Boş senedin tefecilik suçuyla doldurularak icra takibine konulması ve mağduriyet iddiasıyla açılan menfi tespit davasının gerekçeli kararı.
Özet: Davacının, davalıdan borç para alıp karşılığında boş senet verdiği, ancak davalının bu senedi tefecilik amacıyla yüksek bir meblağ ile doldurarak icra takibi başlattığı, bu durumun davacının işini kaybetmesine ve ciddi mağduriyetler yaşamasına neden olduğu iddiasıyla açtığı menfi tespit davasında; davacı, senet nedeniyle borçlu olmadığının tespiti, icra takibinin iptali ve haksız yere ödediği meblağın iadesini talep ederken, davalı tefecilik iddialarını reddederek senedin kambiyo senedi niteliğiyle geçerli olduğunu savunmuştur; yargılama sürecinde önceki bir kararın kaldırıldığı ve ticari nitelikteki menfi tespit davalarında arabuluculuk şartının aranmadığına dair bir Bölge Adliye Mahkemesi kararı olduğu belirtilmiştir.

T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.
ANKARA
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ███████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2021
KARAR TARİHİ : █████/2025
KARAR YAZMA TARİHİ :12.12.2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının, davalıdan 4000,00TL faiz ile borç para aldığı, karşılığında davalıya boş senet verdiği, davacı, borcunu ödemesine rağmen, davalı tarafından davacı oyalandığı, senedin verilmediği Takip dayanağı senetteki yazıların hiçbirinin davacıya ait olmadığı davalı tarafından tefecilik suçu amacıyla doldurulduğu davalı, tefecilik suçu kapsamında gerçeğe aykırı tanzim ettiği bu senedi ... E sayılı dosyası ile icra takibine konu ettiği, Bunun üzerine davacı, davalı hakkında suç duyurusunda bulunduğu ve davalı hakkında ... E sayılı dosyası ile tefecilik suçundan kamu davası açıldığı, Bu ceza dosyası kapsamında toplanan delillerle davalı sanık ...'ın üzerine atılı tefecilik suçunu işlediği sabitolduğu Sanık ...'ın davacıdan almış olduğu boş senede 98000,00TL yazdığı, ... E sayılı dosyası ile icra takibine konu ettiği, davacı'nın maaşına ve tazminatlarına haciz koyduğu, davacı’nın ... AŞ'de çalışmakta olduğu Maaşındaki bu yüksek miktardaki haciz nedeniyle işten çıkartılacağı ihtar edildiği ve davacıya haciz kaldırması için süre verildiği davacı'nın, maaşındaki bu hacizi kaldırmaması üzerine iş akdinin feshedildiği, davacı'nın maaşından bugüne kadar 27139,07 TL kesildiği, sanık ...'a ödendiği, davacı'nın eşinin de nafaka davası açtığı davacı'nın hem iş hayatı sona erdiği, işsiz kaldığı hem de aile düzeninin yıkılmak üzere olduğu davacı ve ailesinin çok ciddi derecede mağdur olduğu Dosyaya yatacak tazminatların davalıya ödenmesi halinde bu paranın davalıdan geri iadesinin olanaksız olduğu, bu nedenle dosyaya yatan paranın davalıya ödenmemesi gerektiği davalı hakkında tefecilik hakkında açılan dosya incelendiğinde yaklaşık ispat şartının da mevcut olduğu açıklandığı, bu nedenle tedbir kararının kabulünün gerektiği, Dava konusu senedin suç konusu tefecilik ile alındığı sabitolduğu davalı'nın bu suçtan ceza alacağı da açıkolduğu Zira davalı'nın daha önce tefecilikten ceza almış olduğu, hukuk mahkemesinin, ceza mahkemesindeki dosyayı bekletici mesele yapmasının gerektiği davalı'nın tefecilikten ceza alması halinde takip dayanağı senedin kesin hükümsüz hale geleceği Ceza mahkemesince mahkumiyet kararı verilmesiyle birlikte dava konusu senedin (bononun) gayri ahlaki amaçla verildiği ceza mahkemesi kararı ile ispat edileceği ve senedin kesin hükümsüz hale geleceği ileri sürülerek
...E Sayılı dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, dosyaya yatan toplam 27.139,07 TL paranın davalıdan ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile geri alınarak müvekkile istirdadına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Esasen dava dilekçesinde ileri sürülen hususların gerçekleri yansıtmamakta olduğu, bu iddiaların davacı'nın borçtan ve icra takibinden ve yine HMK'daki yazılı ispat kurallarından kurtulmak için ileri sürdüğü hususlar olduğu, Davaya konu senedin TTK gereğince illetten mücerret borç ikrarını taşıyan bir kambiyo senedi olduğu, davacı tarafın bu kambiyo senedi gereğince davalıya borçlu olduğu, davalı'nın, davacı'nın tefecilik iddiasını kabuletmediği, davacı'nın iddialarını HMK 201 maddesi uyarınca yazılı delillerle kanıtlamak zorunda olduğu, tanık dinletilmesine muvafakatin bulunmadığı ileri sürülerek davanın reddi talep etmiştir.
DAVANIN NİTELİĞİ VE UYUŞMAZLIK: Dava; davacının ...Esas sayılı dosyasında takibe konulan senetten dolayı borçlu olmadığının tespiti ve icra vasıtasıyla yatırılan paranın istirdatı istemine ilişkin olduğu görüldü. Mahkememiz yetkisine itiraz edilmemiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacının davaya ve takibe konu senet nedeniyle borçlu olup olmadığı, davalının haklı olarak takibe geçip geçmediği, kambiyo senetlerinin illetten mücerret olması nedeniyle davacının davalıya borçlu olması durumunda borcun miktarı, kötü niyet tazminatı ve icra inkar tazminatının şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkin olduğu tespit edildi.
Mahkememizce verilen karar ... sayılı kararı ile kaldırılmasına karar verilmiş ve dosya mahkememizin ...Esas sayılı sırasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur.
BAM KARARI: Bam kararı ile Menfi tespit" davalarının arabuluculuk dava şartına tabi olduğu değerlendirilmekte ise de, Yargıtay Daireleri arasındaki içtihat farklılığının giderilmiş olması dikkate alınarak ticari nitelikteki menfi tespit davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasının dava şartı olmadığı gözetilerek karar verilmesi gerektiği sebebiyle mahkememiz kararı kaldırılmıştır.
DELİLLER: ...'ye yazılan müzekkereye cevap verildiği, ilgili dosyanın dosyamız arasına alındığı, yargılamayı etkileyecek olduğundan ilgili dosyanın bekletici mesele yapılmasına karar verildiği, ... Esas sayılı dosyalarının kesinleştiğinin bildirildiği , akabinde 4.000,00 TL borcunun ödeyip ödememeye göre dosyanın ticaret hukuku alanında uzman hesap bilirkişisine tevdi edilerek seçenekli şekilde rapor düzenlenmesinin istenilmesine, karar verilmiş ve bilirkişi raporu dosyaya kazandırılmıştır.
BİLİRKİŞİ RAPORU: Bilirkişinin raporu ile Takibe konu senedin borçlu tarafından kabul edilen 4.000,00 TL lik kısmı yönünden yapılan hesaplamaya göre toplam 5.834,68 TL dosya borcu olduğu; icra dairesince gönderilen yazı çerçevesinde dosyaya borçlu tarafından toplam 158.431,68 TL ödeme yapıldığı, dosya borcunun █████/2020 tarihinde yapılan ödeme ile hitama erdiği; bu şekilde ... ESAS sayılı dosyasında 152.597,00 TL fazla ödeme bulunduğu; davacı tarafından yapılan en son ödemenin 16/3/2021 tarihli olduğu dava dilekçesindeki talebin ... E Sayılı dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti; takibin iptali, dosyaya yatan toplam 27.139,07 TL paranın istirdadına karar verilmesi olduğu, kanaatine varmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık; icra takibine ve davaya konu senedin tefecilik suçu nedeniyle geçersiz olup olmadığı burada varılacak sonuca göre davacının senet nedeniyle borçlu bulunup bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
... Esas No : ...sayılı istinaf ilamı ile, ... sayılı ilamı onanmış olmakla kesinleşmiştir. Ceza davasına konu iş bu dosyadaki icra takibine konu bononun tefecilik yapılarak alındığı anlaşılmıştır.
.... Sayılı ilamında " Dava; ödünç para ilişkisi nedeniyle düzenlenen senedin anlaşmaya aykırı bedel hanesinin yükseltildiği, senedin geçersizliği iddiasıyla bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Tefecilik suçu, 03.06.1933 gün ve 2279 sayılı Ödünç Para Verme İşleri Hakkında Kanun’un 17.maddesi ile 11.09.1981 gün ve 2520 sayılı 2279 sayılı Ödünç Para Verme İşleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 3.maddesinde düzenlenmişken, ayrıca 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 241.maddesiyle de düzenleme altına alınmıştır.
Tefeciliğe konu olan sözleşmenin, kanuna ve bu arada ahlaka aykırı olduğu konusunda kuşku ve duraksama bulunmamaktadır.
Kambiyo senedi niteliğindeki bononun tefecilik sebebiyle düzenlenip, karşı tarafa verildiğini ispat edebilmek için, yasal deliller (ikrar, yazılı delil), bulunmalı veya 18.03.1959 gün ve █████ sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararındaki şartlar dairesinde diğer bir ifade ile; ancak yazılı sözleşmeye veya duruşma tutanağındaki ikrar ile anlaşılabilen açık bir muvafakat bulunması halinde dinlenebilen belli tanık beyanları veya eldeki davada bunların da mevcut olmaması halinde tefecilik yaptığı iddia olunan kişi hakkında açılmış ve mahkumiyetiyle sonuçlanmış bir ceza mahkemesi kararı bulunmalıdır. Aksi takdirde, senedin (bononun) gayri ahlaki amaçla verildiği yönündeki iddianın tanıkla ispatı halinde, bono emniyeti kalmaz. Her bononun, tefecilik ilişkisi nedeniyle verildiği yalancı tanıklarla ispat edilerek iptali sağlanabilir. Bu ise, hem HUMK’nun 290.maddesi hükmüne hem de bono emniyetine aykırı düşer.
6098 sayılı TBK'nın 27. maddesinde "Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür.
Sözleşmenin içerdiği hükümlerden bir kısmının hükümsüz olması, diğerlerinin geçerliliğini etkilemez. Ancak, bu hükümler olmaksızın sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılırsa, sözleşmenin tamamı kesin olarak hükümsüz olur." hükmü düzenlenmiştir.
Kambiyo senetlerinden olan bono arkasındaki temel ilişkiden bağımsız borç ikrarı içeren senetlerden olup, kural olarak bonoya dayalı bir alacağın bulunmadığı ve anlaşmaya aykırı doldurulduğu ispat yükü borçluya ait ise de, tefecilik nedeniyle düzenlenen bonolar TBK'nın 27. maddesine göre, kanunun emredici hükümlerine, ahlaka ve kamu düzenine aykırı olduğundan kesin olarak hükümsüzdür.
... sayılı █████/2021 tarihli ilamında da açıklandığı üzere, ceza davası sonunda tefeciliğe ilişkin maddi vakıa kesinleştiğinden 6098 sayılı TBK’nın 27/1. (818 sayılı Borçlar Kanununun 20/1.) maddesi hükmü uyarınca, kanunun emredici hükümlerine, ahlaka ve kamu düzenine aykırı sözleşmeler geçersiz olacağından, dava konusu bono hukuken geçerli değildir.
Kambiyo senedi niteliğindeki senedin tefecilik sebebiyle düzenlenip karşı tarafa verildiğini ispat edebilmek için kural olarak yazılı(kesin) delil, açık muvafakatla dinlenilen tanık beyanları veya Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 18 Mart 1959 gün ve ... sayılı kararında belirtilen şartlar dairesinde tefecilik yaptığı iddia olunan kişi hakkında açılmış ve mahkumiyet ile sonuçlanmış bir ceza mahkemesi kararı bulunmalıdır."
Tefecilik suçunu oluşturan tüketim ödüncü (karz) sözleşmesi, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 26 ncı maddesi ve 27 inci maddesinin birinci fıkrası (818 sayılı Borçlar Kanununun 19 uncu maddesinin ikinci ve 20 nci maddesinin birinci fıkrası) kapsamında Kanun'a ve bu arada ahlaka aykırıdır (Hukuk Genel Kurulunun 25.05.2016 tarihli ve .... sayılı ilamı da aynı yöndedir). Taraflar arasında dava konusu senede ilişkin ceza yargılamasının bulunduğu, kesinleşen ceza mahkemesi kararındaki maddi olguların TBK 74. maddesi uyarınca hukuk hakimini bağlayacağı, bu kapsamda, ... sayılı ilamının incelenmesinde katılanın davacı ... sanığın davalı ... olduğu, yargılamaya konu olan olayın eldeki dava dosyasına konu senedin borç karşılığı olarak alınmasına yönelik tefecilik suçu olduğu ve yapılan yargılama sonunda sanığın suçu sabit görülerek mahkumiyetine karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesince kararın onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.
Yukarıda anılan içtihat ve kesinleşen ceza mahkemesi kararı dikkate alındığında davaya konu olan bononun kanunun emredici hükümlerine ve kamu düzenine aykırılık içerdiği sabit olduğundan hukuken geçerli kabul edilemez. Davalının 4.000TL borca karşılık davacıya boş senet verdiği ve bu senedin 98.000TL olarak düzenlendiği kesinleşen ceza mahkemesi kararından anlaşıldığı ve senede konu takip dolayısıyla 4.000TL hariç 94.000TL alacak yönünden borçlu olmadığı anlaşılmıştır. senet kambiyo vasfını yitirdiğinden adi senede göre davalının 4.000TL alacağı olabileceği anlaşılmıştır. Muecceliyet ihtarı davalı tarafından gerçekleştirilmediği için de davacıdan takip talebi tarihi öncesi işlemiş faiz isteyemeyeceği anlaşılmıştır. Yine davacı tarafından faizin türüne itiraz olmadığı anlaşılmakla davalının 4.000TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren avans faizi ile sorumlu olduğu anlaşılmış olup icra infaz kısmında dikkate alınması gerekmiştir. Davacı davasını açarken 1 tl üzerinden peşin harç yatırmışsa da daha sonra takip talebi miktarın eksik peşin harcını tamamlamıştır. Bu nedenle menfi tespit davasının kısmen kabulüne, dava dilekçesindeki taleple bağlı kalınarak dava tarihinden önce ödemiş olduğu 27.139,07TL ödenen paranın ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizi ile birlikte davacıya iadesine karar verilmiştir. Takibe konu senedin tefecilik suçuna konu olması nedeniyle ve bunu bilerek davalının takip yaptığı anlaşıldığından davacıya % 20 takibe konu ve borçlu olunmayan kısım için asıl alacak üzerinden kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
a-Davacının davalıya ... esas sayılı takip dosyasına konu █████/2018 düzenleme tarihli █████/2018 ödeme tarihli, 98.000,00.TL tutarlı bono yönünden başlatılan takipten dolayı davacının 94.000,00TL asıl alacak ve 7.539,29TL işlemiş faiz yönünden borçlu olmadığının TESPİTİ ile bu miktar yönünden takibin İPTALİNE,
b- Davacı tarafından icra takip dosyasına ödenen ;
- 1.488,00 TL nin █████/2021 tarihinden itibaren,
- 2.723,00 TL nin █████/2021 tarihinden itibaren,
-1.349,00 TL nin , █████/2020 tarihinden itibaren,
- 1.349,00 TL nin , █████/2020 tarihinden itibaren,
- 2.698,00 TL nin █████/2020 tarihinden itibaren,
-1.349,00 TL nin █████/2020 tarihinden itibaren,
- 1.276,00 TL nin █████/2020 tarihinden itibaren,
-2.552,00 TL nin █████/2020 tarihinden itibaren,
- 1.276,00 TL nin █████/2020 tarihinden itibaren,
-1.276,00 TL nin , █████/2020 tarihinden itibaren,
- 1.276,00 TL nin █████/2020 tarihinden itibaren,
-1.276,00 TL nin █████/2020 tarihinden itibaren,
- 2.396,00 TL nin █████/2020 tarihinden itibaren,
- 1.198,00 TL nin █████/2019 tarihinden itibaren,
- 1.198,00 TL nin █████/2019 tarihinden itibaren,
- 2.327,13 TL nin , █████/2019 tarihinden itibaren,
124,94 TL nin █████/2019 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
c- 94.000,00TL borçlu olunmayan miktar üzerinden %20 orana tekabül eden 18.800,00TL kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 6.421,14 TL harçtan, dava açılışında alınan 2.564,33 TL peşin harcın düşülmesi ile kalan 3.856,81 TL harcın DAVALIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
3) Davacı tarafından yapılan 59,30 TL başvurma harcı, 6.850,00 TL bilirkişi ücreti, 1.328,35 TL posta gideri, toplamı ile dava açılışında alınan 2.564,33 TL peşin harç toplamından oluşan 10.801,98 TL'nin davanın kabul oranı dikkate alınarak hesaplanan 9.613,77 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4) Davacının vekil ile temsil edilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
5) Davalının vekil ile temsil edilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 4.000,00 TL vekalet ücretinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALIYA VERİLMESİNE,
6) Kullanılmayan avansların Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak YATIRANA İADESİNE,
Dair, tarafların yokluğunda, tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!