Cari hesap borcuna itirazın iptali davasında, davalının eser sözleşmesinden kaynaklı hurda ve ham sac malzeme iadesi savunmasının ticari defterler karşısında yetersiz bulunması.
Özet: Davacı, cari hesap borcunun tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ederken, davalı taraflar arasında malzemesi kendisi tarafından karşılanan bir eser sözleşmesi bulunduğunu, davacının sipariş fazlası ham ve hurda malzemeyi iade etmeyerek kendisini zarara uğrattığını iddia etmiştir; ilk derece mahkemesi, ticari defterler ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı tarafından ileri sürülen eser sözleşmesi ve malzeme iadesi iddialarını tanık delili ile ispatın yetersiz olduğuna ve malzeme gönderimlerinin satış mahiyetinde olduğuna hükmederek davacının alacağını kabul etmiştir.
6. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının cari hesap borcunu ödememesi üzerine başlatılan takibe itiraz ettiğini, alacağın likit ve muayyen olup davalının haksız ve kötüniyetli olarak takibe itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline ve %20 den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında malzemesi müvekkili iş sahibince karşılanan TBK'nın 472. madde hükümlerine tabi eser sözleşmesi bulunduğunu, müvekkili tarafından üretilen makinaların ham maddelerinin alınarak davacıya fatura edildiğini ve davacının lazer makinası ile kesim yaparak, kaynak ile birleştirdiği makina gövdelerini müvekkiline teslim ettiğini, davacının malzemeleri optimum kullandığına güvenilerek siparişlerine uygun sacın davacıya teslim edildiğini, ancak davacının fazladan saç sipariş ederek ve özensiz kesim yaparak neticede 212.591,40 kg ham ve 118.633,60 kg hurda saç malzemeyi müvekkiline iade etmediğini, 2019 yılında yeni bir mühendislik çalışması esnasında bu durumun fark edildiğini ve davacı ile görüşüldüğünü, taraflar arasındaki mail yazışmalarının yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilerek tanıklarının dinlenmesi ile bu durumun anlaşılacağını, müvekkilinin metal saç satımı faaliyetinin bulunmayıp düzenlenen saç satımı faturalarının davacının siparişlerine uygun olarak malzeme tedariki açısından düzenlenen faturalar olduğunu, davacıdan imalâtı istenen makina gövdeleri ile eşgüdümlü ve bunlarla sınırlı olarak saç faturası düzenlendiğini, davacıya metal saç satımı yapılmadığını, davacı tarafından iadesi gereken ham ve hurda saç malzeme için kesilen ve davacıya gönderilen 21.05.2019 tarihli faturanın davacı tarafından iade edildiğini, müvekkilinin fatura haricinde de davacıdan alacaklı olduğunu belirtilen nedenlerle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalının 21.09.2019 tarihli ham ve hurda saç faturasından kaynaklandığı, 2014 yılından itibaren devam eden ticari ilişkiden bu tarihe kadar taraf ticari defterlerinin uyumlu olduğu, davalı tarafından sunulan sözleşmenin davacı tarafından kabul edilmediği ve davacı imzası bulunmadığından taraflar bakımından bağlayıcı olmadığı, davalı tarafça işin malzemeli eser sözleşmesi olduğu konusunda taraflar arasındaki mail yazışmaları yazılı delil başlangıcı kabul edilerek tanık dinletme talebinin kabul edilemeyeceği, taraflar arasında 2014 yılından bu yana ihtilafsız olarak süren ticari ilişkide taraflar arasındaki ticari ilişkinin detay şartlarının ne olduğu hususu öncelikle tacir olan taraflar bakımından ticari defter ve dayanağı kayıtlar bakımından ispat olunacak ve inceleme konusu yapılacak olup ticari defter ve dayanağı kayıtların aksinin ise usulüne uygun olarak tutulmuş ticari defterlerinin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak başkaca aynı kuvvette senet veya kesin delille ispat edilebileceği, davalı işin malzemeli eser sözleşmesi olduğu ve davacı tarafa fatura ile gönderilen sac malzemenin artanın kendilerine aynı şekilde iadesi gerektiği hususunu tanık anlatımı ile ispat etmek istemekte ise de takdiri delillerden olan tanık anlatımının ticari defter ve dayanağı kayıtlar karşısında hüküm ve kuvvetinin aynı güçte olmayacağı, bunun taraflara ait ticari defter ve dayanağı kayıtlarından incelenmesi ile bir sonuca gidilebileceği takdir olunduğundan dosyadan düzenlenen bilirkişi raporu ile taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan hususların yeterince aydınlandığı ve ispat olunduğundan davalı vekilinin tanık dinletme istemlerinin reddolunduğu, taraflar arasında yıllardır devam eden ticari ilişkide sac malzeme gönderiminin satış faturasına bağlı olarak davacı tarafa gönderildiği, davacı tarafça bu şekilde kayıtlarına intikal ettirilerek muhasebeleştirldiği ve cari hesaptan düşüldüğünün anlaşıldığı, davacı tarafça düzenlenen faturaların ise yapılan işe ilişkin sac malzeme işçiliği şeklinde faturalandırıldığının anlaşıldığı, davalı tarafından taraflar arasında ticari ilişkinin başladığı 2014 yılından bu yana tüm firelerin hesap edilerek geçmişe dönük bir nevi iade faturası anlamına gelebilecek ham sac ve hurda sac faturası kesilmiş olup buna ilişkin alacak iddiasında bulunulmuş ise de, tacir olan davalı yanın tacir olmanın hükümleri ile bağlı olduğu, davacı tarafça düzenlenen tüm faturaları kabul edip ticari defterlerine kaydedip ve bedelini de ihtirazi kayıtsız olarak ödeyen davalı tarafın ticari ilişkinin başlangıcından bu yana 5 bilanço yılı geçtikten sonra geriye dönük iade faturası düzenlemesinin, ticari ilişkinin taraflar arasında kabul gördüğü şeklinin aksini iddia etmesinin basiretli tacir olmanın hükümleri ile bağdaşmayacağı, belirtilen nedenlerle davalı tarafça kesilen 21.05.2019 tarihli faturanın davacı tarafından kabul edilmemesi halinde davalının bu faturayı düzenlemekte TTK. hükümleri çerçevesinde haklı bulunduğundan söz edilemeyeceğinden davalının davacı taraf defterleri kapsamında davalı tarafça da kabul görülen tüm faturalardan kaynaklı bakiye 932.109,97 TL cari hesap alacağı tutarını ödemekle yükümlü bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne itirazın iptaline, iddialar yargılamayı gerektirdiğinden yerinde görülmeyen icra inkâr tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde ise; İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerektiği, borçlu itirazının kötüniyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşullarının aranmayacağı, fatura bedeline dair alacak muayyen (likit) olduğundan, bu faturada belirtilen ürünlerin teslim edilip edilmediği ve fatura alacağın hesaplanması için bilirkişiye başvurulmasının alacağın bu vasfını değiştirmeyeceği, bu nedenle davalının itirazında haksız çıktığı miktar üzerinden İcra İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi gereğince davacı yararına %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerekirken icra inkâr tazminatının reddedilmesinin doğru olmadığı, kararın bu yönüyle düzeltilmesi gerektiği gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne itirazın iptaline ve asıl alacağın %20’si oranında icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; taraflar arasında malzemesi müvekkili tarafından karşılanan eser sözleşmesi olduğunu, mail içerikleri gözardı edilerek karar verildiğini, mail içeriklerinin yazılı delil başlangıcı kabul edilerek tanık dinletme taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, yemin teklifine ilişkin delillerinin yerine getirilmediğini, davacının kendisine teslim edilen ham ve hurda malzemeyi iade etmediğini, icra inkar tazminatının kabul gerekçesinin temelsiz ve hukuka aykırı olduğunu, likit alacak iddiasının doğru olmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Yemin, taraflardan birinin davanın çözümünü ilgilendiren bir olayın doğru olup olmadığı konusunu, kanunda belirtilen usule uyarak, mahkeme önünde, kutsal sayılan değerlerle teyit eden ve kesin delil vasfı yüklenmiş sözlü açıklamalardır (03.03.2017 tarihli ve 2015/2 E., 2017/1 K. sayılı YİBK). Bir ispat vasıtası olan yeminin konusu HMK’nın 225. maddesine göre, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalardır. Yemini, kendisine ispat yükü düşen taraf teklif edebilir. Mahkemece davalıya yemin teklif etme hakkının hatırlatılması için delil listesinde açıkça yemin deliline dayanılmış olması yeterlidir. 
Davaya konu olayda dava konusu işin malzemeli eser sözleşmesi olduğu ve davacı tarafa fatura ile gönderilen sac malzemenin artanının kendilerine aynı şekilde iadesi gerektiği hususu, taraf ticari defterlerine göre ispat edilemediğinden ispat yükü üzerinde olan davalının, yazılı belge ile alacağının varlığını kanıtlayamadığından, cevap dilekçesinde de açıkça yemin deliline dayanmış olması nedeniyle, mahkemece davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde davalı tarafa yemin teklif etme hakkı hatırlatılmadan karar verilemez.
Bu durumda mahkemece, davalının, işin malzemeli eser sözleşmesi olduğu ve davacı tarafa fatura ile gönderilen sac malzemenin artanının kendilerine aynı şekilde iadesi gerektiğine ilişkin iddiasını yasal delillerle kanıtlayamadığından ve yeminin de son delil olduğu dikkate alınarak, davalıya bu hususta yemin yöneltme hakkı hatırlatılıp sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, bu husus üzerinde durulmadan davanın kabulü doğru olmamış, kararın bozulması uygun görülmüştür.
VI. KARAR
1.Davalı vekilinin 1. bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!