230-EURO yönünden █████/2025 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borcun sebebi olarak faturanın gösterildiği, davalı tarafından █████/2025 tarihinde söz konusu takipteki borcun tamamına, faizine ve tüm ferilerine yönelik itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı görülmüştür.
Uyuşmazlık, Davacının takip ve dava tarihi itibariyle takibe konu 2 adet yurt dışı fuarı depozito bedeline ilişkin fatura nedeni ile alacaklı olup olmadığı, davacının faturaya konu hizmeti ifa edip etmediği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin, uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı olup olmadığı hususunda toplandığı tespit edildi.
Mahkememizce davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre yukarıda bahsi geçen uyuşmazlık konusunun çözümü bakımından tarafların Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, davalı defterlerini ibraz etmediği, davacının defterlerinin incelenmesi için talimat yazıldığı, dosyanın bilirkişiye verildiği, bilirkişi tarafından hazırlanan █████/2026 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; "
III. NETİCE ve KANAAT:
Mahkemenizin ...... esas sayılı dosyası kapsamında yapılan inceleme, dosya
kapsamındaki bilgi ve belgeler, taraf ticari defterleri ile banka kayıtlarının birlikte
değerlendirilmesi neticesinde;
1- İcra takibine konu alacak yönünden;
Davacı tarafından davalı aleyhine Büyükçekmece İcra Müdürlüğü’nün ... Esas
sayılı dosyası ile █████/2025 tarihinde 2.389,23 EUR tutarında ilamsız icra takibi başlatıldığı,
borçlu davalı tarafından süresi içerisinde yapılan itiraz üzerine takibin durduğu,
2- Ticari defterlerin hukuki niteliği yönünden;
Davacıya ait 2025 yılı ticari defterlerinin Türk Ticaret Kanunu ve Vergi Usul Kanunu
hükümlerine uygun şekilde tutulduğu, e-defter kayıtlarının usulüne uygun olarak oluşturulup
beratlarının süresinde alındığı, defter kayıtlarının birbirini teyit ettiği ve davacı lehine delil
niteliği taşıdığı kanaatinde olduğumu,
3- Taraflar arasındaki ticari ilişki ve ödeme hareketleri yönünden;
Davacı tarafından davalıya banka kanalıyla;
Toplam 9.044,00 EUR,
Toplam 47.048,52 TL
tutarında ödeme yapıldığı, bu ödemelerin açıklamalarında yer alan referans numaraları ve
muhasebe kayıtları ile birebir örtüştüğü,
Söz konusu ödemelerin, davacı vekilinin beyanları ve dosya kapsamındaki faturalar ile
uyumlu şekilde yurtdışı fuar hizmeti ve depozito bedellerine ilişkin olduğu,
4- Cari hesap ve bakiye tespiti yönünden;
Taraflar arasındaki cari hesap hareketlerinin incelenmesi neticesinde;
Döviz ve TL bazlı işlemlerin karşılıklı olarak kaydedildiği,
Döviz ödemelerinin TL karşılıkları ile muhasebeleştirildiği,
İşlemlerin büyük ölçüde karşılıklı kayıtlarla kapatıldığı,
ancak özellikle █████/2025 tarihli kayıtlar sonrasında cari hesabın davacı lehine alacak
bakiyeye geçtiği
5- Alacak miktarı yönünden nihai değerlendirme;
Dosya kapsamında yer alan icra takibine dayanak faturalar, banka dekontları ve ticari defter
kayıtları birlikte değerlendirildiğinde;
Davacının, davalıdan 1.800,00 EUR + 500,00 EUR olmak üzere toplam 2.300,00 EUR
depozito alacağı bulunduğu, bu tutarın davalı tarafından iade edilmediği ve bu yönüyle
davacının alacaklı olduğu kanaatine varılmıştır.
SONUÇ OLARAK:
Davacının, davalıdan takip tarihi itibariyle 2.300,00 EUR tutarında alacaklı olduğu,
" sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Bilirkişi raporu HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir.
TMK'nın 6 ve HMK'nın 190 maddeleri gereği ispat yükü davacı üzerindedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin █████/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirildikten sonraki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklindedir.
"...Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki ( ticari defterlerindeki ) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir..." T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesi , .... Tarih, ..... Esas, .... Karar.
Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; ; İspat yükünün davacı üzerinde olması ve bilirkişi deliline dayanması nedeni ile tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiştir. Davalıya meşruhatlı tebligatta, ibraz süresi ve ibrazdan kaçınmanın sonuçları da ihtarı ile birlikte inceleme gün ve saati usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen davalı defterlerini ibrazdan kaçınmıştır. Davacının defterleri incelenmiş düzenlenen █████/2026 tarihli raporda davacı şirkete ait ibraz edilen yasal defterlerin süresi içinde Maliye Bakanlığı'na verilmiş olduğu ve sahibi lehine delil olma özelliğine haiz olduğunun tespit edildiği, davalı şirketçe defter ve belge ibraz edilmediği gibi yerinde inceleme de talep edilmemiş olduğu ki bu nedenle mahkememizce HMK 220/3 uyarınca davacı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkememizce kabul edilmiştir. Davacı şirket yasal defterlerinde 2.300,00Euro nun depozito bedeli olarak kayıtlı olduğu ve davalı tarafla ticari ilişkilerinin olmadığı bu nedenle bedelin iadesinin gerektiği tespiti ile dosyaya sunulan dekont ve açıklaması ile davacı defterlerinde bu bedele istinaden ticari ilişkinin oluşmadığına ilişkin tespit ile davacının davasını ispatladığından bahisle davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacının takip talebine konu ettiği takip tarihine kadar işlemiş faiz alacağına ilişkin talebi bakımından; TTK'nın 1530. madde başlığı ''Ticari hükümlerle yasaklanmış işlemler ile mal ve hizmet tedarikinde geç ödemenin sonuçları" şeklindedir. TTK'nın 1530/7 maddesinin uygulanabilmesi için taraflar arasında mal ve hizmet tedariki sözleşmesi olması gerekir. Somut olayda taraflar arasında ticari ilişki satım sözleşmesi olmakla birlite TTK'nın 1530. maddesi anlamında bir tedarik ilişkisinin mevcudiyeti kanıtlanmadığından, TTK'nın 1530/7 maddesinde öngörülen faiz oranlarının uygulanması da mümkün değildir. Kaldı ki dosya içerisinde TBK'nın 117. maddesi uyarınca, takip öncesi borçlunun temerrüte düşürüldüğüne ilişkin bir kanıt da bulunmadığından takip öncesi işlemiş faiz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacının icra inkar tazminatı talebi bakımından ise davacının ticari defterleri, faturalar ile belirlenen alacağın likit olduğu ve İİK'nın 67/2. maddesinde belirlenen icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu anlaşıldığından kabul edilen alacak üzerinden takdiren %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın İİK'nın 67/1.maddesi uyarınca KISMEN KABULÜNE,
1-Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yöneltilmiş olan itirazın iptali ile asıl alacak olan 2.300-EURO üzerinden takibin devamına, asıl alacak tutarına icra takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca yürütülecek temerrüt faizi ile birlikte ve tahsil tarihindeki TCMB efektif satış kuru TL karşılığının tahsili için takibin devamına,
-TBK'nın 117. maddesi uyarınca, takip öncesi borçlunun temerrüte düşürüldüğüne ilişkin bir kanıt bulunmadığından takip öncesi işlemiş faiz talebinin reddine,
2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca, kabul edilen alacağın takip tarihindeki kur karşılığı üzerinden takdiren %20 oranında hesaplanan 21.563,24-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 7.657,69-TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 1.428,74-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 6.228,95-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvurma harcı, 1.428,74-TL Peşin harç ile 87,50-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 2.131,64-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 10.410,00-TL toplam yargılama giderlerinin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında % 96,26'sı olan 10.020,67-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, bakiye ücretin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında 4.427,96-TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 172,04-TL'sinin davacıdan tahsili hazineye irat kaydına,
8-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Mahkemece verilen kararın niteliği nazara alınarak davalı tarafın yapmış olduğu masrafın yine davalı üzerine bırakılmasına,
10-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
█████/2026
Katip .....
¸e-imzalı
Hakim ....
¸e-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!