Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshi nedeniyle yüklenicinin müspet zarar kapsamındaki kar mahrumiyeti talebinin reddedilerek onanması.
Özet: Davacı yüklenicinin, arsa sahibinin kusuruyla ifa imkansızlığına uğradığını ve sözleşmeyi kendisinin feshetmediğini iddia ederek önceki bir yargılamada kararlaştırılan kısmi alacağın bakiyesi için kar kaybı tazminatı talep ettiği itirazın iptali davasında; ilk derece mahkemesi ve istinaf, yüklenicinin ihtarnamesiyle sözleşmeyi geriye etkili feshettiği ve müspet zarar kapsamındaki kar kaybını talep edemeyeceği gerekçesiyle davayı reddetmiş, Yargıtay ise temyiz dilekçesindeki iddiaları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulmayarak istinaf kararını onamıştır.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacı yüklenici ile davalı arsa sahibi arasında hasılat paylaşımı şeklinde arsa payı karşılığı yapım sözleşmesi imzalandığını, arsa sahibinin kusuru nedeniyle ifa imkansızlığının söz konusu olduğunu, kâr kaybına ilişkin olarak açılan asıl davada 9.742.276,59 TL kâr kaybı hesabının yapıldığını, fazlaya ilişkin haklar dikkate alınarak 3.000.000,00 TL yönünden kabul kararı verildiğini, bakiye 6.742.276,59 TL yönünden başlatılan takibin itiraz nedeniyle durduğunu belirterek Ankara 14. İcra Dairesi'nin ██████████ Esas sayılı dosyasında itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşmenin feshinde kusurlu tarafın davacı yüklenici olduğunu, müspet veya menfi zarar talebinde bulunamayacağını belirterek davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın aynı konuya ilişkin açılan davada hükmedilmeyen alacağa yönelik başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasında yüklenicinin 15.06.2010 tarihli ihtarname ile sözleşmenin ifa edilmesinin imkansız hale geldiğini belirterek imalât bedelini talep etmesi suretiyle sözleşmeyi geriye etkili feshettiği, müspet zararın istenemeyeceği, kâr mahrumiyetine ilişkin talebin reddinin gerektiği şeklindeki gerekçe ile müspet zarar kapsamındaki kâr kaybının istenilemeyeceği hususunun Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.09.2021 tarihli kararı ile kesinleştiği, bu kapsamda ek dava niteliğinde bulunan dosyamızda da sözleşmeyi geriye etkili fesheden davacı yüklenicinin müspet zarar kapsamındaki kâr mahrumiyetini talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşmede davalı iş sahibinin edimlerini yerine getirmemesi ve sözleşmenin davacı yüklenici açısından çekilmez hale gelmesine rağmen sözleşmeyi feshetmediklerini belirterek aynen ifa ve tazminat talebinde bulunduklarını, davalı iş sahibinin ise 7 gün içinde işe devam edilmesini aksi takdirde sözleşmenin feshedildiği ve işe devam edilmeyeceği sonucuna varacakları yönünde ihtarnameye cevap verdiklerini, işe ilişkin ruhsat alma yükümlülüğünün davalı iş sahibi tarafından yerine getirilmediğini, işe devam edilmemesinde tam kusurlu olduğunu, sözleşmenin davacı yüklenici tarafından feshedilmediğini, sözleşmenin feshi halinde kusurlu tarafından müspet ve menfi zararları gidermesinin gerektiğini, sözleşmenin 8.2 maddesine göre göre fesih halinde müspet zarar kapsamında kâr kaybı talebinde bulunabileceklerini, Türk Borçlar Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca da kâr kaybı talebinde bulunabileceklerini beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve hasılat paylaşımı şeklinde arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin feshi nedeniyle kâr mahrumiyeti ödenmesi istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.