Yargıtay 12. Ceza Dairesinin, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunda, CMK 272 uyarınca 20/07/2016 öncesi kesinleşen adli para cezasının tekerrüre esas alınamayacağına dair kanun yararına bozma kararı.
Özet: Bu hukuki evrakta, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan mahkumiyet kararı verilen bir sanık hakkında uygulanan tekerrür hükmünün kanun yararına bozulması talep edilmektedir. Talep, sanığın sabıka kaydında bulunan ve istinaf yolunun yürürlüğe girmesinden önce kesinleşmiş olan adli para cezasının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 272. maddesindeki son değişiklikler uyarınca tekerrüre esas teşkil edemeyeceği ilkesine dayanmaktadır. Özellikle, bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçişi öncesinde verilen ve istinaf yolu kapalı olan doğrudan adli para cezalarının tekerrür için dayanak oluşturamayacağı ve sanığın başkaca tekerrüre esas kararı bulunmadığı göz önüne alındığında, mahkemece mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasının hukuka aykırı olduğu savunulmaktadır.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulmasıTrafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık ... hakkında basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 179/3. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 179/2, 62/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 251/3. maddeleri gereğince 3 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Selçuk Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.11.2021 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının 26.04.2022 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 04.09.2025 tarihli ve 94660652-105-35-14399-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.10.2025 tarihli ve KYB-███████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.10.2025 tarihli ve KYB-███████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin:"1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 305. maddesinde yer alan 'Ceza Mahkemelerinden verilen hükümler temyiz olunabilir. Ancak, onbeş sene ve ondan yukarı hürriyeti bağlayıcı cezalara ait hükümler hiç bir harç ve masrafa tabi olmaksızın Yargıtayca re'sen tetkik olunur. 1. (Değişik: █████/1992 - ███████ md.) İkimilyar liraya kadar (İkimilyar dahil) para cezalarına dair olan hükümler,(1) 2.(Değişik: █████/1992 - ███████ md.) Yukarı sınırı onmilyar lirayı geçmeyen para cezasını gerektiren suçlardan dolayı verilen beraat hükümleri,(1) 3. Bu Kanun ile sair kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümler, Temyiz olunamaz. Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz...' şeklindeki düzenlemenin Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği tarih olan █████/2016 tarihine kadar geçerlilik arz ettiği,Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçmesiyle birlikte █████/2016 tarihi itibarıyla artık 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 'İstinaf' başlıklı 272. maddesinin yürürlük kazanması ile birlikte anılan maddenin ilk halinde 1412 sayılı Kanun'daki gibi kesin olan hükümlerin tekerrüre esas alınamayacağına ilişkin bir düzenleme bulunmaması sebebiyle kesin nitelikteki adli para cezaları tekerrüre esas oluşturabiliyorken, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 272. maddesinde yer alan '(1) İlk derece mahkemelerinden verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, onbeş yıl ve daha fazla hapis cezalarına ilişkin hükümler, bölge adliye mahkemesince re'sen incelenir. (2) Hükümden önce verilip hükme esas teşkil eden veya başkaca kanun yolu öngörülmemiş olan mahkeme kararlarına karşı da hükümle birlikte istinaf yoluna başvurulabilir. (3) Ancak; a) (Değişik: 31/3/2011-███████ md.) Hapis cezasından çevrilen adlî para cezaları hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen üçbin Türk Lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine, b) Üst sınırı beşyüz günü geçmeyen adlî para cezasını gerektiren suçlardan beraat hükümlerine, c) Kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümlere, Karşı istinaf yoluna başvurulamaz.' şeklindeki düzenlemenin son fıkrasına █████/2020 tarihinde 7242 sayılı Kanun'un 17. maddesiyle yapılan değişiklik ile eklenen 'Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz.' şeklindeki cümle gereğince, kesin nitelikteki adli para cezasına dair mahkumiyet hükümlerinin tekerrüre esas alınamayacağının anlaşıldığı nazara alındığında,Tekerrüre esas alınan sanığa ait adli sicil kaydında bulunan Karşıyaka 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.05.2016 tarihli ve ████████ esas, ████████ sayılı kararı ile verilen 3.000,00 Türk lirası adlî para cezasının, 5271 sayılı Kanun'un istinafa ilişkin hükümlerinin yürürlüğe girdiği █████/2016 tarihinden evvel verilen kesin nitelikte, doğrudan adli para cezası olduğunun anlaşılması karşısında,Ceza Genel Kurulu'nun █████/2020 tarihli ve ███████-123 esas, ████████ karar sayılı ilâmında da kabul edildiği üzere sanığın tekerrüre esas alınan kesin nitelikteki adli para cezasına dair mahkumiyet hükmünün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 272. maddesinin son fıkrasında yer alan 'Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz.' şeklindeki cümle gereğince, tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın adli sicil kaydında başkaca tekerrüre esas alınabilecek nitelikte kararın da bulunmadığı cihetle, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE1.Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık ... hakkında basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 179/3. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 179/2, 62/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 251/3. maddeleri gereğince 3 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Selçuk Asliye Ceza Mahkemesinin 30.11.2021 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının 26.04.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. 2.İncelenen dosya kapsamına göre; tekerrüre esas alınan sanığa ait adli sicil kaydında bulunan Karşıyaka 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.05.2016 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla verilen kesin nitelikteki 3.000,00 TL adli para cezasının, Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği ve 5271 sayılı CMK'nın istinafa ilişkin hükümlerinin yürürlüğe girdiği 20.07.2016 tarihinden önce verildiği anlaşılmakla kanun yararına bozma talebinin gerekçesinin dosya ile uyumlu olmadığı görülmüş ise de sanığın tekerrüre esas alınan kesin nitelikteki 3.000,00 TL adli para cezasına dair mahkûmiyet hükmünün 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 305. maddesi gereğince kesin nitelikte olduğu ve aynı Kanun'un 305/son maddesi uyarınca tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın adli sicil kaydında başkaca tekerrüre esas alınabilecek nitelikte ilâmın da bulunmadığı cihetle, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,2. Selçuk Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.11.2021 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3.5271 sayılı CMK'nın 309/4-d maddesi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden;Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58/6. maddesinin uygulanmasına ilişkin hükmün 8. paragrafının hükümden çıkarılması ile hükümde yer alan diğer hususların aynen bırakılmasına, infazın ve müteakip işlemlerin mahallinde buna göre yapılmasına,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.04.2026 tarihinde karar verildi.