Nafaka alacağının sıra cetvelindeki imtiyazlı durumu, kamu hacizlerine iştirak edip edemeyeceği ve kamu alacakları karşısındaki önceliği üzerine İİK ve 6183 sayılı Kanun kapsamındaki temyiz incelemesi.
Özet: Evrak, nafaka alacağının amme alacaklarına karşı sıra cetvelindeki imtiyazlı durumu ve hacze iştirak şartlarına ilişkin bir uyuşmazlığı ele almaktadır; ilk derece mahkemesi nafaka alacağının kamu hacizlerine iştirak edemeyeceği gerekçesiyle şikayeti reddetmiş, bölge adliye mahkemesi başlangıçta nafaka alacağını imtiyazlı kabul ederek sıra cetvelini iptal etmişse de, Yargıtayın İİKdaki takipsiz iştirak hakkının yalnızca özel hukuk hacizlerine uygulanabileceği ve kamu hacizlerine nafaka alacağının iştirak edemeyeceği yönündeki bozma kararına uyarak, şikayetin esas yönünden reddine hükmetmiştir.

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., ███████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 2. İcra Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar şikayet olunanlar vekilleri ile şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü :I. ŞİKAYETŞikayetçi vekili dilekçesinde; nafaka alacağı için 26.07.2016 yılında takip başlattıklarını, devam eden aylara ilişkin nafakanın da talep edildiğini, müvekkilinin nafaka alacağının imtiyazlı olarak değerlendirilerek düzenlenen sıra cetvelinde 1. sırada yer alması gerektiğini ileri sürerek, sıra cetvelinin iptalini talep etmiştir.II. CEVAP1.Şikayet olunan SGK vekili cevap dilekçesinde; ... Sigorta Ekspertiz Ltd. Şti borçları için haciz koyduklarını, nafaka alacağının rüçhanlı alacak olduğu yönündeki iddiaları kabul etmemekle birlikte kabul edilse dahi sadece 1 yıllık nafaka alacağının imtiyazlı olabileceğini savunarak, şikayetin reddini istemiştir.2.Şikayet olunanlar Kalekapı Vergi Dairesi Müdürlüğü ile Antalya Kurumlar Vergisi Daire Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; 6183 sayılı Kanun uyarınca eğer amme alacağından önce bir rehinli alacak sıralamada yer almıyorsa bu durumda alacağın nev'ine bakılmaksızın tüm amme alacaklarının hacze iştirak edebileceğini, hacizlerinin geçerli olması ve alacağın kamu alacağı olması sebebiyle öncelikli olarak değerlendirilmesi gerektiğini savunarak, şikayetin reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 26.03.2025 tarihli kararı ile İcra ve İflas Kanununda şikayetçinin nafaka alacağı gibi imtiyazlı alacağı olsa dahi kendisinden önce 6183 sayılı Yasa kapsamında kamu haczi bulunması durumunda ilk hacze iştirak edebileceğine dair yasal bir düzenleme bulunmadığından şikayet konusu sıra cetvelinde yapılan sıralamada şikayet olunan idarelere davacı alacaklıdan daha önce sıra verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 26.03.2025 tarihli kararına karşı süresi içinde şikayetçi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şikayetçinin alacağını, şikayetçinin hem İİK.'nın 101. maddesi anlamında takipsiz iştirak alacaklısı, hem de 206/4-C maddesi anlamında imtiyazlı alacaklı olduğu, şikayetçi nafaka alacaklısının sıra cetvelinin düzenlendiği tarihten geriye doğru 1 yıllık süre için cari nafaka alacağı mevcut olup, kalan alacak miktarının ise birikmiş nafaka alacağı olduğu, bu durumda cari nafaka alacaklarının imtiyazlı alacaklı olması nedeni ile bu miktar yönünden İİK’nın 206. maddesi gereğince öncelikle alacağını alması kalan miktar yönünden de garameye girmesi gerektiği gerekçesiyle şikayetçi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile sıra cetvelinin iptaline karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 02.07.2025 tarihli kararının süresi içinde şikayet olunanlar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece,şikayetçiye sıra cetvelinde pay ayrılabilmesi için öncelikle hacze iştirak koşullarını taşınmasının zorunlu olduğu, hacze iştirak edemeyenin alacağı rüçhanlı olsa bile sıra cetvelinde kendisine pay ayrılamayacağı, öte yandan şikayetçiye İİK’nın 101. maddesinde tanınan “takipsiz iştirak” hakkı varsa da ancak özel hukuk alacağı için konulmuş hacizlere iştirak edebileceği, gerek 6183 sayılı Kanun gerekse İcra ve İflas Kanunu kamu hacizlerine iştiraki düzenlemediği için şikayetçinin imtiyazlı ya da imtiyazsız olan nafaka alacakları için kamu haczine iştirakinin mümkün olmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamındaki gerekçeyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1.Şikayetçi vekili temyiz dilekçesinde;Müvekkilinin nafaka alacaklısı olup, nafaka alacağının tahakkuk etmeye devam ettiğini, imtiyazlı alacak olarak 1. sırada yer alması gerektiğini, kararın yerleşik Yargıtay uygulamasına aykırı olduğunu beyan etmektedir.2. Şikayet olunan SGK vekili temyiz dilekçesinde;Bölge Adliye Mahkemesince şikayetin reddine karar verildiği halde şikayet olunan lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, düzeltilerek onanması gerektiğini beyan etmektedir.3. Şikayet olunanlar Kalekapı Vergi Dairesi Müdürlüğü ile Antalya Kurumlar Vergisi Daire Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde;Şikayetçinin davasının reddedilmesine ve duruşmalara girilerek takip edilmesine rağmen müvekkillerine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, kararın düzeltilerek onanması gerektiğini beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine,bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, sıra cetvelinin iptali istemine ilişkindir.1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 ve devamı maddelerinde temyiz incelemesi neticesinde bozma sebebi yapılacak hususlar ve bozma kararı üzerine yapılacak işlemler düzenlenmiştir. Kanun'un 373/2 ve 373/3 hükümleri uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesinin düzelterek veya yeniden esas hakkında verdiği kararın Yargıtay'ca bozulması hâlinde dosya Bölge Adliye Mahkemesine gönderilir. Zira artık burada İlk Derece Mahkemesinin bir kararı mevcut değildir. Bozulan karar Bölge Adliye Mahkemesinin kararıdır. Bu nedenle İlk Derece Mahkemesi yerine geçtiğinden kararı bozulan Bölge Adliye Mahkemesi istinaf incelemesi yapıyormuşçasına bir karar veremez. Bölge Adliye Mahkemesi, yaptığı değerlendirmede bozma kararının doğru olduğu kanaatine varırsa bozmaya uyma kararı verecektir. Bu kararın anlamı, Bölge Adliye Mahkemesinin vermiş olduğu önceki kararının hatalı olduğu ve Yargıtay'ın bozma kararı doğrultusunda yeniden inceleme yaparak bir karar vereceğidir. Bozmaya uyma kararı ile bozma kararı lehine olan taraf için bir usuli müktesep hak doğar (Hakan Pekcanıtez, Medeni Usul Hukuku, C.III, İstanbul, 15. Baskı, 2017, s.2302 vd.).Dosya kapsamından Bölge Adliye Mahkemesince, şikayetin reddine dair İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılıp, esas hakkında yeniden hüküm kurularak şikayetin kabulüne karar verildiği, bu kararın şikayet olunanlar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce, nafaka alacakları için kamu haczine iştirakin mümkün olmadığı gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulduğu ve dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderildiği anlaşılmaktadır. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, şikayet olunanın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmektedir.Somut olayda; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozma kararına uyulduğuna göre bundan sonra yapılacak iş; bozmaya uygun olarak, yeniden esas hakkında karar vermekten ibarettir. Bölge Adliye Mahkemesinin Dairemiz bozma ilamı gerekçesi doğrultusunda şikayetin esası hakkında İlk Derece Mahkemesi nasıl bir karar verecek idiyse o şekilde bir karar (şikayetin kabulü veya reddi) verilmesi gerekirken hala istinaf incelemesi sonucu verilecek bir karar gibi yazılı şekilde başvurunun esastan reddine karar verilmesi ve bu doğrultuda hüküm oluşturulması, usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.2.Bozma nedenine göre taraf vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,2. Bozma nedenine göre taraf vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,Peşin alınan harcın istek halinde şikayetçiye iadesine,Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.