Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin kambiyo senedi olan çekteki imza sahteliğine dayalı menfi tespit davasında ilk derece kararının istinaf incelemesi.
Özet: Bir Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından görülen, 85.700,00 TL bedelli bir çek üzerindeki imzanın davacıya ait olmadığı iddiasıyla açılan menfi tespit davasında, Adli Tıp Kurumu raporuyla imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığının kesinleşmesi üzerine davacının borçlu olmadığına hükmedilmiş, ancak davalı cirantanın kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle tarafların tazminat talepleri reddedilmiş olup; davalı vekili, davacının aynı çekten dolayı ceza mahkemesinde cezalandırıldığına dair kesinleşmiş kararı öne sürerek bu karara karşı istinaf yoluna başvurmuştur.

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...

T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ..... (...)
ÜYE : ..... (...)
ÜYE : ..... (...)
KATİP : ..... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2025
NUMARASI : ... Esas - ... Karar
DAVACI : ........
VEKİLLERİ : Av..... Av.....
İSTİNAF EDEN DAVALI: ........
VEKİLİ : Av.....
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : █████/2026
YAZIM TARİHİ : █████/2026
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında █████/2025 tarihinde tesis edilen davanın kabulüne ilişkin karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine Konya .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile 05.04.2022 tarih ........ seri numaralı 85.700,00 TL bedelli çeke ilişkin kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatıldığını, söz konusu çek üzerinde bulunan imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin imzasının taklit edildiğini, taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığı gibi çekte cirosu olan firmalar ile de müvekkilin herhangi bir ilişkisinin bulunmadığını beyan ederek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, Konya .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı icra takibinin iptaline ve kötüniyetli ve ağır kusurlu olunması sebebiyle de davalı aleyhine dava konusu alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının imzaya ilişkin sahtelik iddiasında bulunduğunu, davacının iddiasını ispatlaması gerektiğini, banka tarafından karşılıksızdır kaşesi yazmasından davacıdan çekle ilgili teyit alındığının ve davacının imza ile ilgili bir çekince ortaya koymadığının anlaşılacağını, davacı tarafın borca ilişkin iddialarını müvekkiline karşı ileri süremeyeceğini, dava konusu çekte müvekkili şirketin ciranta olduğunu ve çekin doğası gereği keşideci olan davacı şirketle doğrudan bir ticari ilişkisi olması şartının bulunması gerekmediğini, ciranta olan müvekkili şirketin icra takibini haksız ve kötüniyetli başlattığı iddiasının mesnetsiz olduğunu, dava konusu çek hakkında müvekkili şirket tarafından davacı aleyhine yapılan şikayet ile davacının cezalandırılmasına karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası ile icra takibinin durdurulamayacağını beyan ederek davanın reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...Konya .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı icra takip dosyasıyla kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile davacı hakkında icra takibi başlatıldığı, takibin 85.700,00 TL bedelli çekten kaynaklandığı anlaşılmıştır. Davacı tarafça takibe konu çek üzerindeki imzanın kendisine ait olmaması nedeniyle, borçlu olunmadığından bahisle mahkememizde menfi tespit davası açılmıştır. Mahkememizce takibe konu çek üzerindeki imzanın davacıya ait olup olmadığının tespiti amacıyla, çek üzerinde Adli Tıp Kurumu aracılığıyla inceleme yaptırılmıştır. Düzenlenen rapora göre; inceleme konusu çekin ön yüzü keşideci hanesinde atılı bulunan söz konusu imzanın davacı şirket yetkilisi ........'ın eli ürün olmadığı tespit edilmiştir. Alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, takibe konu çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Davacı, menfi tespit istemine ek olarak 2004 sayılı İİK'nın 72/5. maddesi uyarınca tazminat isteminde de bulunmuştur. Davaya konu icra takibinin haksız olduğu konusunda bir duraksama yoktur. Ancak tazminata hükmedilebilmesi için takibin haksız olmasının yanında kötü niyetli olması da gerekir. Somut olayda, davalı ciranta olduğundan çekte yer alan keşideci imzasının davacıya ait olmadığını bilmesi mümkün olmadığından takibi kötü niyetli olarak başlatmadığı kanaatine ulaşılmış ve davacının tazminat isteminin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine, tarafların tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilİ şirketin 05.04.2022 keşide tarihli, ........ seri numaralı, 85.700,00 TL bedelli aynı çeke ilişkin 15.04.2022 tarihli dilekçe ile karşılıksız çek keşide etmek suçundan davacı taraf aleyhinde şikayette bulunduğunu, yapılan inceleme sonucunda Konya .... İcra Ceza Mahkemesi ... Esas, ... Karar Sayılı, 13.06.2022 Karar Tarihli kararı ile davacı taraf olan ........ yetkili temsilcisi ........ hakkında cezalandırma kararı verildiğini, davacı taraf işbu karar için istinaf kanun yoluna başvurmuşsa da Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi ... Esas, ... Karar Sayılı, 19.09.2022 Karar Tarihli kararı ile istinaf talebinin reddedildiğini ve kararın kesinleştiğini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 74 üncü maddesine göre maddi olgunun tespitine dair ceza mahkemesi kararı ve kesinleşmiş mahkumiyet kararının hukuk hakimini bağlayacağını, dosya kapsamında Adli Tıp Kurumu'ndan alınan rapora karşı itirazlarının dikkate alınmadığını, alınan raporun denetime ve hüküm kurmaya da elverişli olmadığını, raporda herhangi bir gerekçe ya da izah bulunmadığını, mahkemece itirazları doğrultusunda Ankara veya İstanbul'daki bir devlet üniversitesinin Güzel Sanatlar Fakültesinden oluşturulacak bir heyetten yeni bir bilirkişi raporu alınması taleplerinin dikkate alınmaksızın eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, toplanan delillere ve özellikle Dairemizce de usul ve yasaya uygun görülen Adli Tıp Kurumu'nun █████/2024 tarihli raporuna göre dava konusu çek üzerinde yer alan keşideci imzasının davacı şirket yetkilisine ait olmadığı, senetteki imzanın sahteliğinin herkese karşı ileri sürülebilecek mutlak defilerden olduğu, davacı şirket yetkilisinin dava konusu çek nedeniyle İcra Ceza Mahkemesince çekle ilgili karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme suçundan adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, İcra Mahkemesi kararının mahkemeyi bağlamayacağı, buna göre mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı, davalı tarafından ileri sürülen istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davalının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkini aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 6.296,09 TL harçtan, peşin alınan 1.574,02 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.722,07 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
4-İstinafa başvuran davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4.maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
6-Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2026 tarihinde oy çokluğu ile HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
.....
MUHALEFET ŞERHİ: Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, somut uyuşmazlıkta, davacı tarafından imza inkarında bulunulması nedeniyle mahkemece yapılan yargılama sırasında Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nden rapor alınmış ve alınan 30.10.2024 tarihli raporda; dava konusu çekteki keşideci imzasının davacı şirket temsilsinin eli ürünü olmadığı kanaati bildirilmiş ise de, davalı tarafça işbu rapora itiraz edildiği gibi, imza incelemesine esas alınan belgeler ve medar-ı tatbik imzaların çekin keşide tarihine en yakın tarihli imzalar olması gerektiği, dava konusu çekin 05.04.2022 keşide tarihli olduğu, hükme esas alınan raporun incelenmesinde ise, imza incelemesine esas alınan belgeler yetersiz olduğu gibi, bir kısmının ya çekin keşide tarihi nazara alındığında eski tarihli ya da fotokopi belgeler olup, fotokopi belgeye dayalı olarak da imza incelemesi yapılamayacağı aynı zamanda, Adli Tıp Kurumu'nun imza incelemesi hususunda son merci de olmadığı nazara alınarak, mahkemece öncelikle, davacının, dava konu çekin keşide tarihine en yakın tarihli yeterli imza örneklerinin temini sağlanarak, davalının itirazlarını da karşılayan, Güzel Sanatlar Fakültesinden, aralarında grofoloji uzmanlarının bulunduğu üç kişilik bilirkişi heyetinden hükme esas alınabilecek mahiyet ve yeterlilikte, denetime elverişli yeni bir bilirkişi raporu alınarak soncuna göre karar vermek ve bu itibarla, davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince kaldırılması gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın heyetin aksi yöndeki çoğunluk görüşüne katılmamaktayım.
Üye ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!